1 Eylül Cts 2023
Ana SayfaYazarlarCihan MendiCihan Mendi - Sözün bittiği yer

Cihan Mendi – Sözün bittiği yer

- Advertisement -

Ankara’nın ‘pis’ ayazında kolumuzun, bacağımızın donması pahasına; ailemizi evde bıraktık maça gittik. Biz sesimizi, gırtlağımızı parçalarken, o çok güvendiğimiz Ersun Hoca ve ‘vurdumduymaz’ futbolcuları sağ olsunlar bize bir kez daha zindan ettiler yaşamayı.

Ama en çok da tribünde yanıma denk gelen ve ‘abi, asgari ücretle çalışıyorum ama daha biraz önce Galatasaray maçı için 800 TL bilet parası ödedim’ diyen kardeşimiz var ya hani, işte o an benim için söz bitti, o sahada koşmasını bile beceremeyen futbolcular adına utanmak geldi aklıma. İşte sözün bittiği an burası.

Hatalar üst üste

Evet haftalardır sahada hakem rezaletleri ile baş etmekten, takımın aslında ne kadar ‘verimsiz’ oynadığını göremiyorduk. Ankaragücü maçı için de sahadan başlarsak, önce ‘kendisini Toni Schumacher’ sanan kalecisinden, kendi ellerimizle ‘gereksiz’ yücelttiğimiz forvetine kadar tüm takımın aslında bir süredir Fenerbahçe’ye yakışan bir top oynamadığına şahit olabiliyoruz. Vedat’ı, Jailson’u, Altay’ı, Isla’sı.. o kadar kötüler ki, tek tek eleştiri yapmak bile içimden gelmiyor.

Tabii ki, bu kadar futbolcunu gün geçtikçe kötüye gitmesi ve takımın bir türlü toparlanamamasının en büyük nedeni saha kenarındaki hocanın bir türlü formuna girememesinden kaynaklıdır. Bu takım 4-5 haftadır hep aynı topu ve aynı kadroyla oynuyor. Takım gol yemedikçe hocadan ne bir müdahale geliyor ne de bir uyarı.

Bu kadar ekonomik krize, bu kadar engellemeye rağmen senin yönetimin sana bir tane stoper almış. Elinin altında bir tane daha var. Ama sen ısrarla haftalardır hata üstüne hata yapan Jailson ile maça başlarsan zaten ‘geçmiş olsun’ demektir. Ki nitekim, Altay’ın gereksiz öz güveninin sonucunu Jailson’un beceriksizliği ile daha maçın başında ‘aptalca’ bir gol yedik. Ve o golden sonra da Fenerbahçe ‘gram’ top oynamadı.

Şimdi gelelim en üstteki hatalar zincirine.

Başkanımıza

Sayın Başkanım,

Haftalardır her fırsatta siz haykırıyorsunuz ‘bizi doğruyorlar’ diye, biz de bu haklı mücadelede zaman zaman eşimizle, dostumuzla kavga etmek pahasına size destek oluyoruz. Haksız değilsiniz. Fenerbahçe, sadece sahadaki futbolcusuyla ve sizlere karşı yürütülen karalama kampanyaları ile değil, taraftarına her deplasman çıkartılan bin bir zorlukla bile sindirilmek ve yok edilmek isteniyor.

Trabzon maçı da dahil, takım çok iyi oynuyorken, o maçtaki hakem hatalarıyla beraber korkunç bir düşüş yaşanmaya başladı ve artık belli ki bu ‘saha dışı’ olaylar futbolculara da yansıyor. Siz, doğruyu yaparak mümkün mertebe kamuoyu önünde Fenerbahçe’nin hakkına sahip çıkmaya çalışıyorsunuz. Hatta belki de geri planda tüm karizmanızı ve ticari ağırlığınızı hiçe saymak pahasına mücadeleyi sürdürüyorsunuz.

Ama bütün bunlar olurken, futbolun aslında sahada top oynayanların ruhsal ve fiziksel yapısına bağlı olduğunu da hatırlamanız lazım. Belki ‘nasıl olsa kenarda bir teknik heyet var, onlar bu ruh halini futbolcuların lehine kullanır. Motive eder’ düşüncesiyle herkesin işini yapmasına yol veriyorsunuz.

Ancak korktuğumuz başımıza geldi ki, tek işi sadece ‘futbol oynamak’ olan ve yaşları 20-30 arası olan bir futbolcu topluluğuna ne teknik direktör, ne idari heyet, ne kaptanlar doğru bir yönlendirme yapmamışlar ki, onlar da daha şimdiden sezonu kapatmış.

İşte bu noktada siz gireceksiniz devreye. Kusura bakmayın da o futbolcuyu sahaya hazırlayacak ne Teknik Direktör işini doğru yapıyor, ne İdari Menajer, ne de görevlendirdiğiniz Yöneticiler. Bunlar işini yapmıyorsa, siz yapacaksınız ki bugün ‘Hoca istifa’ diyenler, yarın ‘Başkan istifa’ demesin.

Geçen yıldan beri yazıyorum. Siz yine bildiğiniz gibi kurumsal düşünün ama alaylı davranın. İnin sahaya. İnin Samandıra’ya futbolcuların yanına. ‘Kimse yoksa ben varım’ deyin. Burası maalesef Türkiye ve Türk futbolu öyle kurallarla falan yürümüyor. Tamamen eski usullerle yürüyor. Eğer bu takım yerin dibinden kalkacaksa sahadaki futbolcunun başını kaldırmasıyla başlar, bu süreç.

İnin lütfen. Siz de umursamazsanız, bir gün artık Fenerbahçe taraftarı da bıkacak ve takımını desteklemeye dahi gelmeyecek.

‘Fener ol’ diyorsunuz, oluyoruz. Bağış istiyorsunuz, yapıyoruz. Ama artık gerçekten sabırlar tükeniyor. Bu takım gitgide ‘sıradanlaşıyor’ ve maalesef en güvendiğimiz isim olan siz bile buna çözüm bulamıyorsunuz.

Son Not

Tabii ki ne kadar yazarsak yazalım, üzülerek ben de pes ediyorum ve bu yıl da şampiyon olamayacağımıza. İşin daha kötü yanı, ben bu ekonomik gidişat ve yönetimsel hatalar nedeniyle önümüzdeki 5 yıl Fenerbahçe’den şampiyonluk beklemiyorum.

Bence bu yıl itibariyle kendi kaynaklarımıza dönelim. Fenerbahçe, elinde ‘para eder’ 3-4 futbolcusunu şimdiden satsın ve gelecek sene itibariyle genç takımlardan gelecek iskelet bir kadro ile her şeye yeniden başlayalım. Tabii ki, takımı ‘lafta’ değil, ‘sahada’ şampiyon yapacak bir teknik heyet ile.

Haftaya derbi var. Muhtemelen bizler de sezonu kapatmak için tribünde olup son desteğimizi vereceğiz.

Sarı lacivertler umutlara.

Cihan Mendi

- Advertisement -
Ferhat Püsküllü
Ferhat Püsküllühttps://www.feneralayi.com
1980 yılında İstanbul'da doğdu. Fenerbahçe aşığı. Aşkını bir adım ileriye götüren Fener Alayı kurucusu.
BENZER HABERLER
- Advertisment -

Günün içinden