En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim:
Bu sezon için en büyük kazancımız, hata yaptığını kabul eden ve bu bilinçle harekete ederek bu hatayı tekrarlamayanlar tarafından yönetilmek olacak.
Öncekinden vazgeçmemizin en temel sebebi buydu çünkü.
Bugün?
“Ali Koç Başkan Fenerbahçe Şampiyon”dan geldiğimiz yer burası.
Ligin dibine demir atmış, teknik direktörsüz Aslantepe sınavına hazırlanan, sahipsiz, kimsesiz bir takım?
Değişim derken bizim hayallerimiz farklıydı oysa ki.
Ne olursa olsun insan, önce kendini bilmeli. Büyük lokma yemeli, büyük konuşmamalı.
Bu hepimiz için geçerli.
Hayaller, vaatler Paris’ti geçtiğimiz Haziran’da.
Ama gerçekler Kapıkule’de kaldı yine.
Cuma günü mesela, sezonun en önemli maçlarından biri var. Takım teknik direktörsüz.
Dahası, kimin geleceği, ne zaman geleceği belli de değil.
Belli olan, her seçimde, her divan kurulunda, her basın açıklamasında kulübün gerçek sahibi diye paye üstüne paye verilen, yere göğe sığdırılamayan taraftarın 2014 ayarlarına geri dönmek için yanıp tutuşması.
Boşuna mı?
Aykut Kocaman,
ERSUN YANAL,
Mustafa Denizli,
Fatih Terim,
Şenol Güneş.
Zico, son şampiyon bu ligde yabancı teknik direktör olarak. O da 10 yıl önce.
Esas olan, bu lige “Fransız” olmamak lazım bunu anlamak için.
Sahi Yönetim, Başkan nerede saatler kala derbiye?
Giden sadece Cocu’muy du diye düşünüyor insan bu sessizliği görünce?
Oysa ne denmişti Haziran’da?
Mesela: “Soyunma odası Yönetimlerin yeri değildi”. Cocu otobüse bile binmeden “kovuldu”?
“Kişiler değil Fenerbahçe önemliydi”. Kaptan Volkan, mabette derbi kaybetmeyen adam, “terbiyesizlik etti birilerine” diye kadro dışı?
“Bu kulüp Büyük Fenerbahçe taraftarına aitti”. Sütten çıkma ak kaşık Fransız, bugün Avrupa’da yine bir başka Yabancının peşinde?
Bir eksiğimiz kaldı, o da derbi öncesi Azizsilin.
E ne gerek vardı o zaman bu “Büyük Değişime”?
Bizim bilmediğimiz, göremediğimiz, anlamadığımız bir şeyler var herhalde.
Umarım da öyledir. Şahsen ben anlamıyorumdur bu olanı biteni?
Korkum, 02 Kasım’da 06 Kasım’ın rövanşını almasın birileri.
Yoksa, Cocu’yu gönderen felaket, bu sefer kimleri gönderir?
Bilinmez…
Not: En genç Fenerlimiz, Umut’umuza güzel, uzun ve sarı – lacivert bir ömür dilerim.
Yiğit Özar

