Bize Ulaşın

Burak Mutlu

Burak Mutlu – Yol Uzun

Turkish Airlines Euroleague sezonunu Real Madrid deplasmanında açan Fenerbahçe Beko, sahadan 81-77 mağlubiyetle ayrıldı. Özellikle pota altı rotasyonun dar olması ve takımın oyun setlerinin oturmasının zaman alacak olması nedeniyle, ilk 10 maçlık süreçte Fenerbahçe Beko için önemli olanın en az hasar ile bu dönemi geçmek olacağını yazmıştım. En yüksek form grafiğinizde tam kadro olarak çıktığınızda bile kazanmanın çok zor olduğu Madrid deplasmanında sadece 4 sayı ile yenilmek az hasar almak olarak değerlendirilebilir.

Maçın Özeti

Maça Leo Westermann, Nando de Colo, Derrick Williams, Gigi Datome ve Ahmet Düverioğlu ilk beşi ile başlayan Koç Zeljko Obradoviç, takıma yeni gelen 3 oyuncuyu en üst seviyede sahneye sürmekten çekinmedi. Bununla beraber çok formda olan İspanyol takımı, oturmuş organizasyonu ve sert savunması ile yeni kurulan Fenerbahçe Beko’yu çok büyük bir karamsarlığa itti. İlk çeyreğin bitmesine 4 dakika kala Koç Zeljko Obradovic ikinci molasını aldığında skor 19-4’tü. Bu noktada Nando de Colo sahneye çıktı ve çeyreğin sonuna kadar bulduğu 10 sayı ile oyun ritminin Fenerbahçe Beko’ya geçmesini sağladı.

Uzun rotasyonu çok dar olan Koç Zeljko Obradoviç maçı farklı bir boyuta getirmek için ikinci çeyreğe Ali Muhammed, Kostas Sloukas, Melih Mahmutoğlu ve Nando de Colo ile başladı. İkinci çeyrek boyunca fark Nando de Colo önderliğinde adım adım kapandı ve Fenerbahçe Beko, kâbus gibi bir başlangıca rağmen, ilk yarı bittiğinde skoru 43-42 yapmayı başarmıştı.

Fenerbahçe Beko ikinci yarının başında Melih Mahmutoğlu’nun saha içi isabeti ile öne geçse de, her zaman oyun tarzı ters gelen Facundo Campazzo liderliğinde Real Madrid tekrar maçın direksiyonuna geçti.

Son çeyrekte, maçın başında aldığı fauller nedeniyle oyuna bir türlü giremeyen Nikola Kalinic bir anda playoff moduna geçti ve arka arkaya bulduğu sayılar ile farkın kapanmasını sağladı. Maçın bitmesine 6 dakika kala dışarı çıkan topu tutmak için uçan Derrick Williams’ın oyunu isteme azmi büyüleyiciydi.

Maçın bitmesine 3:20 kalan skor 73-73 beraber idi ancak bu andan itibaren yorgunluk ve koordinasyonsuzluk Real Madrid’in iç sahada ilk maçı kazanma arzusu ile birleşince Fenerbahçe Beko momentumu asla kendi tarafına alamadı ve sahadan mağlubiyet ile ayrıldı.

Artılar – Eksiler

Nando de Colo bu maçta Fenerhabçe Beko’nun saha içi lideri olacağını gösterdi. Bunun Fenerbahçe Beko için bir avantaj olabilmesi için öncelikle Kostas Sloukas’ın oyununu buna göre şekillendirmesi gerekiyor. Pas trafiğini sağlayamayan, topu driplinginde çok tutan, kendisi skor arayan ve bulamadıkça oyundan düşen Yunan oyun kurucu maçın kaybedilmesinde maalesef bir etkendi. Zaman içerisinde bu uyumun mutlaka ya sağlanacaktır ya da sağlanacaktır…

Derrick Williams maçta 40 dakika oyunda kaldı ve savaşçı ruhu ile gelecek için umut verdi. Jan Vesely ve Joffrey Lauvergne’in dönmesi ile pota altı Fenerbahçe Beko için çok çok büyük bir silah olacak. Fakat bu iki oyuncunun dönmesinin geciktiği her gün Derrick Williams daha çok yıpranacak.

Bu maçın en büyük eskisi takımın eskilerinin hiçbirinin oyuna bir türlü girememesiydi. Kostas Sloukas yeni oyuncular ile kimliğini ararken, Gigi Datome, Ahmet Düverioğlu, son çeyrek hariç Nicola Kalinic ve diğer oyuncular hiç varlık gösteremediler. Özellikle uzun rotasyonu bu kadar daralmasına rağmen sahada sadece üç dakika kalabilen Ahmet Düverioğlu’nun durumu şaşırtıcıydı. Zaman içerisinde takım kimyası oturdukça, Koç Zeljko Obradovic tüm oyunculardan verim alacak hale gelecektir.

Çok zorlu bir deplasman geride kaldı, daha kat edilecek çok yol var. Turkish Airlines Euroleague’de bir sonraki maçımız 10 Ekim Perşembe günü saat 20:00 ‘da yine deplasmanda, bu defa rakip Kızılyıldız.

SALDIR FENERBAHÇE!

Burak Mutlu

Burak Mutlu

Burak Mutlu – Başlıyoruz

Fenerbahçe Beko 2019-2020

Yeni bir Turkish Airlines Euroleague sezonu başlıyor; öncelikle bu sezonun Fenerbahçe Beko için sakatlıksız ve sağlıklı geçmesini diliyorum. Umarım sonunda gülen taraf biz oluruz ve müzemize ikinci şampiyonluk kupamızı taşırız. Şimdiden not etmekte fayda var 2019-20 EuroLeague Dörtlü Final maçları 22 ve 24 Mayıs 2020 tarihlerinde Almanya’nın Köln şehrinde olacak.

Geçen Sezon

Geçen sezon Fenerbahçe Beko için rüya gibi başlamış ve içerde dışarda arka arkaya alınan galibiyetler sonunda sezonun yarısına gelindiğinde sezonu Fenerbahçe Beko’nun lider olarak bitireceği nerdeyse kesinleşmişti. Fakat Joffrey Lauvergne ve Jan Vesely’in sakatlıkları pota altı hakimiyetinin kaybedilmesine yol açtı, Luigi Datome ve Nikola Kalinic’in sakatlıkları da takımın pas organizasyonu ve 3-4 numaradan organize edilen iç dış oyunlarını tamamen altüst olmasını sağladı. Sezonun sonuna gelindiğinde sadece Kostas Sloukas ve Ali Muhammed’in eline bakan; her topta canla başla mücadele eden Nicolo Melli’den mucize bekleyen bir takım haline dönüştü Fenerbahçe Beko. Buna ilave olarak Marco Guduric’in pas ritmini kaybeden takımda zor anlarda ön plana çıkarak sorumluluk alacak seviyeye bir türlü gelememesi oyunun sıkıştığı anlarda acil çıkışın bulunamamasına sebep oldu. Sonuç itibariylr peri masalı olarak başlayan sezon kupasız kapandı ve elimizde bu sezondan çıkan dersler kaldı:

  • Fenerbahçe Beko’nun ana silahı olan pas trafiği bir nedenle durduğunda sorumluluk alarak kilidi açacak oyuncu yoktu
  • Jan Vesely haricinde takımda patlama gücü olan, hem savunmada hem de hücumda rakibi yıldıran ikinci oyuncu yoktu
  • Rakip takımlar oyun kurucuya baskı yaptığında 3/4 numaralarda topu taşımak ve oyun kurmak konusunda yeterince destek alınamıyordu
  • 1/2 numara porsiyonunda rotasyon yetersizdi, Kostas Sloukas yorulduğunda ya da aşırı baskı ile oyundan koptuğunda alternatif Ali Muhammed ve Sinan Güler oluyordu ancak bu iki oyuncuda yaş olarak bu yükü uzun süre kaldıracak durumda değildi.
  • Rakiplerin tepeden yaptığın delici hücumlarına Fenerbahçe Beko savunması Jan Vesely olmadığı zaman çözüm bulamıyordu.

Gidenler

Fenerbahçe’nin bu yılki NBA yolcuları hemen hemen her pozisyonda oynayan, savaşçı kimliği ile kalplerde taht kuran Nicolo Melli ve belki de Bogdan Bogdanovic i gördüğümüz için bir türlü tam anlamıyla ısınamadığımız Marco Guduric oldu. Sinan Güler verdiği katkılardan dolayı alkışlarla takımdan ayrılırken, kazandığı kupa sayısı oynadığı dakikadan daha fazla olan Barış Hersek takıma anlaşılmaz bir şekilde sitemkâr (!) olarak veda etti. Talihsiz sakatlığı nedeni ile izleyemediğimiz Tyler Ennis ve onun yerine takıma dahil olan ama bekleneni veremeyen Eric Green’de bu yaz takımdan ayrıldı. Tüm eski oyuncularımızın yolunun açık olmasını diliyorum.

Gelenler

Oyun kurucu bölgesine, baskı sırasında topu çıkarabilmek ve tüm yükün Kostas Sloukas’da kalmasını engellemek için Fransız oyun kurucu Leo Westerman transfer edildi. Bu transfer, yazının ilerleyen kısmında bahsedeceğimiz vatandaşı kadar dikkat çekmemiş olsa da sezon içinde ne kadar değerli bir transfer olduğunu gösterecektir ve Leo Westermann’ın gelişi Kostas Sloukas’ın da performansını yukarı çekecektir. Hücumda pas akışı çeşitliliği ve ön alan savunma direnci bu transfer ile artırılmış oldu.

Patlama konusunda sadece Jan Vesely’e bağlı kalmamak için bu konuda Avrupa basketbolunda ilk 3 oyuncudan biri olan Derrick Williams takıma katıldı. Koç Zeljko Obradovic’in kendisini 4 numaradan oyun kurmak konusunda da sıkça kullanacağını tahmin etmek çok zor değil. Ayrıca oyun kurucular üzerinde topa baskı yapıldığında sırtı dönük power forvet oyunları takıma hücum çeşitliği katacaktır. Derrick Williams, özellikle Jan Vesely ile yan yana oynadığında, rakiplerin tepeden delici hücumlarına karşılık ciddi bir blok tehdidi oluşturarak bu soruna bir antitez getirecektir.

Avrupa basketbolunda birçok yıldız oyuncu vardır ancak basketbolu takip eden birine takımında görmek istediğiniz 3 oyuncu yaz deseniz bu oyunculardan biri kesinlikle Nando de Colo olur. Her türlü ortamda buz gibi soğuk kalabilen Fransız skorer sorumluluk almaktan hiçbir zaman çekinmeyen yapısıyla sezon boyunca her zaman güvenebileceğiniz bir liman olacaktır. Nando de Colo oyun yapısı itibariyle pas trafiği ve topu paylaşma konusuna uyum sağlamakta sorun çekmeyecektir. Atacağı keskin şutların yanı sıra derin oyun görüşü ile çılgın asistlere herkes hazır olsun. Yıllardır bizim canımızı çok yakan Nando de Colo artık diğerlerinin sorunu; şimdi onlar düşünsün!

Yukarıdaki 3 yıldıza ilave olarak sessiz sedasız yapılan iki transfer Berkay Candan ve geçtiğimiz günlerde 3 aylık sözleşme imzalanan Vladimir Stimac oldu. Fenerbahçe Beko alt yapısından yetişen ve Türkiye Basketbol Liginde birçok takımın formasını giyen power forvet Berkay Candan selefi Barış Hersek gibi olmayarak özellikle Türkiye Basketbol Lig’i maçlarında daha fazla süre alacak, uzunların maç trafiğinin ayarlanmasına yardımcı olacaktır. Vladimir Stimac transferi ise Joffrey Lauvergne’in yeniden sakatlanması nedeniyle son anda yapılan bir transfer olmasına rağmen savaşçı kişiliği ile özellikle bu dönemde kendisine takımda yer bulacak burada kalıcı olmaya çalışacaktır.

Her İşin Başı Sağlık

Özellikle geçtiğimiz yıl sakatlıklardan çok çeken Fenerbahçe Beko’da uzayan ve bir türlü tam çözülemeyen sakatlıklar ciddi can sıkıcı bir boyuta gelmişti. Bu yıl hazırlık kampı sırasında form tutmaya başlayan Joffrey Lauvergne’in yeniden sakatlanmasının ardından Yönetim kulüp doktorunu değiştirerek Milli Takım doktoru Burak Yağmur Öztürk’ü kadroya kattı. Maalesef sezona pota altında Jan Vesely ve Joffrey Lauvergne olmadan başlıyoruz, umarım oyuncularımız bir an evvel takıma dönerler ve yıl içinde sakatlık Fenerbahçe Beko’dan uzak olur.

Sabır Sabır Sabır

Geçen sezon bizlere bir kez daha gösterdi ki sezona nasıl başladığın değil nasıl bitirdiğin önemlidir. Basketbol sezonu oldukça uzun ve özellikle Turkish Airlines Euroleague de artan rekabet ile bu yıl tüm takımlar güçlendi. Özellikle deplasmandan galibiyet çıkarmak tüm takımlar için çok zor olacak. Koç Zeljko Obradovic bir basketbol dehası ancak onunla çalışmak, takım setlerini ezberlemek, sürekli oyunda kalmayı başarmak hangi seviyede olursa olsun tüm oyuncular için çok zor ve Fenerbahçe Beko ana rotasyonuna 3 yeni oyuncu kattı. Buna ilave olarak pota altı rotasyonumuz çok kısıtlı olarak sezona giriyoruz. Takvime göre ilk 10 maçta 6 deplasmanımız var ve bunlar sırasıyla Real Madrid, Kızılyıldız, Milan, Maccabi, CSKA ve rüya takım kuran Barcelona. Kısacası bu 10 maç sonunda takımımızı sıralamada son yıllarda alışık olmadığımız bir yerde görebiliriz, tüm taraftarın buna hazır olması gerekiyor. Bu zorlu süreçten ne kadar az zarar ile çıkarsak o kadar iyi olacaktır ve zaman Fenerbahçe Beko’nun yanında olacaktır.

Turkish Airlines Euroleague bu haftanın maçı Real Madrid – Fenerbahçe Beko olarak seçildi ve sezonu

Perşembe akşamı Türkiye saati ile 22:00’da Palacio De Deportes’de açıyoruz.

SALDIR FENERBAHÇE !!!

Burak Mutlu

 

 

 

 

Okumaya devam et

Burak Mutlu

Burak Mutlu – Taraftar

Fikstür olarak çok zorlu geçecek Kasım ayının ilk maçında Fenerbahçe, son topa kadar mücadeleye sahne olan maçta Bayern Münich’i 88-84 yenerek Turkish Airlines Euroleague’de ki dördüncü galibiyetini aldı.

İlk Yarı
Sezon başı itibariyle Fenerbahçe’nin bu yıl sayı ortalamasının geçtiğimiz sezonlara göre daha yüksek olacağını ön görebiliriz. Takımımız ilk yarıda 51 sayı bulurken dengeli bir skor dağılımımız ve oyun kurucumuz Kostas Sloukas’ın 7 asisti bulunmaktaydı. Bu güzel görüntünün karanlık yüzü ise deplasman baskısını üzerinde hiç hissetmeyen rakibimizin bulduğu 48 sayı ve verdiğimiz hücum reboundları sonrası kazandıkları ikinci şans sayılarıydı.

TV Molası
Basketbol maçlarında bir çeyreğin yarısı geçildikten sonra herhangi bir takım mola almamışsa topun oyun dışında kaldığı uygun bir anda hakemler tarafından mola alınır. Buna medya molası ya da daha yaygın ismi ile televizyon molası denir; esas amaç elbette yayıncı kuruluşun reklam yayınlamasıdır. Fenerbahçe maçlarında ise üçüncü çeyrekte hakemlerin TV molası alması çok çok ender oluyor. Zira bu maçta da ikinci yarı başındaki 11-5 Bayern Münich serisi Koç Obradovic’in molası ve sert uyarıları ile kesildiğinde skorbordda 56-59 yazıyordu.

Galibiyetin Mimarı Williams ve Hakemler
Üçüncü çeyreğin sonuna doğru tüm planları iyi işleyen Bayern Münich takımında Derrick Williams ortada hiçbir sebep yokken tribünlere bir takım işaretler yaptı ve tiyatro (!) tadında maçı izleyen seyircilere aslında TARAFTAR olduklarını hatırlattı. Taraftar tam uyanmışken arka arkaya gelen tartışmalı hakem kararları salonu iyice havaya soktu ve 3. Çeyrek ıslıklar, protestolar, Williams’a söylenen küfürler eşliğinde 65-65 sona erdi.

Jan Vesely Etkisi
Fenerbahçe Basketbol Takımı o kadar birbirini tamamlayan oyunculardan kurulu ki, herkesin oyun planına sadık kalmak şartıyla üstlendiği çeşitli yan görevleri de var. Jan Veseley 4. Çeyrek başında Taraftara oynamaya devam eden Derrick Williams’a yaptığı blok sonrasında hafifçe de Williams’ın üstüne yürüyerek sevindi, hemen bir pozisyon sonrası içerden smacı vurduğunda Taraftarlara dönerek yumruğunu havaya sıkarak bağırdığında, salonda tiyatro izleyicisi kalmamıştı. Bayern Münich’in tecrübeli Koçu hemen Radonjic, tehlikeyi fark etti Williams’ı kenara aldı ancak artık çok geçti, uyuyan dev uyanmıştı. Skor üstünlüğünü eline alan Fenerbahçe maçın sonuna kadar bunu korudu. 88-84 sona eren karşılaşmayı Fenerbahçe 23 asist ve 116 verimlilik puanı ile tamamladı. Diğer taftan Fenerbahçe toplam 19 rebound alırken Bayern Münich’in sadece 19 hücum rebound’u almış olması savunma sertliği ve kararlılığı açısından gelecek maçlar için bir uyarı oldu.

Taraftar

Taraftar desteğinin önemine de değinen Obradovic, “Taraftarlardan bahsetmek istiyorum: Gurur duyuyorum, çok güzel taraftarımız var. Tüm rakiplerimizin burada oynamaktan büyük keyif aldıklarını düşünüyorum çünkü çok misafirperveriz. Her maçtan sonra taraftarlarımıza teşekkür ediyorum, bunu bugün de yapacağım ama onlara ilk saniyeden itibaren ihtiyacımız var. Maç için burada olmaları çok güzel ama son 5 dakika verilen desteğe maçın ilk dakikasından itibaren ihtiyacımız var. Bu çok önemli. Maçın çok bölümünde bu desteğe ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

Fenerbahçe Taraftarı olarak hepimiz özelikle son 20 yılda o kadar fazla şey yaşadık ki, artık bazı durumlarda tam olarak ne yapılması gerektiğini unutuyoruz sanki. Taraftarın maça gitmekteki amacının güzel bir galibiyet almak için takıma başından sonuna destek olmak olmalı, aksi taktirde salonda ya da stada binlerce kişinin bir araya gelmesi itici bir güç yaratmıyor. Üstelik DÜNYANIN EN GÜZEL TAKIMI dediğimiz Basketbol Takımımız her top için mücadele eden, çok yüksek galibiyet yüzdesi olan, kulübüne ve yaptığı işe sonuna kadar saygı duyan yüksek karakterli bir ekip. Maç seçmek, takımı yeteri kadar desteklememek, rakibi baskı altına almamak gibi davranışları bu takım kesinlikle hak etmiyor, Koç’un biz Taraftarlara verdiği mesajı çok çok önemli.

Gelecek Maçlar
Fenerbahçe Turkish Airlines Euroleague’de Kasım ayında sırasıyla Baskonia, Olympiacos, Daruşşafaka, Maccabi ve Barcelona ile karşılaşacak; üstelik Daruşşafaka maçı hariç tüm maçları deplasmanda oynayacak. Bu çok önemli deplasman serisi öncesi 5 Kasım Pazartesi günü Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde kendi sahamızdaki rakibimiz Anadolu Efes. Tam da burada Koç Obradovic’in Taraftarımıza verdiği mesajı, başka bir koçun geçen hafta aldığı galibiyet sonrası verdiği mesajla birleştirmek gerekiyor; “Kazanmaya ve Fenerbahçe’yi yenmeye devam edeceğiz.”

FENERBAHÇE TARAFTARI için çok önemli deplasman maçları öncesi DÜNYANIN EN GÜZEL TAKIMI’na hak ettiği büyük desteği verme zamanıdır.

Let’s Go Fener!..
Burak Mutlu

Okumaya devam et

Burak Mutlu

Burak Mutlu – Kara Kaplı Defter

Fenerbahçe, Turkish Airlines Euroleague’de ilk mağlubiyetini Anadolu Efes deplasmanında 89-83 skorla aldı.

Makine Düzeni İle Başlangıç
Maça Kostas Sloukas, Marko Guduric, Nikola Kalinic, Nicolo Melli ve Jan Vesely ilk beşi ile başlayan Fenerbahçe ilk çeyreğin bitimine 1 dakika kala Ahmet Düverioğlu – Jan Vesely değişikliğine kadar bu beşi sahada korudu. Karşılıklı sayılarla geçen ilk bölümden sonra televizyon molasına girildiğinde skor 9-14’tü. Bu andan itibaren kontrolü eline alan Fenerbahçe tüm oyuncularından sayı bularak bir makine düzeninde gerçekleştirdiği hücumlar ile maçta üstünlüğü hem skor hem de ivme olarak kazandı. İlk çeyrek 12-26 skor ile biterken en çarpıcı istatistik Fenerbahçe’nin 8 asist ve 1 top kaybı yapmasıydı.

İkinci Çeyrek
Koç Ergin Ataman oyunun akışını değiştirmek için iki Anadolu Efes uzunu Tibor Pleiss ve Braynt Dunston ile ikinci çeyreğe başlamayı tercih etti, ancak 3 dakika geçmeden Dunston’ın 3 faul alması ile bu yöntem de Fenerbahçe’yi durdurmadı. Melih – Vesely verkaç sayısının ardından Melih Mahmutoğlu’nun bulduğu üçlük ve sonrasında gelen top çalma sonucu bulunan Jan Vesely Alley-Oop smacı farkın Fenerbahçe lehine 16’ya kadar çıkmasını sağladı. Fenerbahçe ilk yarıyı 38-52 bitirdiğinde 16 asist 4 top kaybı ile harika bir pas trafiği yakalamış ve 75 takım verimlilik puanına ulaşmıştı.

Başımızın Belası
İlk yarı bu kadar ezici bir oyun oynadığınızda rakibin reaksiyon göstermesini beklersiniz; fakat durum Fenerbahçe için biraz farklı. Maalesef daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi geçen yıldan beri özellikle önde bitirdiğimiz maçlarda 3. çeyreğe tembel başlama gibi bir baş belası alışkanlığımız var. Bu tembelliği çok iyi değerlendiren Anadolu Efes 12-4 seri yakaladığında Koç Obradovic’in molası geldi. Önceki maçları aksine bu mola maçın yönünü tekrar Fenerbahçe lehine çevirmek için yeterli olmadı; çeyreğin bitimine 3:50 kala Anadolu Efes beraberliği yakaladı, 1:00 kala da öne geçti ve çeyrek 66-65 skorla sona erdi. Bu çeyrekte Koç Obradovic pas trafiği kuramamaları ve savunmada Vasilije Micic’i durduramamaları nedeniyle oyun kurucular Kostas Sloukas ve Muhammed Ali’yi sürekli uyardı. Tam da bu bölümde hafta içi talihsiz bir sakatlık geçiren Tyler Ennis’i çok aradı Fenerbahçe.

Sert Savunma
Rakibin oyun kurgusunu farklı beşler sahaya sürerek bozmayı çok seven Koç Obradovic dördüncü çeyreğe oyun kurucusuz olarak başladı. İlk iki buçuk dakika sonunda oyunun ritminde çok fazla bir değişiklik olmayınca, oyuna Muhammed Ali girdi. Fakat karşı tarafta Ergin Ataman tam bu sırada antikor olarak Doğuş Balbay’ı oyuna aldı ve Anadolu Efes ön alanda sert savunma ile topa baskı yaptı. Bu andan itibaren iki takım da savunma sertliğini yukarı çekti ancak bu dönem karşılıklı sayılar ile geçse de maçta ivme yavaş yavaş Anadolu Efes’e doğru döndü. Maçın bitimine 6 dakika kala Kostas Sloukas oyuna dahil oldu, ama Doğuş Balbay’ın sert savunması O’nun oyuna hükmetmesini engelledi. Maçın sonunda Micic, Moerman ve Beaubois ile sayılar bulan Anadolu Efes karşılaşmayı 6 sayı fark ile önde tamamlamayı başardı.

Kara Kaplı Defter
Kaunas’da kazanılan önemli galibiyet sonrası lig maçında çok acı bir şekilde ayağı kırılan takımın yenisi Tyler Ennis etrafında toplanan takımın görüntüsü her açıdan çok şey ifade ediyor. Uzun sezonda bazı maçlar kaybedilebilir, hatta daha yıkıcı skorlar da alınabilir ancak bu kardeş birlikteliği günün sonunda bizi ayağa kaldıracak ve esas hedef olan şampiyonluklara bizi taşıyacaktır. Koçu, Oyuncusu, İdari/Teknik Personeli ve en önemlisi Taraftarı ile biz bir AİLEYİZ ve bu galibiyet sonunda Koç Ergin Ataman’ın “Kazanmaya ve Fenerbahçe’yi yenmeye devam edeceğiz.” açıklamasını tüm FENERBAHÇE BASKETBOL AİLESİ kara kaplı defterine yazmıştır.

Let’s Go Fener!..
Burak Mutlu

Okumaya devam et
Reklam

Yazarlar

Geri Sayım

Fenerbahçe — Galatasaray

Fenerbahçe Ülker Stadyumu
Süper Lig

Süper Lig Puan Durumu

PozTakımOPuan
12345
22144
32243
42242
52339
62238
72236
82234
92331
102124
112224
122224
132124
142222
152321
162220
172216
182316

Facebook

Öne Çıkanlar