İlginçtir ama Fenerbahçe belki de en az maç yaptığı bir yılı geride bıraktı. Bu durumuyla da herhalde TFF demiş ki, Fenerbahçeli futbolcular şampiyonluk yolundaki rakiplerinden daha az dinlensinler ve en son maçı yapsınlar. Bu şekilde başladı Rize’de 90 dakika.
Genel olarak maça iyi başlasak da görüşüm şu ki, haftalar boyunca daha iyi oynayıp kaybettiğimiz maçlara göre daha az iyi ama daha derli toplu oynadık. Belki az pozisyona girdik ama akıllıca oynadık. Ersun Hoca’nın oyuncu değişiklikleri dakikasında ve yerindeydi.
Süper Goller
İlginçtir; çoğu deplasmana göre daha ‘takım oyunu’ oynadığımız maçta 2 bireysel gol ile maç kazandık. Ama şu bir gerçek ki goller müthişti. Özellikle Jailson’un golü yılın son ama en iyi golü seçilebilir. Ayrıca yanılmıyorsam, bu sezon ilk kez serbest vuruştan gol bulduk. O da Süper ayak Deniz ile. Ama ilginçtir, bu sezon Fenerbahçe’de her an herkes jeneriklik bir gol atıyor. Bu yüzden daha çok uzaktan gol izleriz diye düşünüyorum.
Hatalar
Yine her zaman ki gibi Fenerbahçe savunması dağınık ve ne istediğini bilmeyen cinstendi tabii. O bölgeye kimi koyarsanız koyun bu savunma zaafiyeti transfersiz çözülemez. Elinizdeki malzeme bu yani.
Devre arasında bir stoper gelmeli takıma ve en azından Serdar’ın yanında sabit oynayabilecek birisi olmalı. Zanka’ yı kesmesi yetmeyeceği gibi, Jailson veya Gustavo’ya da mahçup bırakmamalı.
Eyyam
Tabii yine hakemden bahsetmek zorundayız. Çok da uzatmadan; eminim ki eğer geçen hafta lehimize bir hakem hatası olmasaydı, Rize savunmasının dün akşam Vedat’a yaptığı müdahalenin adı penaltı idi. Ama maalesef biz öyle bir takımız ki, 30 maçta bir lehimize hata yapılır, kalan 30 maçta bunun intikamı alınır. Bravo MHK ve TFF çok güzel yönetiyorsunuz Türk futbolunu.
Maçın adamı
Deniz Türüç, kesinlikle ilk 11’i hak etiğini gösterdi. Ozan, yine göz doldurdu. Son olarak da Gustavo, yine gününde idi.
İkinci devre
Özellikle son 2 maç performansı ile Fenerbahçemizin kendine öz güveninin geldiğini düşünüyoruz sanırım hepimiz. Tabii ki, her şey hala ‘eksik’ mi, evet. Eğer devre arası sol bek, stoper ve yedek santrfor transferi nokta atış olarak yapılırsa eksikler giderilir. Tabi ki Ersun Hocanın devre arası programı ve yüklemesi de önemli.
İkinci yarının fikstürü de önemli tabii. İlk 3 maçta 2 çok zor deplasman ve bir Başakşehir derbisi var. Eğer buralardan da alnımızın akıyla çıkarsak, Şubat ayı itibari ile bambaşka şeyler konuşuyor oluruz.
Yıl biterken
2019 yılı Fenerbahçe camiası için iyi geçmedi. Özellikle geçen sezon yapılan yanlışlar ve zar zor bitirilen 6ncılık gerçekten hepimizde inanılmaz bir gerginlik ve futboldan soğuma yaşatmıştı. Bu yüzden içinde bulunduğumuz sezon hakikaten hem yönetim hem de camianın geneli açısından ‘geri dönüşü olmayan’ nitelikte sayılır. Bu yüzden 2020’de sarı lacivert yüzlerin gülmesinin tek bir yolu var, o da şampiyonluk. Çok zor bir ikinci yarı olacak ama inanmaya devam edeceğiz.
Ersun hoca, son şampiyonluğu Rize ile Kadıköy’de yağmurlu bir akşam da yaşatmıştı. İnşallah bu sezonun son maçında da yine Rize karşısında ‘şampiyon’ Fenerbahçe olur.
Bol sarı lacivert yıllara…

