1 Mayıs Sal 2026
Ana SayfaYazarlarEmre CilvezEmre Cilvez - Savaş Sanatı

Emre Cilvez – Savaş Sanatı

- Advertisement -

Sahada her iki takımın da istediği şekilde oynanan bir maç izledik. Böyle bir durumda en azından galibin olmadığını söylemek gerekirken Bülent Hoca’nın istediği şekilde biten bir sonuç oldu. Kadıköy’de stattan ayrılanlar açıkçası kaybetmenin hüznünü yeterince yaşadılar mı emin değilim, çünkü oyun bölgesi rakip sahada kurulu bir maç izlediler. Yine bu galibiyeti getirmedi.

Eminim, düşmana karşı az kişiyle yapılan, ama onları bıktıracak kadar çok uzun süren, kale savunmalarıyla ilgili savaş hikayeleri okumuşsunuzdur, en azından filmlerde denk gelmişsinizdir, ya da en kötü arkadaşınız bahsetmiştir. Hiçbiri olmadıysa dün akşamki maçı tekrar izlemenizi öneririm. Bülent Hoca’nın oyun planı Fenerbahçe’yi kalesine sokmamak ve akıncılarıyla yapacağı ani baskınlarla düşman hattını zayıflatmak üzerineydi. Bunu ilk yarıda başardılar, ikinci yarıdaysa 5 dakikalık bir periyotta 3 net pozisyon bularak tekrar denediler ama Altay engel oldu. Kalan tüm sürede Fenerbahçe bıkmadan ve yorulmadan kaleyi fethetmeye çalıştı ancak kale kapısını kırmayı bile başaramadılar.

Peki neden? Bize göre birkaç eksikliğin birleşiminden oldu. Öncelikle Gustavo ve Emre ikilisi, rakip ceza sahası çevresine hiç gelmedi, delici koşuları yapmadı. Bunun ne önemi var ki sorusuna, detaylı anlatmadan, hemen Zajc’in iki gol denemesini ve Vedat’a takılan kafa vuruşunu örnek gösterebiliriz. Yani kenardan gelecek orta ve paslara, rakip savunma sizin üzerinize tedbir alamadan, ceza sahası dışından içeri doğru yapacağınız koşularla pozisyon üretme durumu. İşte bunu ne Emre ne de Gustavo yaptı.

İkinci olarak zorunluluktan dolayı o bölgelerde oynayan ve asıl mevkisi orası olmayan oyunculardan alınamayan katkılar. Sol bek, Sol açık ve sağ açık katkısı alamıyor Fenerbahçe. Ne demek bu? Duvar örülen savunmaları göbekler verkaçlarla ve uzak şutlarla delemiyorsanız, kenardan gelecek ortaların hem atılacağı bölgeleri hem şiddetini, hem de zamanlamayı ayarlamak gerekiyor. Bu da o bölgede oynamayı bilen oyuncularla oluyor, ne yazık ki Sarı-Lacivertliler kanatları olmadan uçmaya çalışıyor.

Bir diğeri, yine çizgi oyuncularının adam eksiltme yönünden çok aşağılarda kalması. Rodrigues ve Moses’ın eksikliği bu noktada göze çarpıyor asıl, yani oynamadıkları zaman. Tolga için iyi niyetli diyebiliriz belki ama hem pas istasyonu oluştururken rakibin arkasına saklanıyor hem de adam eksiltemiyor ne yazık ki. Keza Ozan hareketlenmeye başlayınca iyi bir delici ancak bir kanat oyuncusu değil.

Son olarak maçta 45 civarı orta yaptı Fenerbahçe, ki muazzam bir rakam. Oysa bu ortaların savunma düzenini bozması için çizgiye inilip yapılması gerekiyordu. Erken ortalarda rakip savunmanın hepsi topu görerek karşılayabilir ki maçta olan şey de buydu. Isla, Antalya karşısında sınıfta kaldı ne yazık ki. Sol beke gelince, sahada Fenerbahçe’nin bir sol beki olmadığını söylemiştim değil mi? Yani o bölgeden sıfır katkı aldı hücum anlamında. Deniz girdikten sonra orta etkinliği arttı ama duvarı aşmaya yetmedi ne yazık ki.

Kadro eksikliklerini kabul etmekle beraber, rakipleri Avrupa maçlarıyla hırpalanırken Fenerbahçe’nin puanları üçer üçer toplaması gerekiyordu. Daha önce de defalarca yazdık; deplasmanda oynanacak 3-4 maç haricinde hemen hemen her maçı bir duvarı aşmak üzerine olacak Fenerbahçe’nin. Ersun Hoca bu konuda maç başı planını oluşturamadı. Zajc ve Deniz ile oyuna müdahale doğruydu fakat aklımıza hemen başka bir soru geliyor;  Hocam Tolga ve iki ön liberoyu sahaya sürerek, kale duvarını nasıl yıkmayı planladın? Neden sonucu baştan belli bir durum için 45 dakikayı çöpe attık?

Tarihte bu tür savaşlar çoktu. Ersun Hoca’nın da fethetmek istediği kaleler fazla. Kimse direniş göstermeden kaleyi teslim etmeyecek, kalenin anahtarını altın tepsiyle sunmayacak. Hepsi için ortak kullanacağı bir savaş planı bulması ve sahada bunu uygulatması gerekiyor. Yapacağı küçük değişiklikler sadece olası sakatlık ve kart aksilikleri ile kalenin başka bir defosu varsa onu kullanmak üzerine olmalı. Bu oluncaya kadar böyle stresli akşamlar eksik olmayacak Fenerbahçe cephesinde.

Herşeye rağmen Çubuklu kalın.

Emre Cilvez

- Advertisement -
BENZER HABERLER
- Advertisment -

Günün içinden