Bize Ulaşın

Kulüp

Fenerbahçe sosyal medyada Avrupa devlerine fark attı

Samatta

Yeni sezona Samatta, Perotti, Cisse, Sosa, Mert Hakan, Gökhan, Caner gibi ses getiren transferlerle giren Fenerbahçe, sosyal medyayı salladı. Sarı-lacivertliler, eylül ayında toplam 8 milyon 250 bin etkileşimle, sosyal medyada Liverpool ve Arsenal gibi dev kulüpleri geride bırakarak 3. sıraya yükseldi.

Transferde hareketli bir sezonu geride bırakan Fenerbahçe, sosyal medyayı da adeta salladı. Yapılan araştırmalara göre sarı-lacivertli kulüp, eylül ayında taraftarının yaptığı 8 milyon 250 bin etkileşimle dünyada en çok konuşulan 3. kulüp oldu.

Eylül ayında yapılan araştırmaya göre zirvede 14 milyon etkileşimle Barcelona yer aldı. İspanyol ekibini 9 milyon 930 bin etkileşimle Chelsea takip ederken, Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe ise 8 milyon 250 bin ile 3. sırada kendine yer buldu.

Fenerbahçe’yi 8 milyon 7 bin ile Liverpool ile 7 milyon 750 bin ile Arsenal izledi.

Sarı-lacivertli kulübün resmi hesabı da bu etkileşimler sonrası sosyal medya hesabından sarı-lacivertli taraftarlara teşekkür mesajı yayımladı.

Kaynak: İHA

Kulüp

Ali Koç’un YDK toplantısındaki açıklamaları

Ali Koç

Yüksek Divan Kurulu Ekim Ayı Olağan Toplantısı’nda Başkanımız Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu Üyelerimizin ilettiği soruları cevapladı. Bazı konularla ilgili Yönetim Kurulu Üyelerimiz de açıklamalar yaptı. Başkanımızın ve yöneticilerimizin açıklamaları şöyle:

“Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Sayın Vefa bey, Yönetim Kurulumuz, bizi izleyen üyelerimiz, tüm Yüksek Divan Kurulu üyelerimiz, taraftarlarımız, camiamız herkesi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

Burak bey kapsamlı bir şekilde son üç ayda yaşanılanları anlattı. Teşekkür ediyorum. Bazı üyelerimizden gelen soruların yanıtları da bu açıklamaların içindeydi. Burhan Bey’e de uzun süre sonra finansal konularda verdiği bilgilendirme için teşekkür ederim. Bununla ilgili ve son dönemdeki bazı gelişmelerle ilgili duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

Önce soruları alacağız. Paylaşacağım bilgiler arasında bazı soruların cevapları da var.  Sonrasında kalan süreye göre ben de kapanış konuşması yapacağım.

Ahmet Kıvanç Turancı: 4779 Sicil No’lu Ahmet Kıvanç Turancı ben. Eski kürekçilerden. Geçtiğimiz ay oğlumla birlikte Dereağzı’ndaki lokale gittik. Avrupa yakasında ikamet ediyorum. Tesis girişine geldiğimizde lokalin kapalı olduğu ve içeriye de giremeyeceğimiz söylendi. Lokalin açılması ve divan üyelerinin lokale girişi değerlendirilebilir mi?  Kulübümüzden zaten epeyce uzakta kaldık. En azından Dereağzı’na gidip oradaki havayı solumak, çocuklarımıza yaşatmak isterim. Saygılarımla.

Başkanımız Ali Koç:  Biz de en kısa zamanda normale dönmek istiyoruz. Bu konuyla ilgili Genel Sekterimiz Burak Bey kapsamlı bir açıklama yaptı.

Abdullah Hüseyin Aktarı: Sayın Başkan, değerli üyeler; eskiden FBTV’de takımlarımız ile ilgili seyahat, antrenman öncesi  veya sonrası vb. gibi hoş, zevkli programlar olurdu. TV karşısında oturup zevkle seyrederdik. Nedense bu tür programlar artık yok. Saygılarımla.

Başkanımız Ali Koç: Abdullah Bey’e teşekkür ediyorum.  Halbuki biz yeni yayıncılık formatımızda, vizyonumuz, uygulamalarımızda sanki bunun tam tersini uyguladığımızı düşünüyordum.

Yönetim Kurulu Üyemiz Sertaç Komsuoğlu: Sanıyorum Abdullah Bey’in kaçırdığı programlarımız var. Yakın Takip programımız var. Bu program canlı yayınlanıyor. Takımımızın saha içi veya deplasman maçlarında Can Bartu Tesislerimiz çıkışından itibaren canlı yayınlanan programımız var. Diğer bir programımız maçın öyküsü. Bu programda deplasmana gidiliyorsa uçak içi röportajı, o şehirde yapılan röportajlar, keza takımın havasını gösteren program. Maçtan hemen sonraki gün yayınlanıyor. 30 dakika sürüyor. Bu yıl tekrar başladığımız otobüsten canlı yayınla verdiğimiz maç sonrası bir programımız var. Bu programı öncelikle Youtube Katıl’dan veriyoruz. Buradaki en önemli konu Youtube Katıl’a yeni üyeler kazandırmak. Bu programda Youtube Katıl’da yayınlandıktan üç gün sonra Fenerbahçe TV’de yayınlanıyor. Futbol takımımızın maç havasını yansıtacak programlar aynı şekilde devam ediyor. EuroLeague için de program yapıyoruz. Bu programda deplasman şehrinde yapılan röportajlar, antrenmanlar, orada yaşayan taraftarlarımızın Fenerbahçe Beko ile görüşlerini içeriyor. Bu programı her iç saha ve dış saha maçından sonra yapıyoruz.

YOUTUBE ÜZERİNDEN 500-600 BİN LİRALIK AYLIK GELİRİMİZ VAR

Başkanımız Ali Koç: Ben de birkaç ilave yapmak istiyorum.Televizyonumuz yoğun bir şekilde gerek altyapı maçlarımız ki şu an altyapı maçlarımız yok. Gerek futbol dışındaki branşların müsabakalarını, seyahatlerini vs yayınlıyor. Kulüp televizyonları arasında her platformda olan tek kanal Fenerbahçe TV. Arkadaşlarımız özellikle pandemi döneminde çoğu insanlar evden çalışırken yoğun mesai harcadılar. Fenerbahçe TV şartlar ne olursa olsun yayınlarına devam etti. Teşekkür ediyorum ancak bir gerçeği de sizlerle paylaşmak istiyorum. Fenerbahçe TV kendi alanında bize göre tartışmasız lider ama bunun da ciddi bir maliyeti var. Bugün baktığımız zaman donanımı ile teknolojisi, insan kaynağıyla, imkanlarıyla yaptığı yayınlarıyla orta boy ulusal bir kanala muadil bir kanalımız var. Bunun da büyük bir finansal yükü var. Daha evvel de ifade etmiş olduğum gibi er ya da geç bu 2-3 sene içinde olur, 3-5 sene içinde olur, 7 sene içinde olur ama er ya da geç biz yönetimde olalım, olmayalım; Youtube yayınına geçmek durumundayız. Bütün yapacağımız yayıncılığı Youtube üzerinden er ya da geç yapmak durumundayız. Isınma turlarındayız. Taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Youtube yayınlarımıza yoğun bir ilgi var.  Hem açık olan hem de üyelikle olan yayınlara. Youtube ve dijital ekibimizi alkışlıyorum, teşekkür ediyorum. Önemli hamleler yaptılar. Bunun meyvelerini toplamaya başladık. Aylık 500-600 bin liralık sadece şu an, gelir sağlamaya başladık. Bu gelirleri, tam oturttuğumuz zaman 30-40 milyon liraya getirtebilmek. Bu da çok uzakta değil ama dediğim gibi tekrar söylüyorum. Herkes paniğe kapılmasın. Fenerbahçe TV kapanıyor, Youtube’a geçiyoruz diye ama bir gerçeği sizinle paylaşıyorum. Er ya da geç bu dönüşüm kaçınılmazdır. Tabi ki Fenerbahçe TV’deki arkadaşların görevleri devam edecek çünkü yayınları Youtube üzerinden yapacağız. Bir yayıncılık olacak. Bununla beraber maliyetler ciddi anlamda düşecek. Aboneliklerden de gelirlerimiz ciddi anlamda artacak. Burhan Bey biraz evvel size yapılandırmanın en üst düzey detaylarını paylaştı. İnşallah en kısa zamanda bu anlaşmayı yaptığımız zaman her anlamda her kuruşumuzu, her yatırımı ciddi anlamda gözden geçirmek durumundayız. Çünkü küçülmek durumundayız bunun kaçarı yok. Dolayısıyla buna dikkat çekmek istedim.

Serdar Karcılıoğlu: Pandemi nedeniyle yüz yüze yapılamayan YDK toplantılarının sürekliliği için alınan bu önlem nedeniyle YDK ve Kulüp Yönetim Kurulumuzu candan tebrik ediyor, bu toplantımızda kulübümüzün başarılarına katkı sağlayacak kararlar alınacağına inancım nedeniyle yönetimimize her şekilde desteklerimi belirtiyor divana ve tüm üyelerimize saygılarımı sunuyorum.

Başkanımız Ali Koç: Serdar Bey’e bende şahsım ve yönetimim adına teşekkür ediyorum. Destekleri, duygu ve düşüncelerini paylaştığı için teşekkür ediyorum.

Mahmut Dalmış: Hemen hemen her gün bir üyemizin vefat mesajını alıp hakkın rahmetine uğurluyoruz. Benim önerim gönderdiğim ses kaydında da belirttiğim  gibi vefat mesajlarını whatsappdan resimli olarak gönderebilirseniz  rahmetlinin hatırlanmasına ve son göreve  katılıma yardımcı olacaktır.

Başkanımız Ali Koç: Mahmut Bey’e bu fikir için teşekkür ediyorum. Değerli bir fikir. Biz şu an tüm insan kaynağımızı Whatssap’a geçirmek üzereyiz. Fenerbahçe Spor Kulübü tez zamanda kendi içinde yaptığı bütün iletişimi Whatsapp’dan yapabilir hale geldi. Üyelerimize bunu yapmak bir nebze zaman alacaktır, olabilir mi? Olabilir. Olması için iki unsur gerekli. Herkesin Whatsapp’da olması, tüm üyelerimiz Whatsapp kullanmıyor. Tüm üyelerimizin telefon bilgilerinin güncel olması gerekiyor. Pandemi döneminde pandemi destek paketlerini dağıtırken üzülerek gördük ki, pek çok üyemizin bilgileri güncel değil. Yanlış. Onları güncellemeye çalıştık. Bütün Whatsapp kullanan üyelerimizin bilgilerini güncellediğimiz ve onlardan da kendi bilgilerini kullanma izni aldığımız takdirde bunu yapmak mümkün. Bununla beraber yeni başlayacak olan chatbot uygulamamız var. Bunları ilerleyen zamanlarda anlatacağız. Resimli olarak duyurularını burada yapmak mümkün. Dijitaldeki arkadaşlar bu önemli önerinizi çalışacaklar.

Kadir Serkan Tamer: Sayın üyeler ve Başkanımız ben Muğla/Köyceğiz’de yaşayan bir üyeniz olarak, kulübümüzün de eski bir atleti olarak burada kulübümüzün amatör branşlarda faaliyet göstermesini diliyorum. Burada sadece Beşiktaş kulübüne ait altyapı mevcut olup kulübümüzün de Muğla’da bir alt yapıya sahip olmasını diliyorum.

Başkanımız Ali Koç: Teşekkür ederiz, duygu ve görüş olarak ben de bu öneriye katılıyorum ancak bu zaman alacaktır. Biz yönetime geldiğimizden beri mücadele ve rekabet ettiğimiz tüm kulüplerle branş ne olursa olsun, yakın ilişkiler ve dostluk ilişkileri içerisinde götürmeye çalışıyoruz. Gönül isterdi ki imkanlarımız olsun. Fenerbahçe’nin yarıştığı branşlarda ülkemizin değişik yerlerinde mevcudiyet sağlayalım. Oralara yatırım yapalım. Demin de ifade ettiğim gibi harcadığımız her kuruşa, her yatırıma ciddi anlamda dikkat etmeliyiz. Küçülmek durumundayız. O yüzden kısa ve orta vadede çok arzu etsek de böyle bir şeyi yapamayacağımızı açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim.

Adil Somersan: Sayın Başkanım Fenerium mağazalarında Pet Shop ürünlerine de yer verilmesinin dikkate alınmasını isterim.

Başkanımız Ali Koç: Bu öneri daha önce gelmiş. Bizden evvel ki yönetimde bu işe önem verip, incelemiş, değerlendirmiş ancak onay verilmemiş. Ben de bizden önceki yönetim gibi düşünüyorum. Feneriumlarda Pet Shop ürünlerinin satılmasını çok uygun olmadığı kanaatindeyim.

Osman Sinan Sümen: Gerçekten şu anda kulüple ilgili yönetimimizin çalışmalarını takdirle izliyoruz. Bundan bir kulüp üyesi olarak büyük mutluluk duyuyorum ne gerekiyorsa yapılıyor özellikle Başkanımızın gayretlerini de takdire şayan buluyorum. Saygılar sunuyorum.

Başkanımız Ali Koç: Ben de şahsım ve Yönetim Kurulum adına Osman Sinan Bey’e teşekkür ederiz.

Mehmet Ali Güvenç: Yapılan her iyi şey için teşekkür ederim. Sorum şu.  Kenan Evren Lisesi arazisi kulübün tapulu malı olmuştu, şu andaki durumunu ve ne olmasının düşünüldüğünü söyler misiniz? Yanıtlar için şimdiden teşekkürler. Fenerbahçemizin daha güzel günlerinde ve Sayın Ali Koç’un başkanlığında nice mutlu ve başarılı yıllara.

Başkanımız Ali Koç: Kenan Evren Lisesi’ni 14.10.2020 tarihi itibariyle devralmış bulunuyoruz. 1 yıllık ön devralma. Bunu Burak bey de konuşmasında net bir şekilde anlattı. İfraz, tevhid, terk, alan proje gibi hazırlıklar için bir sene süremiz var. Ondan sonra da 30 yıllık irtifak hakkını Çevre ve Şehir Bakanlığı’ndan alacağız. Çalışmalarımız devam ediyor. İçinde bulunduğumuz ekonomik şartlar açısından gayri menkul sektörü, gayri menkul değerlendirme ve geliştirme açısından şu an eski iştah ülkemizde doğal olarak yok ama burası çok önemli bir arazi. İlk aşamada arazimizi çevreleyeceğiz. Yol tarafına bilboardlar asılacak. Yaptığımız anlaşmalar çerçevesinde o bilboardlardan gelecek gelirlerle ödememiz gereken kiraları ödeyeceğiz. İnşallah 1-2 sene içerisinde iyi bir işbirliği içerisinde kulübümüze değer yaratacak, proje geliştirmeyi hedefliyoruz. Buradan kongre üyelerimize sesleniyorum. Burayı değerlendirme üzerine bize fayda sağlayacak önerilerinizi lütfen hiç çekinmeden bizlerle paylaşın. Burada Sayın Mustafa Pınar’a da gayrı menkul işlerinden sorumlu arkadaşımıza da teşekkür ediyorum. Çevre Bakanlığı’na teşekkür ediyorum. Milli Eğitim Bakanlığı’na teşekkür ediyorum. Bu süreçte destek oldular. Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Çok uzun süredir hakkımızı devralamıyorduk, sonuçta alabildik. Bu projenin gerçekleşmesinde emeği geçen başta eski Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım olmak üzere emeği geçen herkese de bir kez daha teşekkür ediyorum. Böyle bir projeyi, böyle bir araziyi Kulübümüze tapulu olmasa da, siz tapulu diyorsunuz, tapulu değil. Bu hakkı kazandırdıkları için teşekkür ediyorum.

Suat Hoşcanlar: Pandemi dolayısıyla kapalı olan Dereağzı sosyal tesislerini biz üyelere kontrollü bir şekilde hizmete açmayı düşünüyor musunuz? Saygılarımla.

Başkanımız Ali Koç: Burak Bey bunu cevapladı. Biz de normale dönmek istiyoruz ama henüz net bir tarih veremiyoruz.

Selçuk Yılmaz: Biz Muğla Dalyan’da ikamet etmekteyiz. Burada amatör bir kulübümüz var. Dalyan Spor acaba bu kulübe bir katkıda bulunabilir misiniz? Mesela, forma, ayakkabı, eşofman gibi şeyler teşekkür ederiz.

Başkanımız Ali Koç: Biraz evvel Köyceğiz’den altyapı yatırımı yapabilir misiniz diye bir soru geldi. Selçuk Bey de Dalyan’da. Cennet gibi iki yerde yaşıyorlar. Onlara sevgi ve selamlarımı iletiyorum. Demin de dediğim gibi mecbur olmadığımız hiçbir harcamayı yapmamalıyız. Selçuk Bey’le arkadaşlarımız temasa geçecek. Küçükte olsa Fenerium stoklarında geçmiş yıllardan kalan ürünlerle yardımcı olabilirsek, bakacağız ama söz vermiş olmayayım.

Samiye Artemiz Arpacıoğlu: Değerli Başkanımız Sayın Ali Koç, Kulübümüzün başkanlığını tarihi bir kongre
sonrası devralmanızla birlikte mali olarak kulübümüze yapmış olduğunuz şahsi desteklerin hakkı asla ödenemez. Rahmetli İslam Çupi’nin Fenerbahçemiz için yaptığı büyüklük tanımının bir benzerini yüksek müsaadenizle şahsınıza uyarlamak isterim. Fenerbahçe’ye 2 yıl gibi kısa bir sürede vermiş olduğunuz maddi ve manevi desteğin, hiçbir şampiyonlukla ölçülemeyeceği, ancak taçlanacağı ve Ali Koç isminin Fenerbahçe’nin yarınına, bugününden çok daha büyük ve altın harflerle yazılacağı bilinmelidir. 2020-2021 sezonu için futbol başta olmak üzere, takip ettiğimiz tüm branşlarda mücadele eden takımlarımızın ne kadar profesyonelce oluşturulduğu ve teknik – idari kadrolarının uyumu açıkça görülmektedir. Özellikle kadın ve erkek voleybol takımlarımızda sahada ve saha dışında Sayın Simla Türker Bayazıt hanımefendinin aktif desteği bizler tarafından görülmektedir. Değerli Yönetim Kurulu Üyemiz Simla hanıma voleybol branşımızda yaptığı katkılar için teşekkürlerimi iletmenizi rica ederim. Futbol takımımızın oyuncu kadrosunun oluşmasında emeği olduğunu bildiğimiz Sayın Emre Belözoğlu’na da ayrı bir teşekkür etmek isterim. Umudumuz tüm branşlarda şampiyonluk kupalarına uzanan, bir sonraki sezonda Avrupa’ya gidecek takımlarımızın başarılarını sırasıyla ve gıptayla izleyebilmektir. Sayın Başkan, sizden bir ricam olacak. Bu sezon tüm branşlarda bu kadar mücadeleci, üst düzey takımlar kuran kulübümüzün haklarının sonuna kadar savunulması ve tüm spor federasyonlarında Fenerbahçemizin gücünün etkin olarak hissedilmesidir. Size ve Yönetim Kurulu’na güvenimiz sonsuzdur. Sayın Başkan, Fenerbahçe Üniversitesi ile ilgili bir sorumu cevaplarsanız memnun olurum. Fenerbahçe Üniversitesi’nin bu yıla ait öğrenci sayısı beklentimiz seviyesinde gerçekleşmiş midir? Üniversitemizin akademik kadro yapılanmasında kulübümüzün Yönetim Kurulu’nun da katkıları olmuş mudur? Görüşlerime yer verdiğiniz için teşekkür eder, saygıdeğer Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Sayın Vefa Küçük beyefendiye hürmetlerimi sunarım. Fenerbahçe ailemize tüm branşlarda şampiyonluklarla dolu, mutlu bir sezon dilerim. Saygılarımla.

Başkanımız Ali Koç: Ben de Samiye Hanım’a duygu ve düşüncelerini paylaştığı için teşekkürlerimi sunarım. Üniversite konusu ile ilgili Turhan Bey cevap verecek.

Yönetim Kurulu Üyemiz Turhan Şahin: Bütün camiama sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Üniversitemiz geçen sene açıldı. Açılışta 5 fakülte, 12 programla eğitim öğretim görevine başladı. 362 öğrencimiz vardı. Bu şu demek. YÖK’ün bize tahsis etmiş olduğu kontenjanın %46 dolulukla eğitimimizi sürdürüyoruz. Bu sene ise bu oran 1726 talebeye ulaştı. Halen yurtdışından kayıtlarımız devam etmekte. Geçen sene 362 talebemizin 2 tanesi yurt dışından gelmiş yabancı öğrenci idi bu sene bu rakam 112’ye ulaştı. Bu sayede üniversitemiz giderek uluslararası bir üniversite olmak durumunda. Bu vesile ile üniversitemize maddi ve manevi katkılarda bulunan Medicana Grubu’na da çok çok teşekkür ediyorum. Yanımızda olan Yönetim Kurulu Başkanımız Ali Koç’a teşekkür ediyorum. Üniversite kurulmasında büyük emekleri olan geçmişteki başkanımız Aziz Yıldırım’a teşekkür ediyorum. Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Sayın Vefa Küçük’e teşekkür ediyorum. Üniversitemiz çok iyi yolda. Bütün camiamızın genç çocuklarına ve Türkiye’nin üniversite çağındaki gençlerimize şunu söylemek istiyorum; Üniversitemiz gerçekten çok iyi bir eğitim seviyesine ulaşmış, çok iyi eğitim kadrosu var ve önümüzdeki dönemlerde tercihinizi Fenerbahçe Üniversitesi’ne yapmanızı sağlıklı buluyorum.

Başkanımız Ali Koç: Ben de yeri gelmişken Sayın Hüseyin Bozkurt’a ve Medicana Grubu’na çok çok teşekkür ediyorum. Üniversite uzun bir yolculuktu. Sabır ister, ilk başta ciddi yatırımlar ister. Demin de ifade edildiği gibi 300’lü öğrencilerden bir yılda, şuan 1726 öğrencimiz var. Diğer bir deyişle %45 doluluktan % 96.3’e gelmek, 2 yabancı öğrenciden 100’ün üzerine öğrenciye çıkmak büyük bir başarı. Şahsen bu kadarını beklemiyordum. Bu kadar büyümeyi, kapasite doluyor. Kampüsümüz de gayet güzel. Fenerbahçe Üniversitesi genç bir üniversite, hedefleri olan ve bu hedefler doğrultusunda ilerleyen bir üniversite. Doğru bir iş birliği yaptığımızı şu an itibariyle görüyorum. Samiye Hanım’a ben de Simla Hanım’ın katkılarını gördüğü için, değindiği için teşekkür ediyorum. Her bir yöneticimiz kendi alanında elinden geleni yapıyor. Gösteriş meraklısı bir yönetim değiliz. O yüzden zaman zaman yapılanlar göz ardı edilebiliyor. Voleybolda başarılarımız devam ediyor. Başarının arkasında büyük bir emek ve takım ruhu var. Sadece takım oluşturmak değil; sponsor bulmak da çok çok önemli. Sorumluluk alanınızda olan konularla ilgili aynı zamanda gelir yaratmakta çok değerli. Emre Belözoğlu çok güzel işler yaptı. Burhan Bey biraz evvel gösterdi. Futbol takımı bazında maliyetlerin ne kadar düştüğünü. Şunu da hatırlatmak istiyorum. Bu maliyet düşüşü aynı zamanda kurların da tam tersi istikamette hareket ettiği ortamda biz bunları yakaladık. İnşallah devam edeceğiz. Yapacağımız yeniden yapılandırma kapsamında çok daha fazla küçülmemiz gerektiğini de hatırlamak istiyorum. Samiye Hanım’a güzel sözleri için teşekkür ediyorum. Önemli olan bizlerin ne yaptığı değil, önemli olan Fenerbahçe’nin tarih boyunca sergilemiş olduğu duruşu sergilemesi; başarılar imza atması, şampiyonluklar yaşaması ve bu ülkenin en önemli bir kurumu, Sivil Toplum Kuruluşu olarak, bir spor kulübü olarak hayatına devam etmesidir.

Atilla Öztürk: Sayın Başkanım, daha önceki bir mesajımda pandemi sürecinde maçların seyircisiz veya 1/3, 1/4 oranında seyircili olarak oynanabileceği varsayımında bulunmuştum ve durum için TFF tarafından bir karar alındı ve uygulamaya geçiliyor. Önerim; Federasyonları karar alırsa, basketbol ve voleybol maçları içinde geçerli olabilir. Kendi sahamızda seyircili oynayabilecek futbol müsabakaları için önerim; Yüksek Divan Kurulu üyeleri arasından isteyenlerin her karşılaşmayı bir ‘’ bedel ‘’ karşılığı ‘’davetiye‘’ ile maçı özel bir konumda, tribünde izlemelerinin sağlanmasıdır. YDK üyesi için “anı‘’ değeri de olacaktır, yaşanan bu özel günlerde. Bu davetiye bedellerinin normal maç bedellerinden farklı örneğin 500-750 TL ve derbi maçları bunun 2 katı olabilir. Böyle bir uygulama ile YDK üyelerinin Kulübümüze anlamlı bir katkı sağlamasına da, olanak verileceğine inanıyorum. Sayın Başkanım önerimi bilginize sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Başkanımız Ali Koç: Atilla bey teşekkür ederim.

Yönetim Kurulu Üyemiz Mustafa Kemal Danabaş: Bildiğiniz gibi pandemi öncesi YDK üyelerimize stadımızın maraton alt tribünde ve Fenerium alt tribünde birer blok ayırmak üzere kombine satışı yapıyorduk. Ayrıca maç başı biletlerde yine YDK üyelerimize öncelik sağlıyorduk. Bugünden itibaren Türkiye genelinde statların belirli oranda seyirciye açılması durumunda yine belirlenecek oranda bilet satışlarında YDK üyelerimize bir öncelik vermeyi planlıyoruz. Bilet fiyatlandırmasına gelince, belirli kriterler göz önüne alınarak, tüm üyelerimize, YDK üyelerine, tüm taraftarlarımıza dokunacak adil ve etkin bir fiyatlama politikası izleme gayreti içinde olacağız. Değerli YDK üyemize görüşleri ve önerileri içi teşekkür ediyorum.

Başkanımız Ali Koç: Ben bir ekleme yapmak istiyorum. Bildiğiniz gibi Türkiye’de çok modern stat var. Neredeyse hiç maç oynanmayan modern statlar da dahil olmak üzere ama bunların tohumunun atıldığı yer bizim stadımızdır. Kendi imkanlarımızla, her zaman dediğim gibi kelle koltukta, o zamanın ekonomik şartlarına rağmen, faizlerin çok yüksek olduğu, ekonominin inişli çıkışlı dönemlerinde insanların kredi çekip 3-5 yıllık kombine alarak bu stat yapılmıştı. Şimdi modern statlar her yerde. Locaları olan statlar her yerde. Biz o dönem locaları kısıtlı tuttuk. Bütün stadın etrafına loca yapmadık. Keşke yapsaydık. Bizden sonraki statlar locaları yaptılar. Dolayısıyla bizim loca sayımız büyük rakiplerimize istinaden daha sınırlı. Buna mukabil ben buradan loca sahiplerine teşekkür ediyorum. Pandeminin ne olacağı belli değil iken, mart nisan aylarında bir kısmı, bir kısmı da son dönemde ağustos aylarında biz localarımızı sezonluk sattık, sahiplerine. Çoğunluğu mevcut sahiplerine bir kısmı yeni loca sahipleri oldular. Bu aslında Fenerbahçe’yi pek çok kulüpten ayırt eden unsurlardan bir tanesi. Söz konusu Fenerbahçe ise iş adamından talebesine, sanatçısından bürokratına insanların gönlü cömert. Loca sahiplerimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Az locamız kaldı. Bu locaların da maç başına biletli olarak satıyoruz fakat şunu tekrar söylemek istiyorum. Biz yarın bütün kapasitemizi dolduracağız. 1250 civarında kapasitemiz var. İnşallah yarın hepsini dolduracağız. Burada söz konusu seyirci bilet loca derken tüm loca sahiplerimize teşekkür ediyorum. Hem yenileyenlere, hem yeni loca sahiplerine. Maçlar olsun olmasın gidelim, yarı kapasite gidelim. Hiç onları da düşünmeden kulübümüzün ihtiyacı olan bu satışları yaptıkları için. Hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Teşekkür ederken sadece loca sahipleri değil, 1907 tribünü de loca kategorisindedir. Buranın da 3/2’lik bölümü kombine sahipleri tarafından ortada hiçbir netlik yokken satılmıştır. Satın alan çok insan tanıyorum. Teşekkür ettiğim zaman, sağlık olsun. Maça gider gitmeyiz. Çorbada tuzumuz olsun, dediler. Biletlerini yenilediler. Hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Çorbada tuzum olsun ruhunu yerleşti diyoruz. Camiamız içinde genişletiyoruz. Sadece kombine için pek çok kademede görüyoruz. Bunun için ayrıca mutluyum, müteşekkiriz ve gururluyuz. Sağ olun, var olun.

İlhan İzibelli: Fenerbahçe’nin şirket borcunu anlıyorum da. 2 milyar 190 milyon liralık dernek borcunun nasıl bir faaliyet neticesinde oluştuğunu anlamıyorum. Bilginize.

Başkanımız Ali Koç: İlhan Bey teşekkür ederiz.

Başkan Yardımcımız Burhan Karaçam: İlhan Bey haklı. Öncelikle şunu söyleyeyim. 2 bin 190 içerisinde 1 milyar 550 milyonluk Futbol AŞ’nin derneğe olan borcu var.  İkinci büyük rakam 230 milyonluk Ataşehir arazisi için borcumuz var. Kalan 410 milyon da ticari ve finansal borçlar ve kamuya olan yükümlülükler. İlhan Beyi’n aldığı bu rakam Denetim Kurulu raporundan. Bir sene önceki rapordan alınmış bir rakam. Denetim Kurulumuz kendi raporunu Vergi Usul Kanunu’na göre yapıyor. Halbuki biz dernek rakamlarını Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına göre yapıyoruz. O yüzden arada bir baz farkı var. Bir oradan geliyor. İkincisi konsolide olarak yapıyoruz.  Bu sadece dernekle ilgili. Burada da Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ve Vergi Usul Kanunu arasındaki prensiplerden dolayı rakamlar kayabiliyor. Biz bir de 31 Aralık itibari ile veriyoruz. Denetim Kurulu raporu 30 Eylül itibari ile zamanlama farkı var. Dolayısıyla rakamların birbirini tutması pek mümkün değil ama ben kırılımını verdim kendisine.

Başkanımız Ali Koç: Yani bağımsız olarak rakamların tutmasından konsolide olduğu zaman AŞ ile dernek arasındaki borç elemine oluyor. Ama burada anladığım kadarıyla finansal, ticari ve AŞ olan borçlar var.

Yöneticimiz Burhan Karaçam: Esas büyük rakam, 1, 1.5 milyarlık kısmı o zaten. Futbol AŞ ile Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği arasındaki borç alacak verecek işini bu yeniden yapılandırma sürecinde bir şekilde çözmemiz, ortadan kaldırmamız gerekiyor.

Sadık Çetin: Saygıdeğer Başkanım değerli üyeler ve büyük Fenerbahçeli taraftarlarımıza selam olsun 97. yılını kutlayacağımız Cumhuriyetimizin kurucusu başkomutan Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşlarına minnetlerimizi sunarım. Göreve geldiğinden beri Başkanımız, Fenerbahçe Kulübü için elini taşın altına koymuştur, yönetemezsiniz diyenlere Başkanımız sabrı işaret ederek bugünlere gelinmiştir ve kulüp kıskanılacak şekilde hamle yapmıştır. Her zaman dile getirdiğim Ali Koç ve yönetime şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Sahne sırası sporculardadır. Fenerbahçe armasını canla başla hak ettiği yere getireceklerine inanıyorum. Beni dinlediğiniz için hürmetlerimi sunar; iyi yayınlar dilerken kulüp içinde aile ortamını sağlayan Ali Koç ve yönetimine ayrı ayrı teşekkürlerimi iletir, Sivas’tan selamlar dilerim.

Başkanımız Ali Koç: Sadık Bey’e de bizden sevgi ve selamlar. İnşallah Sivas deplasmanında tanışabiliriz. Teşekkür ediyorum. Hamleler yaptık. Sadece futbolda değil pek çok alanda hamle yaptık. Önemli olan transfer yapmak değil, takım olabilmek. Şu geldiğimiz yeni sezonun başında gerek futbolda gerek diğer branşlarda takım olma yolunda çok hızlı ilerliyoruz. Şöyle bir intiba yaratılıyor; yönetim yapacağını yaptı, başarı olmazsa hocanın sorumluluğudur, futbolcunundur… Öyle bir şey yok. Başarı varsa hepimizindir. Başarısızlık varsa yönetimin, başarı varsa hepimizin. Şöyle ki transfer yapmakla iş bitmiyor. O oyuncuların başarılı olacağı ortamı, iklimi de sağlamak lazım. Buradaki en önemli 3 ayak hocamız, Sportif Direktörümüz ve Takım Menajerimiz. Yani Emre Belözoğlu’yla Volkan Ballı. Samandıra’daki yaratılan hava, aile ortamı olabilmesi, yönetimin ödemelerin mümkün olduğunca zamanında yapılabilmesi ve herkesin birbirinden güç alabilmesi. Şimdiki en önemli arzumuz, amacımız sporcularımızın –sadece futbolda değil, her alanda- başarılı olacakları iklimi yönetim olarak sağlayabilmemiz lazım. Buradaki en büyük unsurlardan biri de aile olmak, birlik beraberlik içinde olmak, aynı şarkıyı söylemek, aynı hedefe odaklanabilmek.

Vahe Tanilyan: Sayın Başkan, öncelikle iyi günler dilerim. Şimdiye kadarki online toplantılarda çeşitli sorular sormuştum. Bugün ise takdirlerimi belirtmek isterim. Mali yapılandırmadaki siz ve arkadaşlarınızın çabalarını tebrik ve takdir etmemek elde değildir. Zaten bunun sonucunu da geçmiş transfer döneminde görmüş olduk. Transfer dönemi biter bitmez  (KAP)’a sunulan kapsamlı mali rapor kulübümüzün nasıl bir disiplin içinde ve ehil ellerde yönetildiğinin bir kanıtıdır. İnşallah tüm bu çabaların olumlu sonuçlarını mayıs ayında görürüz. Bu bağlamda siz ve yönetim kurulundaki arkadaşlarınızı tebrik eder ve verimli çalışmalarınızın devamını dilerim. Saygılarımla…

Başkanımız Ali Koç: Biz de çok teşekkür ederiz. İyi yoldayız, daha yapacak çok işimiz var. Sizlerin bu desteği, duygu ve düşünceleri bizi motive eden en önemli unsurdur. Sağ olun, var olun.

Kamil Şükrü Düzgüner: Fenerbahçe Spor Kulübü derneğine üye olmak her Fenerbahçeliye nasip olmaz. Hele 25 yılını doldurarak Yüksek Divan Kurulu’na erişmek büyük bir mutluluktur. 25 yılını dolduran üyelere altın rozet verilir. 40 yılını doldurmak başka mutluluktur. Fenerbahçe üyeliğinde 50 yılını dolduran üyeler 70’li yaşlara gelmektedirler. 50. yılından sonra 60 yılına değil her 5 yılda yani (55- 60- 65) plaket verilmesini takdirlerinize arz ederim. 65 yılını dolduran ve çok olmayan üyelere çok sevdikleri kulüplerinin maçlarını statta seyretmeleri için serbest giriş kartları verilerek onurlandırmanız takdirlerimiz olur.

Başkanımız Ali Koç: Kamil Bey teşekkür ediyorum. 70 yıl. Söylemesi kolay. İnşallah bizlere de 74 olmasa da buna yakın bir süre nasip olur. Kendisine teşekkür ediyorum. Bu konuyu Vefa Bey cevaplayacak. Bu 65 yılını dolduran maçları statta seyretme olayını not alalım lütfen. Bu imkanı sağlayabiliyorsak –tabii bunun için normalleşme olması gerekiyor- muhakkak değerlendirelim.

YDK Başkanımız Vefa Küçük: Aslında mümkün. Divan Kurulu’nun hem de Yönetim Kurulumuzun takdirine bağlı. Sizin konuşmanızın arasında da geçti. Üyelerimizin, bilhassa eski üyelerimizin, Yüksek Divan Kurulu üyelerimizin sicildeki adresleri ve telefonları maalesef güncellenmediği için normalde 40 yıl ve 60 yıl arası süredeki üyelerimize plaketler veriliyor. Misal olarak o dönem hazırladığımız plaket sayısı 50 ise ancak 20 üyemiz Divan Kuruluna iştirak edip plaketlerini alabiliyorlar. Gelmeyen ve almayan üyelerimizin plaketleri Kulübümüz arşivinde depolanmaktadır. Bugüne kadar hazır edildiği halde alınmayan plaket sayısı 200’ü geçmiş bulunmaktadır. 50 yıldan önce 25 yıldan sonra da 5’er yıl devam edebilir. Bu tamamen bir tercih.  74 yılını doldurmuş Şükrü bey gibi üyelerimizin arzularını yerine getirmemiz lazım. Bu görüşe katılıyorum. 5’er yıl bu plaketlerin verilmesi lazım. En azından gelecek seneden itibaren böyle olmasında yarar var. Bu görüşe katılıyorum.

Başkanımız Ali Koç: Vefa Bey teşekkür ediyorum. Biz de aynı şekilde bu öneriye katılıyoruz. İnşallah gelecek sene hayata geçirebiliriz.

Güngör Adak: 1-Üye aidatı 500 (beş yüz) TL yükseltilsin ve mümkünse kredi kartı ile 10 taksitte ödenebilsin. 2-Kulubümüzün pek çok dalda başarılı isimleri unutulmuş veya unutulmakta. Özellikle atletizm dalında hemen aklıma gelen birkaçını saymak istiyorum; Ruhi Sarıalp, Doğan Acarbay, Ekrem Koçak, Osman Çoşgül, Erdal Akkan gibi… Diğer dallarda: Boncuk Ömer, Reşat Erte, Ergun Öztuna futbol gibi… Bunlar derlenerek stat veya müze içinde bir veya birkaç pano üzerinde derli toplu anılır ve yaşatılır. 3-Bir de efsane takımımız var:  Cihat,  Murat,  Ahmet,  Selahattin, Samim, Müjdat, Fikret (Küçük), Erol, Suphi, Lefter, Halit. 1950’li yılların bu  efsane  takımına da  özel  bir  yer  verilmeli. Durumu yüksek heyetinize önerir saygılarımı sunarım.

Başkanımız Ali Koç: Güngör Bey’e çok teşekkür ediyorum. Önerileriyle ilgili Sevil Hanım’dan rica ediyorum, Müze Kuruluyla, yetkili çalışanlarımızla bu konuyu değerlendirelim, bir karar verelim. Olumlu, olumsuz bu kararımızı da Güngör Bey’e iletelim.

Ferruh Manav: Kulübümüzün tüzük ile belirlenmiş “Kulübün Amaç ve Faaliyetleri” başlığı altındaki 3. maddesinde üyelerin Kulübün tesis ve faaliyetlerinden yararlandırılması açıkça belirlenmiştir. Hal böyleyken yönetim kurulumuz, pandemiyi bahane ederek bugüne kadar lokalimizi kapalı tutmuş, sporcu ve üyeler bu kullanımdan mahrum bırakılmıştır. Pandemiden önce de kulüp yönetimince tadilat yapılması bahanesi ile bazı üyelerinin kullandığı lokal kapatılarak hiçbir işlem yapılmadan bir ay sonra tekrar hizmete açılması da oldukça manidardır. 1959 tarihinden beri hizmet veren lokalimizin her türlü tedbirin alınarak kulüp yönetimince açılması için gereğini bilgilerinize arz ederim. Açılmadığı takdirde her türlü yasal yollara müracaat edeceğimi bildirir saygılarımı sunarım. Kulübümüzün 3. maddesinde açıklanan “Kulübün Amaç ve Faaliyetleri”nin yerine getirilmediğinin takibi 44. madde ile güçlendirilip görev denetleme kuruluna verilmiştir. Bugüne kadar bu konu ile ilgili bir araştırma yapıldığına da rastlamadım. Dolayısıyla bu hususa denetleme kurulu raporunda yer verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, Denetleme Kurulu’na tüzüğün 44. maddesi ile verilmiş olan bu görevi tüzük hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi teklifimi de kurula arz ediyorum.

Başkanımız Ali Koç: Ferruh Bey teşekkür ederiz. Dereağzı’yla ilgili Burak Bey gerekli cevapları verdi. Ben şahsen Ferruh Bey’e bir çift laf etmek istiyorum. Seçilmeden önce de görüş ayrılıklarımız vardı, seçildikten sonra da. Olabilir. Herkesin görüşüne saygı duyarım. Birkaç ay önce beni aradınız, ‘mahkemeye vereceğim’ dediniz. Ben de ‘verin’ dedim. Hala vermemişsiniz, vermeyi düşünüyormuşsunuz. Bu kadar işimizin arasında küçük bir zümrenin belli bir yeri kullanamıyor diye bizi mahkemeye verecekseniz sizden rica ediyorum verin. Bunu verirken de ben son yıllarda Fenerbahçe için ne katkı sağladım, neler yaptım, onu da bir sorgulayın. Kulübümüzü ayakta tutabilmek için nelerle uğraşıyoruz, olağanüstü bir süreçten geçerken bu konuda kesin olarak hemfikir değiliz. ‘Sizi mahkemeye vereceğim’ dediniz, ‘lütfen verin’ dedim. Birkaç ay sonra bugün bir daha diyorsunuz. Tekrar söylüyorum, ‘lütfen verin’. Görüşlerinize saygılıyım, katılmıyorum. Olağanüstü bir durumdan geçiyoruz. Yönetim olarak tercihimiz budur. Dolayısıyla sizin de bir kongre üyesi olarak her türü hakkınız vardır. Bu hakkınızı kullanmanız için sizden özellikle ricada bulunuyorum.

Raşit Hilmi Hoşkan: Sayın Başkanım, öncelikle bize böyle imkan verdiğiniz için teşekkür ederiz. Sizi göreve başladıktan 8 ay sonra en sert şekilde, hatta sizin deyiminizle ‘eldivensiz şekilde’ eleştiren bir kişi olarak bugünü özetlemek istiyorum:

Dünya bu günlerde pandeminin ikinci dalgasına girme durumunda, tabii ki biz de bundan nasibimizi alacağız. Ülkemiz de ayrıca ekonomik olarak negatif bir durum seyrediyor. İşte bu durumda siz futbol, basketbol, voleybol da takımlarımızı yenilediniz, büyük bir riske ve maliyete imza attınız. Aynı durumda sponsorları bünyemizde tuttunuz, borç ödemelerinde TL cinsinden yapılandırma ve yeni uzun vadeli kredi buldunuz. Bunlar bizlerin gördüğü buz dağının üstü, kim bilir alt tarafında neler yaptınız. Ödemelerde de hiç bir aksaklığa neden olmadan, Fenerbahçemizi diğer kulüp taraftarlarının kıskanacağı bir düzeye getirdiniz, bu yüzden size teşekkürü kendi adıma bir borç bildiğim için bunları yazıyorum. Bunlara ek olarak, iletişim, şeffaflık ve idari olarak seçim arifesinde bizlere söz verdiğiniz düzeye getirme çabalarında olduğunuzu çok net bir gözle görmekten de mutluluk duymaktayım. Her şey için tekrar teşekkürlerimi sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Saygılarımla…

Başkanımız Ali Koç: Hilmi Beye de teşekkür ediyorum. Hilmi Bey benim görevde bulunduğum süre zarfında zaman zaman görüştüğüm üyelerimizden biri. Kendisi her zaman açık ve net bir şekilde artıyı da eksiyi de, olumluyu da olumsuzu da söyler. Burada önemli olan samimiyetidir, niyetidir. Hiçbir zaman da niyetini sorgulamamışımdır. Evet, en sıkıntılı dönemlerde en ağır eleştirileri yapmıştır kendisi. Niyet her zaman Fenerbahçe’nin iyiliği için olmuştur. Yararlandığımız, katıldığımız, ayrıştığımız görüşleri olmuştur ama zaten sağlıklı bir dernek yapısı da bu şekilde olur; kongre üyeleriyle çift taraflı iletişim üzerine. Sabrına, düşüncelerine teşekkür ediyorum. Destek verdiği için teşekkür ediyorum. Sıkıntılı dönemlerden geçtik. Artık ufak ufak doğru işler su üstüne çıkmaya başladı. Önemli olan sportif başarı. O da gelirse bütün bu çabalarımız, eforlarımız, kulübümüzü yeniden yapılandırma, mali konularda attığımız adımlar hepsi taçlanmış olacaktır. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.

Tamer Ertuğrul: Saygıdeğer Başkanlarım, Değerli Kurullar ve Fenerbahçeli kardeşlerim… Sözlerime başlarken, sizlere muhabbet ve saygılarımı sunuyorum. Hatırlanacağı üzere, gerçekleştiği andan bu yana aklımızdan bir türlü çıkmayan ve de zaten unutulmaması gereken ve de unutulmayan, takımımızın kurşunlanması olayı geçen uzun süreye rağmen bir türlü açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu saldırının esasında yüce Atamızın değerleri ve Cumhuriyetimizle özdeşleşmiş bulunan Kulübümüz hedef alınarak Cumhuriyetimize yapıldığı inancındayım. Bugüne kadar aydınlatılamama nedenini ise anlayabilmiş değilim. Anlayabildiğim ise bazı odaklar tarafından bu menfur olayın üstünün örtülmek istendiği kanaatinin ister istemez oluştuğu yönündedir. Hatırlayacağınız üzere olay gerçekleştiğinde Trabzon Valisi koskoca kurşun deliğini ve yaralanan sürücüyü görmezden gelerek, bazı kendini bilmezlerin otobüse attığı birkaç taş olarak basite indirgeyerek değerlendirmişti maalesef. Sevgili Başkanımın olayı aydınlatma gayret ve çabalarına inanıyorum. Ancak olayın bulunduğu aşama hakkında bilgilendirme çok makbule geçecektir.

Bu bağlamda, futbol takımımızın yeniden oluşturulması konusunda önümüze çekilen tüm engelleri adeta parçalayarak başarıya ulaşılmasında, başta Başkanımız olmak üzere tüm emeği geçenlere duygularımızı ifadede sadece teşekkür sözcüğüne sığınabiliyoruz, sağ olun var olun. Ancak takımımızın bu günden şampiyon ilan edilmesi tuzağına da düşmemek ve bunun takım üzerinde yaratacağı baskıyı gidermek için de gerekli motivasyon göz ardı edilmemelidir.

Esasen kulübümüzün içinde bulunduğu malum finans yapısının düzlüğe çıkarılarak gerekli parametrelere kavuşturulması bağlamında, verilen mücadelenin en az şampiyonluklar kadar değerli olduğu unutulmamalıdır. Çünkü düze çıkmış, güçlü mali yapıya sahip bir Fenerbahçe’yi kimse ne yıkabilir ve ne de tutabilir. Bu konuda her türlü özverili çalışmayı yürütmekte olan Başkanımıza ve Yönetimimize destek olmak bizim için bir borçtur.

Bu arada geçmişte kulübümüze yarattığı sıkıntılar nedeni ile maddi olanaklar sunarak yaşanmışlığı örteceğini sananlar ile ilişkilerde dikkatli davranılması hususunda naçizane kanaatimi de belirtmekte fayda buluyorum. Sevgi ve saygılar sunarım.

Başkanımız Ali Koç: Tamer Bey ben de teşekkür ediyorum. Cevap vermeden önce otobüsümüze yapılan saldırıyla ilgili öncelikle Fethi beyin son durumu iletmesini rica ediyorum.

Yöneticimiz Fethi Pekin: Sayın Ertuğrul’a bu konuyu gündeme getirdiği için ben de teşekkür ediyorum. Bu, kanayan bir yara. 5,5 yılı bulmuş bir eylem sonrasında Kulübümüzün yaptığı başvuru üzerine Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılmış ancak o gün sosyal medyada bu eylemle ilgili paylaşımlarda bulunan şahıslar için yakın bir tarihte, 4 Ağustos 2020 tarihinde delil yetersizliğinden kovuşturmaya gerek olmadığına dair karar verilmiştir. Soruşturmanın faillerinin bulunması yönünde devam etmesine dair karar verilmiştir. Biz de bu karara karşın 19 Ağustos 2020 tarihinde gerekli itirazımızı yaptık. 5,5 yılı bulan, faillerin bir türlü bulunamadığı suikast girişimine, kafilemizin canına kıyma girişiminin artık bir şekilde faillerinin bulunmasını, tespit edilmesini ve en ağır şekilde cezalandırılmasını diliyoruz. Bunun takipçisiyiz.

Başkanımız Ali Koç: Ben de bu konuyla ilgili birkaç görüş paylaşmak istiyorum. Çok açık ve net olacağım. Bu sadece Fenerbahçe Spor Kulübü’nün futbol takımına yapılmış bir saldırı değildir. Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yapılmış bir saldırıdır, Türk sporuna, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırıyı yapanlar emellerine, hedeflerine ulaşsalardı, Türkiye’nin en önemli kurumlarından biri olan Fenerbahçe Spor Kulübü’nün futbol takımının otobüsünü kurşunlayıp orada can kayıpları olsaydı yine mi bu şekilde davranılacaktı? Yine mi bu konu açıklığa kavuşmayacaktı? Bu konu dünya çapında haber olacaktı. Bu konunun bu şekilde sürüncemede kalması devletimizin ayıbıdır. İstense bu konun dibine inilir. Bizim düşüncemiz budur. Her bir Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarı bu şekilde düşünmektedir ve rahatsızdır. 5,5 sene geçmiştir ve bir arpa boyu yol alınamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuvvetlidir, kudretlidir, her türlü imkana sahiptir ve bunu bulacak her türlü imkanı da vardır. Bunun aydınlatılmaması sadece bize yapılan haksızlık, ayıp değil bu Cumhuriyete yapılan en büyük ayıplardan biridir. Yetkililerden, ilgililerden, imkanı olanlardan rica ediyoruz; bu konu en kısa zamanda aydınlatılmalı. Aydınlatılmaması da hepimiz açısından son derece ayıp ve garip bir durumdur.

‘Şampiyon ilan edilmesi tuzağına düşmeyin.’ Biraz sonra konuşacağım görüşlerin içinde bu da vardı. Tamer Bey’e buna değindiği için teşekkür ediyorum. Size tamamen katılıyorum. Fenerbahçe sezon öncesi hep şampiyon ilan edilir, şampiyon yapılacaktır denir. Bu sezon da yine onu yaşıyoruz. Aynı film, aynı senaryo, aynı aktörler. İşin kötü tarafı, kendi içimizden, camiamızın mensuplarının, ileri gelenlerinin ‘Fenerbahçe kesin şampiyon olacaktır’ tarzı konuşmaları bize zarar vermektedir. Ne transfer yapmakla şampiyon olunuyor ne de ilk 5 maçtaki başarılı sonuçlarla şampiyon olunuyor. Şampiyonluk uzun yolculuktur. Hele bu sene takvim 1 ay daha kısa, 6 maç daha fazla, üstüne bir de pandemi var. Her gün değişik kulüplerden üzücü haberler geliyor. Köprünün altından daha çok su akacak. Özellikle şimdiden bizim şampiyon ilan edilmemizin altında yatan niyetler samimi niyetler değildir. Bizim dışımızda, bilhassa medyada söylenenler. Bir de sıkılmadan, utanmadan Fenerbahçe federasyonu, Fenerbahçe MHK’si vs… Her sene alıştığımız söylemlerin bu sene tekrar gündeme gelmesi… Türk futboluna neredeyse hiçbir katkısı olmayan hatta zararı olan bazı medya mensuplarının televizyonlarda böğürerek, bağırarak Fenerbahçe kayrılacak imaları yapmaları daha evvel hep görülmüş, yaşanmış konular. Bir kez daha yaşanıyor. Hepimiz bilinçli olmalıyız. Türkiye’de rekabet her sene daha fazla artıyor. Fenerbahçe bu sene iyi başlamıştır ama Fenerbahçe geçen sene 20. haftada şampiyonluğun en büyük adayıyken ligi 7. sırada bitirmiştir. Bunun bir sürü nedenleri var, detaylarına girmeyeceğim. Diri olalım, duru olalım, gözlerimizi açalım ve bu tuzaklara düşmeyelim. Tamer Bey’e aynı şekilde katılıyorum.

Zafer Duruoğlu: Sayın Başkanlarım, Yönetim Kurulu Üyeleri, Yüksek Divan Kurulu üyesi ağabeylerim, ablalarım, kardeşlerim. Öncelikle Ali beye halasının vefatından dolayı başsağlığı dilerim. Suna hanım nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun.

Bir önceki toplantımızda, benim üzerinde yaklaşık 4 yıldır çalıştığım, uğraştığım çok uzun zamanımı  verdiğim Yüksek Divan Kurulu üyesi olmaya hak kazanmış üyelerimize katılım sertifikası verilmesi konusunda göstermiş olduğu çok samimi ilgiden dolayı Ali beye tüm üyeler adına sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Bu sertifikayı Ali bey olmasaydı üyelerimiz kesinlikle alamazlardı, o yüzden kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.

Yalnız bu noktada haksız ve eşit olmayan bir durumla karşı karşıyayız. Geçen toplantıdan hatırladığım 2014 senesi öncesi YDK üyesi olmaya hak kazanmış üyelere Vefa beyin sertifika vermek istemiyor olması. Üyeler arasında sıkıntı ve eşitsizlik yaratan bu durumun ivedilikle düzeltilmesini, üyelere sertifikalarının yollanmasını rica ederken, Vefa beyden de aldığı bu kararın nedenini duymak istiyorum.

İkinci konum ise; biz üye ve YDK üyelerinin kulübümüze katkı sağlayabileceği çok konu olmasına rağmen, YDK’da veya kulüp yönetimi bünyesinde çalışma grupları oluşturulmadığından kulübümüze katkımız çok sınırlı kalmıştır. Bu konuda çok olumlu bir haberi yazın, bayramda, Yöneticimiz Sayın Sevil Zeynep Becan hanımefendiden almış olmama rağmen şu ana kadar bu konuda bir ilerleme kaydedilmediğini görmekteyim. Bu konudaki düşüncelerinizi rica ederim.

Üçüncü konum ise Dereağzı Tesisleri’nde üyelerin kulübün hizmet verdiği yegane tesisimizin (ki diğer tesislerde işletmeciler var) neden hala kapalı olduğunu, eğer bu geçici bir Covid-19  salgını önlemi ise belirtilmesini  ve salgın geçtiğinde sporculara ve üyelere bu noktada yeniden hizmet verilip verilmeyeceği konusunda bizleri aydınlatmanızı rica ediyorum.

Son sorum ise;  U19 takımımız da santrafor oynayan Muhammed Gümüşkaya’yı, yine aynı takımdaki Kaan Öztürk’ü ve A takımdaki Ömer Faruk’u yakın gelecekte, muhtemelen 2021-22 sezonunda nasıl değerlendirmeyi düşündüğünüzü duymak istiyorum.

Tüm Fenerbahçe camiasına sevgilerimi iletiyorum. 2021’de 4. yıldızı takmak ümidiyle… Saygılarımla.

Başkanımız Ali Koç: Zafer beye teşekkür ederim. Sorusunun ilk bölümünü Vefa başkanın cevaplamasını rica ediyorum.

YDK Başkanımız Vefa Küçük: Zafer Duruoğlu arkadaşımız gerçekten beyan ettiği gibi ve yazılı olarak söylediği gibi bu plaketlerin, sertifikaların verilmesinde ön ayak olmuştur. Ciddi ısrarları sonucu sonuca ulaşılmıştır. 2014 yılından itibaren verilmek istenmesi benim görüşümdür çünkü ben Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı’na 2014 yılında seçildim. Benden önce merhum Yüksel Günay bu görevi yapmaktaydı. Yüksel başkan uzun süre divan başkanlığı yapmış değerli bir Fenerbahçeli dostumuzdu. Bu vesileyle rahmetle anıyorum. Onun zamanında bu sertifikalar verilmeye başlandı. Belli bir süre inkıtaaya uğradı. Bir ara yeniden verildi ve tekrar verilme olayı iptal oldu. Plaketlerle ilgili söylediğim sertifikalarla ilgili de geçerli. Kulübümüzün Yüksel Günay zamanında Aziz Yıldırım’la müşterek imzaladığı sertifikaların çoğu halen arşivde bulunmaktadır çünkü üyelere ulaşılamamıştır. 2014 yılında benim ve şimdiki Başkanımız Ali Koç’un imzasını taşıyan sertifikalar büyük miktarda üyelerimize ulaştırılmıştır. Burada Zeynep Tugay’ın ve Üye İlişkilerindeki arkadaşlarımızın da büyük katkısı ve emeği vardır. Tercih benim değil, yönetimindir. Yeniden 2014 yılındaki üyelere bu sertifikaların verilmesi bizim Sicil Kurulu’nun ve Üye İlişkilerinin gayret göstereceği bir husustur. Benim için mahsuru yok. Siz yönetim olarak, Başkan olarak uygun görüyorsanız bu şekilde geriye dönük uygulama yapılabilir.

Başkanımız Ali Koç: Vefa Başkana ben de teşekkür ederim. Sevil hanım ve ekibinden rica edelim, arşivde olanlara bir şekilde ulaşabiliyor muyuz? Zira YDK üyelerimizin neredeyse hepsinin bir akrabası kongre üyemiz. Onlar üzerinden bir iz sürebilirsek bir bakalım. Zafer bey genelde bir soru sormaz, çoklu sorular sorar. Bunlardan bir tanesi Dereağzı Tesisleri. Onu Sayın Genel Sekreterimiz Burak bey açıkladı. Daha fazla girmiyorum. İstişare gruplarına katılıyorum. Bu göreve geldiğimizden beri geri kaldığımız noktalardan bir tanesi. Akıl akıldan üstündür. Biz buna her zaman inandık. Tüzük çalışmalarında bunu gündeme getirmek istedik ki önümüzdeki aylarda başlayacak bir çalışmamız var. Kongre üyelerimizle istişare etmek için. Haklısınız, daha aktif olabilir, daha fazla ivme kazanabilirdik. Bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor.
3 futbolcumuzun adını vermişsiniz; Muhammed Gümüşkaya, Kaan Öztürk, Ömer Faruk. Bence kişiler özelinde değil, sistem üzerine konuşmak daha faydalı olur. Fenerbahçe Spor Kulübü altyapı olarak kendi şanına, tarihine ve başarılarına yakışır bir oluşum içinde değil. Bizim dönemimiz de buna dahil. Hem tesisleşme açısından hem ürettiğimiz oyuncular açısından. Değiliz ne yazık ki. Buradaki hedef mümkün olduğu kadar genç oyuncuyu A Takıma çıkarmak, süre almalarını sağlamak sonra da ekonomik değer yaratmalarını sağlamak. Söylemesi kolay gerçekleştirmesi zor. Ama Emre Belözoğlu’nun Tahir hocanın da aylardır üstünde yaptığı çalışmalar, ilgili Yönetim Kurulu Üyelerimizin de yaptığı çalışmalar neticesinde burada bir ilerleme sağlanıyor. Bu konuda içiniz rahat olabilir. Bu bahsettiğiniz 3 oyuncu da er ya da geç ya A Takıma katılacak ya da Kulübümüze değer yaratacak oyunculardır. Bu bağlamda Fenerbahçe Spor Kulübü’nün futbol takımı bazında şunu daha çok göstermesi lazım; Fenerbahçe Spor Kulübü altyapısına giren oyuncuların kendilerini gösterdikleri takdirde A Takımda görev alabilecekleri, süre alabilecekleri. Bu konuda karnemiz ne yazık ki iyi değil. Bir veli, bir genç oyuncumuz, potansiyel oyuncu şöyle düşünüyor olabilir;  Fenerbahçe’de kaç kişi A Takıma geçti de ben geçeceğim. Olabilir, oluyorsa da haklıdır. Dönüp baktığımız zaman gördüğümüz tablo ne yazık ki bu durumu sorgulamaya vesile olmaktadır. Bu Ömer Faruk’la başladı. Amacımız mümkün olduğu kadar çok oyuncuyu A Takıma çekebilmek. U19, U17 takımlarını A Takımla aynı tesiste idman yapacak, yatacak, kalkacak, yiyecek, içecek duruma getirebilmektir. Bunlarla ilgili çok fazla bir şey söylemek istemiyorum, yaptıklarımızı konuşmayı tercih ediyorum ama bu yönde çalışmalarımız vardır. Daha gidecek çok yolumuz var. Ama inanın bizim önümüzde olanlara arayı kapayacak her türlü akla, vizyona, stratejiye ve imkana sahibiz. Bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Derviş Köksal Özbek: Muhterem hazirun, Sayın Ali Koç ve kurullarının göreve gelmesi sonrası yapılan ilk Yüksek Divan Genel Kurul Toplantısı’nda şu iki hususu belirtmiştim birincisi, donanımları itibariyle yönetim kurulunun son derecede üst düzey olduğu fakat spor yöneticiliği yanlarının henüz eksik bulunduğu idi ancak yetenek ve zekalarına güvendiğimi, bir süre geçtikten sonra bu hususta da ustalaşacaklarını ifade etmiştim. Nitekim ilk iki senelerinde futbolda sportif başarıya ulaşamadılar. Nihayet bu sezon ustaca eylemde bulundular, futbol A takımızda kaliteyi arttırdılar. İkinci husus forma sponsorluğuyla ilgiliydi, piyasalardan sponsor bulma güçlüğü vardı. Başkanımız Ali Koç’un mensup olduğu holdingin firmalarından forma sponsoru sağlamak mecburiyetinde kalacağını belirtmiştim. Sayın Ali Koç bu görüşüme sitemde bulunmuştu fakat mecburiyetinde olmak ayrı şey mecbur kalmak ayrı şeydir nitekim bütün takımlarımız meşhur firmaların isimlerini formalarında taşımaktadırlar. Sayın Başkana teşekkür ederiz. Ayrıca kulübümüzün içinde bulunduğu büyük borç yükünün zaman içinde ödenmesi hususunda da tekraren başarılar dileriz. Değerli Fenerbahçeliler, sözlerimi iki konuyu da belirtip bitireceğim. İlki üyelerin Dereağzı Tesisleri’ne girememesi hususudur. Dere ahalisinin kendi mekanları varken Kalamış Parkı kafelerinde toplanmaları görenlerin tuhafına gitmektedir. Veliler, minik sporcular Dereağzı’na girebilmekte, asli unsur üyeler girememekte ayrıca havuza girmek de yanı başındaki bahane girememektedirler. Fiziksel mesafe korunarak toplanmak mümkündür.

Başkanımız Ali Koç: Köksal Bey’e görüşleri için teşekkür ediyorum. Dereağzı için Burak Bey gerekli cevabı verdi. Veliler girip çıkıyor deniyor. Öyle bir şey olmadığını ifade etti. Dolayısıyla veliler konusunda Köksal Bey’deki bilgiler tam da gerçeği yansıtmıyor. Ama haklıdır. Burayı en kısa zamanda açabilecek konuma getirmemiz gerekmektedir. Köksal Bey’e olumlu düşünceleri ve desteği için teşekkür ederim. Köksal Bey hepimizin bildiği gibi görüşlerini en açık ve cesur bir şekilde paylaşır. Akıl akıldan üstündür. Niyet önemlidir. Konuşan bir camia olduğunuz zaman başarı da gelecektir.

Kadir Teoman Fanuscu: Birinci önerim, tüm Fenerbahçe Spor Kulübü branşlarının yüzme ve pinpon dahil Youtube kanalından yarışmaların yayınlanması. İkinci önerim Fenerbahçe’den milli takımlara seçilmiş sporcuların anne ve babalarının Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri’nden yararlandırma imkanının sağlanması. Üçüncü önerim de Fenerbahçe Sivil Toplum Örgütü için bir abide yapılması.

Yönetim Kurulu Üyemiz Sertaç Komsuoğlu: Biz bu yarışları yayınlıyoruz. Pandemi sonrası iki tane yüzme yarışımız oldu. Onlar da kendi bünyemizde yapıldı. Bunlardan biri 25-26 Temmuz’da idi. Diğeri de 19-20 Eylül’de idi. İkisini de gerek Fenerbahçe TV’de gerekse de Fenerbahçe Youtube hesabından canlı olarak yayınladık. Masa tenisi için de şube yöneticimiz söyledi. Sezon pandemi sonrasında 31 Ekim’de açılıyor. 31 Ekim’den sonra masa tenisiyle ilgili herhangi bir yarışma varsa da onları yayınlayacağız. Spor kanalları arasında bu kadar çeşitli branşa yer veren tek kanalız. Bu nedenle hiçbir amatör branşımızı atlamıyoruz. Başkanımızın ve Genel Sekreterimizin Youtube’u vurgulamanız sonrası şu anda tekrar Youtube’da Türkiye’de birinci sıradayız. Tekrar birinci sıraya çıktık. Şu anda en çok takip edilen spor kanalı olduk.

Başkanımız Ali Koç: Moralim bozuldu. Ben zaten bir numaradayız diye düşünüyordum. Her gün çıkıp konuşalım böyle. Arayı açarız.

Yönetim Kurulu Üyemiz Sertaç Komsuoğlu: Bizim Youtube üyelerimizin tamamı gerçekten olan kişiler.
Başkanımız Ali Koç: Gerçek olmayan kişiler de mi var? Ona cevabı verdik. Milli takıma seçilmiş sporcuların anne ve babalarının tesislerimizi kullanmaları konusunda ne yazık ki mevcut tüzüğümüz buna imkan veren bir düzenlemeye sahip değil. Tüzük değişikliği kapsamlı anlamda yapıldığı zaman gündeme getirilebilir. Fethi Bey’den rica ediyorum. Bunu not alsın. Artısına eksisine bakalım. Ama şu anki haliyle mümkün değil.

Rint Akyüz: Yönetim ve Yüksek Divan Kurulumuzun değerli başkanları ve değerli üyeleri, umutlarımızın yeşerdiği, mücadele eden, uzun zamandır ilk defa seyir zevki veren bir futbol, küçülen bütçesine rağmen ümit veren basketbol ve kurumsal geniş bütçeli takımlarla kora kor yarışan voleybol takımlarımızın, bu pandemi ortamına rağmen yarattığı olumlu atmosferde hepinizi sevgi, saygı ve de keyifle selamlıyorum. Başlamadan iki sene önce göreve geldiklerinde çok heyecanlandığımız, doğal olarak kendilerinden çok şey beklediğimiz başkanımız ve yönetim kurulumuz için birkaç şey söylemek istiyorum. İlk önce kimsenin tahmin etmediği bir 630 milyon avroluk borç, heba edilmiş kulüp kaynakları, ardından sadece bankalar veya alacakların değil tüm kurumların sistemli bir şekilde üstüne geldiği ve boyun eğdirmek için ellerinden geleni yaptıkları bir Fenerbahçe. Kabul etmek lazım ki bütün bunların üstüne futbol takımımızın başarısızlığı, hatta daha doğru terimle futbol takımındaki vurdumduymazlık eklenince hepimiz çok üzüldük, ümitsizliğe düştüğümüz çok zaman oldu. Bizi Fenerbahçeli ruhu, mücadele gücü ayakta tuttu. Nasıl 3 Temmuz’da teslim olmadıysak bugün de olmadık. Başkanımızın çeşitli vesilelerle açıkladığı gibi geldiğimiz noktada çok engel aşıldı, nefes alınabilecek bir noktaya gelindi. Ama en önemlisi organize baskılara boyun eğmedik, dik durduk, kulübü teslim etmedik ve sonunda, tam istediğimiz midir bilmiyorum ama arzu ettiğimiz bir noktaya geldik. Bu nedenle başta başkanımız olmak üzere yönetim kurulu üyelerine, kulüp çalışanlarına ve tüm emeği geçenlere şükranlarımı sunmak istiyorum. Benim bugün değinmek istediğim konu basketbol. Basketbol şubesinin tercihen tümüyle veya erkek basketbol takımının tek olarak (Karar yönetimin) bir anonim şirket şeklinde yapılandırılıp halka açılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Belki bunun daha önce yapmamız lazımdı, belki de şimdi tam zamanıdır, karar gene yönetimin ama Erkek basketbol takımımızın son senelerde koç Obradovic ile yaptığı çıkış, 4 sene üst üste Final Four ve Euroleague şampiyonluğu hem marka bilinirliği, hem de itibar açısından çok katkı yaptı. Gayet iyi bildiğiniz gibi Avrupa’da benzer kulüplerin yaptığı da bu zaten. Ancak genel halka açılmaların aksine burada ilave bir teklifim var; O da halka açılacak oran azami %49 olmalı ve bu %49’un %25 veya 30’unun azami %5’lik dilimler halinde ve blok olarak gerçek kişilere satılabilmesinin sağlanması ve %5 hisse sahibi olanların da yönetim kurulunda bir üyelik hakkı bulunması, dolayısıyla elini taşın altına koyup %5 hisse alanın da şubenin yönetiminde söz sahibi olması. Bu şekilde hem ciddi bir sermaye birikimi sağlanabilir hem de şubenin sürdürülebilirliği garanti altına alınabilir. Yoksa mevcut yapıda futbolun kaynaklarıyla basketbolu finanse etmek sürdürülebilir değil. Uzatmadan başarılı günler diliyorum.

Başkanımız Ali Koç: Duygu, düşünce ve önerileri için teşekkür ederim. Kalıp dışı bir yaklaşım. Yaratıcı bir yaklaşım ancak şu an Türkiye’de 4 kulübümüz de halka açık. Futbol kulüplerinin yarattığı ekonomik boyut basketbolun fersah fersah üstünde. Şirketler bile zorluk çekmektedirler. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak ilk halka arz olduğumuzda 25-30 milyon dolar civarı bir girdimiz olmuştu. Kaynak diyelim. İlerleyen dönemlerde de biraz hisse sattık. Şirket olmanın bürokratik yükü, iş yükü hele SPK mevzuatına uyum sağlamanın zorlukları aslında dönüp baktığımız zaman acaba futbol kulüpleri halka arz edilmeli miydi, edilmemeli miydi? Bunu sorgulatıyor. Dolayısıyla boyutu çok daha küçük olan basketbol ki bugün en azından bizim basketbol takımımızın eminim diğerleri için de geçerlidir çünkü biz burada daha büyük montanlarla faaliyet gösteriyoruz. Yarattığı ekonominin halka arz edilecek bir seviyesi yoktur. Karı dahi yoktur. Buna mukabil Avrupa’da halka açık hiçbir basket takımı yoktur. O yüzden yaratıcı bir formatla beraber gerçekleşmesi pek mümkün olmayan bir tekliftir. Ama görüşlerini bizimle paylaştığı için teşekkür ediyorum.

Haluk Kaynar: Benim sporla ilişkim seyircilikten ibaret. O nedenle de teknik konularda transfer, taktik, strateji gibi uzmanlık gerektirecek konularda görüş belirtecek, öneri sunacak bilgi ve birikime sahip değilim. Bununla birlikte,70 yıllık bir Fenerbahçeli, 50 yıllık bir iletişimci olarak iki meselem var. Birinci meselem, 28 şampiyonluğumuz var. Bunun karşılığı 5 yıldızdır. Yok, kabul etmiyorlar yok onaylamıyorlar falan bizi hiç ama hiç bağlamaz. O şampiyonluklar bazı kişilerin bazı kurumların izni, inayeti, lütfu ve onayı ile alınmadı. Üzerinde 28 şampiyonluğumuzun yer aldığı 5 yıldızlı formayı, sunun Fenerbahçe taraftarına, tribünlerde sokaklarda tarihi bir belge olarak dalgalansın. Sonrasını onlar düşünsün. En fazla maç formamıza koydurmazlar. Bir adım daha ileri gidelim. 5 yıldız onaylanana kadar 3 yıldızı çıkaralım formadan. Bir tek armamız yeter o şampiyonluklarımızı anlatmaya… İkinci meseleme gelince. Ali Koç hatırlar belki. 1-2 defa dile getirmiştim Kadın Futbol Şubesi isteğimi. Çok eskiden beri bunca finansal sorun arasında dahi bu küçük, hayata geçmesi çok kolay bir proje gibi gelir hep bana. Hazır, başarılı bir transfer politikası ile kar etmiş gibiyken küçük bir bölümü  sporsever ve sporcu kadınlarımız için kullanılabilir sanki. Neyimiz eksik? Topumuz var, formamız var, sahamız var. Sanki her şey yönetim kurulunun ‘haydi’  demesine kalmış. Getirin projenin başına Sevil Hanım’ı, veya Simla Hanım’ı. Hep birlikte onlara destek olalım ve gelmiş geçmiş ve gelecek milyonlarca Fenerbahçeli annemizin, eşimizin, sevgilimizin, kızımızın, gelinimizin, torunumuzun, akrabamızın dostumuzun, tanıdığımız tanımadığımız Fenerbahçeli kadının hayallerini gerçekleştirelim. Ali Koç yönetimdeki kurullarımız bu proje ile Fenerbahçe tarihine çok anlamlı tam zamanında bir sayfa açmış olacaktır. HEFORSHE’nin açtığı çağdaş yol bu proje ile taçlanacaktır. Ve son olarak ben bir iletişimci olarak bu yüce projeye bir isim önermekten kendimi alamıyorum. ‘Fenerbahçe Zübeyde Hanım Kadın Futbol Şubesi’

28 ŞAMPİYONLUĞUMUZ VAR

Başkanımız Ali Koç: Haluk Bey iki önemli konuya değindi. Bir tanesi 28 şampiyonluğumuz. Bu tarihimizde var. Kimse de bu tarihi gerçeği değiştiremez. Biraz önce de dedim. Fenerbahçe Youtube kaçınılmaz diye. Er ya da geç hangi zaman süresi içerisinde olacak bilmiyordum. Bunun için de aynısını söylüyorum. Er ya da geç hakkımızı alacağız. Çok çalışıyoruz. Belki sizlerin pek dikkatini çekmiyor ama arka planda bununla ilgili yoğun mesai var. Buna inanan arkadaşlarımız var. Bilhassa yönetimde. Yönetime girmeden önce bunun üstüne mesai harcamış arkadaşlarımız var. An itibarıyla yavaş yavaş bu konunun başkalarının dikkatini çektiğini görmek, bir rakibimizin dün veya evvelsi gün başkanının bu konuya atıfta bulunması bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu çabalarımız dikkat çekmeye başladı. Bu iş bize rastlar, bize nasip olur olmaz er ya da geç Fenerbahçe Spor Kulübü hak ettiği şampiyonlukları göğsüne takacaktır. Hiç şüpheniz olmasın. Bizim arkadaşlarımız da Haluk Bey gibi düşünüyor. 5 yıldızı takana kadar 3 yıldızı takmayalım. Enteresan bir öneri. Çarpıcı ve radikal. Bizim yönetimimizde de sizin gibi düşünen arkadaşlar var. Belki de önümüzdeki sezonun formasında sizin dediğiniz gibi olur. Haluk Bey, peki biz sezon sonu 4. yıldızı takarsak ne yapalım? Önümüzdeki sezon hiç mi takmayalım olursa? İnşallah olur. Kadın futbolu Avrupa’da önümüzdeki 10 yıl en hızlı gelişecek, gelir kaynağı sağlanabilecek futbol alanlarından biri olarak net bir şekilde ifade edilmektedir. Geçen sene Juventus’un bir maçı oldu. 47 bin kişi seyretti. Sponsorlar, kadın futboluna sponsor olmak için zaman zaman erkek futboluna göre daha iştahlı olabiliyorlar. Fenerbahçe’nin tarihine, kadının Fenerbahçe’deki yerine baktığınız zaman, Fenerbahçe’nin bütün değer ve ilkelerine baktığınız zaman, burada Orduspor ile oynadığımız maça baktığımız zaman bunun kaçınılmaz konulardan bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Finansman ve yatırım gerektirecek. Diğer alanlara göre çok büyük rakamlar olmasa da hem maddi hem de manevi bir yatırım gerektirecektir. Bu sezon olmayacak. Bizim bir tane daha dönemimiz olur mu olmaz mı bilemiyorum. Olursa şöyle bir projeyle hayata geçirilebilir. Peşinen üç yıllık sponsorları bulunup Fenerbahçe Kadın Futbol Takımı ile bir yolculuğa çıkabilecek bir fon garantilenirse olur. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kadın futbol takımı da 21. yüzyılın 20. yılında muhakkak değerlendirilmesi gereken bir unsurdur. Tercih ettiğiniz isim de enteresan bir takım adı olmuş. Fenerbahçe Zübeyde Hanım Kadın Futbol Şubesi. İnşallah o günleri görürüz.

Olağanüstü dönemden geçiyoruz. Pandemi, Mart, Nisan, Mayıs. Yeni normallere alışmaya çalıştık. Yazın bu iş biter dedik. Rahata kavuşuruz dedik. Pek çok anlamda ve alanda normale döneriz demiştik. Ne yazık ki ondan daha kötü bir konumdayız. Olağanüstü günler devam ediyor. Bir kez daha sağlık çalışanlarına, kendi hayatlarını bizim için risk eden sağlık çalışanlarına müteşekkiriz. Hayatlarını kaybeden sağlık çalışanlarına rahmet diliyoruz. Onların emekleri unutulamaz. Normale yakın hayatlarını sürdürmeye çalışırken aslında çok anormal bir dönemden geçiyoruz. Sağlık Bakanlığımıza, bu konuda emek veren herkese ayrı ayrı Fenerbahçe Spor Kulübü adına teşekkür ederiz. Arka planda diğer sektörlerde çalışanlara da teşekkür etmek istiyoruz.

KALABALIKTAN UZAK DURMAMIZ GEREKİYOR

Her hafta görüyoruz. O takımda korona var, bu takımda korona var. Euroleague’de 4 maç iptal edildi. 4 haftada 4 maç iptal edildi. Sonra kuralı değiştirdiler. Artık maçlar ertelenecek. İptal yok. Yaşadıkça bizler de ayak uydurmaya çalışıyoruz. Özellikle sporcularımıza bir çağrım var. Olağanüstü halde olduğumuzu kendi hayatınızda da uygulamanız lazım. Özel hayatlarınızda olağanüstü önlemler almanız lazım. Pek çok şeyden feragat etmeniz lazım. Sizler spor kulüplerinin yatırımlarısınız. Tabii ki sakatlık olabilir ama bunun dışındaki her türlü sağlık sorunundan uzak durmamız lazım. Pandemiyle ilgili konuda da sporcularımızın çok hassas olmalarını özellikle rica ediyorum. Gidişatımızı engellemeyebilecek, başarımızı engelleyecek unsurların başında korona belası geliyor. O yüzden sağlık çalışanlarına teşekkür ve şükranlarımızı sunarken; sporcularımıza da çok sorumlu, bilinçli davranmalarını, hem kendilerini hem ailelerini hem de kulüplerini korumaları gerektiğini, bunu yapmak için de ne yazık ki pek çok konuda feragat etmeniz gerekiyor. Kalabalıktan uzak durmanız gerekiyor. Çok şükür ki bugüne kadar dün de testlerimiz yapıldı ve tertemiz çıktık. İyi gidiyoruz. İnşallah böyle devam edebiliriz. Basketbol takımımız EuroLeague’de 17 deplasmana gidecek. Bir iki deplasman dışında tarifeli gidiyorduk ama kaldırdık. Her deplasmana özel uçakla gitmek zorundayız. Onları korumamız lazım. Çünkü en çok yurtdışı maçları olan onlar olacak. EuroLeague Kadın’da bubble dedikleri yani fanus sistemi var. Metin Bey’in çabalarıyla da fanuslardan bir tanesini Türkiye’de ev sahipliğini yapacağız. O da güzel gelişme. Seyircisiz ve fanus ortamında bir şekilde ligleri sürdürmemiz gerekiyor. O yüzden özellikle bu çağrıyı yapmak istedim.

EMRE SAKÇI’NIN BAŞARISI YÜZME TARİHİNDE BİR TÜRK SPORCUNUN ALDIĞI EN BÜYÜK BAŞARI

Emre Sakçı’yı alkışlayalım. Emre kardeşimiz şu an Macaristan’da tek başına. Orada yarışlara giriyor. Türk spor tarihinde, yüzme tarihinde bir Türk yüzücünün uluslararası arenada aldığı en büyük başarıdır. Bu başarı yani 50 metre kurbağalamada uluslararası ligde almış olduğu başarı dünya tarihinin 9. en iyi derecesidir. Bu sene için demiyorum. Dünya tarihinde yüzme konusunda ve bir Türk sporcunun almış olduğu en büyük başarıdır. Tabii ki Türkiye rekorudur. Kendisini tebrik ediyoruz. Bizi gururlandırdı. Armamızı en yükseklere taşıdı. Başarılarının devamını diliyorum.

Elektronik genel kurul. Pandemi olmasa da bizim gibi 3 bin üyeye sahip kurumların ki büyüyoruz da. Bu imkana sahip olmamız gerekiyor. Şu an şirketlerde yapılabiliyor. Seneye seçim senemiz. Benim şahsi düşüncem, COVID konusu seneye de bizleri yoracak. Şu ana kadar mali genel kurulumuzu yapamadık. Çok önemliydi. Bir sürü aktivitemizi zaten yapamıyoruz. Bundan 8-9 ay sonra seçim zamanı geldiğinde benzer bir tabloyla karşılaşacağımızı düşünürsek altyapısı hazır olan mevzuatın dernekler için de uygulanabilmesi için çaba sarf ediyoruz. Öncüsü olacağız. Dernek yapısında olan futbol kulüpleri için. Bunun üstüne çalışıyoruz. Katılımı da arttırır. Bununla beraber seçim senesine girdik. Benim en büyük hayalim Fenerbahçe’de en demokratik seçimlerin yapılmasıydı. Şu an tüzüğe onu koyamadık ama verdiğimiz sözleri tutacağız. Her bir aday ki ne kadar çok aday olursa o kadar faydalı olur. Her bir aday tesislerimiz, televizyonumuzu, radyomuzu istediği şekilde kullanabilir. Kendi görüşlerini ve ifadelerini anlatabilir. Burada hiçbir şekilde ayrım yapılmayacaktır. Bizler de kulüp imkanlarını kullanarak devam etme kararı çıkarsa aramızda kulüp imkanlarını kullanmayacağız. Olabilecek, görebileceğiniz, Fenerbahçe’ye en yakışan, en adil seçim olacağının sözünü sizlere verebilirim. Elektronik genel kurul da çok önemli.

Spor yasasıyla ilgili birkaç kelime etmek istiyorum. Bir yasa çıkarırken süreç vardır ve maddeler vardır. Bize göre iki tarafta da sıkıntı vardır. Geçenlerde Kulüpler Birliği’nde yaptığımız bir toplantıda kulüpler de rahatsızlıklarını dile getirmelerine rağmen Başkanımızın toplantıdan sonra yaptığı açıklama sanki yanlış anlaşılabilir. En azından bizim tarafımızdan bir nebze yanlış algılanabildi. Çalışılmakta olan yasa konusunda kulüpler destekliyor diye. Ben Fenerbahçe Spor Kulübü adına konuşabilirim. Ne yasanın gelişme süreci doğrudur ki 16 küsur yıldır bekleyen bir konudur bu. Doğru yapılması ve doğru kurgulanması çok önemlidir. Evet, bizlerden görüş alınmıştır. Bizlerden alınan görüşlerin ne kadarı taslağı girmiştir ya da girmemiştir bilmiyoruz. Ama bu milyonları etkileyen bir unsurdur. Bunun süreci tüm paydaşların beraber çalıştığı, kafa yorduğu, bakanlıklar, bürokratlar, dernekler, federasyonlar, hukukçular vs. vs. Bu şekilde olması gerekir. Aceleye gelmemesi gerekir. Madde olarak baktığımız zaman da bilhassa futbol tarafında sıkıntılar vardır. Bunları uluslararası federasyonlara veya konfederasyonlara kabul ettirmek zor gözüküyor. O yüzden Fenerbahçe Spor Kulübü olarak aceleye gelmeden sağlıklı bir süreç içinde, ülkemize en uyan yasayı hep beraber çıkarmamızın daha uygun olacağını söyleme ihtiyacı duyuyorum.

Dijital konular. Bizlerin yeni gelir kaynaklarına ihtiyacı var. Buradaki en büyük fırsat ve sıçrama, bir nebze de damlaya damlaya göl olur misali pek çok dijital adımdan geçmektedir. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak iki senedir, özellikle de son senede pek çok çalışmamız oldu. Bunları tek tek hayata geçirdik. Bazıları test aşamasında, bazılarını açıkladık. Bazılarını açıklayacağız. Youtube’dan beklentim çok yüksek. Geçen gün gazetelerden birinde gördüm. Alex, Emre, Volkan Demirel jübile maçı Youtube Katıl’dan 10 lira, 15 lira ne ise artık. Bu tamamen fikir. Sesli düşünüyorum. 1 milyon kişinin, 2 milyon kişinin izlediği bu imkanlar teknolojik ortamda var artık. Bunları en iyi şekilde kullanmamız lazım. Lütfen Youtube kanalımıza abone olun. Başka yerlerde ulaşamayacağınız enteresan, eğlenceli, futbolcuların başka yönlerini, sporcuların başka kişiliklerini, tarzlarını, hobilerini gösteren çok güzel çalışmalar var. Oğlumdan ve kızımdan biliyorum. Deli gibi seyrediyorlar. Zaten o jenerasyon televizyon seyretmiyor. O yüzden desteklerinizi izliyorum.

MOHİKAN GELİYOR

Mohikan geliyor. Mohikan’a alışacağız. Mohikan bizim için çok önemli. Çok uğraştık ve çok çalıştık. Dijital hamlelerimizden en önemlisi de Mohikan. Mohikan nedir diye soranlar olduğunu hissediyorum. 27 Ekim Salı akşamı Ülker Arena’da yapacağımız bir etkinlikle bunu açıklayacağız. Taraftar deneyimini, kulübünüzle olan ilişkinizi tamamen dijital sisteme taşıyan bir proje. Çok fazla detaya girmeyeyim. Niye Mohikan? Mohikan, Fenerbahçe taraftarının en önemli özelliklerini, karakterlerini yansıtan en iyi isim. Bunun için seçtik. Mücadeleci, savaşçı, kararlı, inatçı, yaratıcı, fedakar ve sadık. Bu özelliklere en çok ne yansıtır dedik ve arkadaşlar Mohikan ile geldiler. İsmi önemli de içinde ne olduğunu Salı günü paylaşacağız. Biz camiamızdan güç alıyoruz. Ancak camiamızın gücünden de gelir yaratmamız gereken unsurlar var. Bu da onlardan bir tanesi. Sizlerin bu Fenerbahçe aplikasyonunu sahiplenmeniz, sayısını arttırmanız, büyütmeniz, sizlerden alacağımız geri bildirimlerle bizim daha mükemmel hale getirmemiz ve bunun örnekleri çok yok. O yüzden iyi sahiplenirsek herkesten bir adım öne çıkarız. Basketbol takımımız sosyal medyada NBA’den sonra en çok konuşulan takımdı. 9’u NBA takımıydı, biri de bizdik. Bir evvelki seneden bahsediyorum. Mohikan geliyor. Mohikan’ı sahiplenin. Mohikan’ı sevin. Nasıl daha iyi yapabileceğimize dair geri bildirimde bulunun. Kulübümüzü dijital dünyada bambaşka bir platforma hep beraber taşıyalım.

Futbol Takımımıza gelelim… Şimdi şunu bir hatırlatmak istiyorum. Perfect Storm diye bir laf vardır, yani her şey, bütün olumsuzluklar üst üste geldiği zaman. Hepimiz biliyoruz ki kulüpler çok büyük sıkıntıda. Onun üstüne neler geldi son 1 sene içinde ona da bakmamız da fayda var. Zaten sıkıntılı mali durum üstüne bir de kur etkisi geldi. Zaten maliyetlerimizin, harcamalarımızın yüzde 70’i, 80’i yabancı para biriminden.

STOPAJ İADESİNİN NEDEN DURDUĞUNU ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUZ

1 milyon lira sponsor bulduğumuz da seviniyorduk. Şimdi 1 milyon lira oldu, 100 bin Euro. Dolayısıyla kur, bizi ciddi anlamda etkiledi. Üstüne stopaj. Stopaj neydi? Stopaj iadesi, futbol takımında, basketbolda belli kontratlarda vergi iadesiydi. Saat gibi çalışıyordu, Cumhurbaşkanımızın desteğiyle kulüplere fayda sağlayacak müthiş bir düzenlemeye imza atıldı. Ama aradan 1 sene geçmeden bu değiştirildi. Ocak ayında durdu. Ne yapıyorduk? Her ay vergi ödemimizi yaptıktan sonra 6-7 gün içinde iade alıyorduk ve bunları amatör branşlara harcıyorduk. Biraz evvel Burhan Bey size anlattı. Yeniden yapılandırmada artık kulüple yani dernekle futbol aş arasında hiçbir ilişki kalmayacak. Futbol AŞ’nin yarattığı ekonomiyle zaman zaman diğer tarafları destekliyorduk. O yüzden stopaj iadesi daha da önem kazanmaktadır. Ocak ayında durduruldu, neredeyse 1 sene olacak ama hala yerine ne konulacağı belli değil.

Bu kadar iyi çalışan bir sistemin niye durdurulduğunu anlamakta güçlük çekiyoruz ama onun amatörlerde büyük etkisi olacak. Amatörlere gelmişken şunu söyleyeyim, bundan sonra amatörler, sponsorlar, kombine bilet ki, erkek basketbol dışında fazla bir kombine bilet, loca gelirimiz yok, neredeyse hiç yok, ondan sonra stopaj iadesi çok önemli oluyor ama onun da ne olacağı belli değil. Bir de geri kalan açığı yönetimler kaynak yaratmazlarsa kendi imkanlarıyla karşılamak zorundalar. Aram Bey altyapı için mesai harcıyor, Yöneticilerimiz 250 bin – 500 bin… Liradan bahsediyorum, Euro’dan değil. Kongre üyelerimiz ellerini taşlarının altına koyuyorlar, maddi manevi, çok önemli destekler oluyorlar yeterli mi tabi ki değil ama müteşekkir olmaktan başka bir şey diyemeyiz çünkü yapıyorlar, hiçbir mecburiyetleri yokken destekliyorlar.

YAYIN KURULUŞUN İNDİRİM TALEBİNİ KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL

Futbola dönersek… Yeni vergiler geldi, sanki her şey iyi gidiyormuş gibi 20’den 40’a çıktı. Bunun üstüne pandemi etkisi geldi. Pandemi etkisi ne? İşte loca satamıyoruz. Eskisi gibi rahat satamıyoruz. Elimizde 7-8 tane locamız kaldı. Normalde hepsini satmamız lazım. Ama yine teşekkür edeceğim. Kombine satamıyoruz. Kombine bizim için çok önemli bir gelirdi. Maç bileti satamıyoruz. Böyle olunca sponsorların iştahı biraz azalıyor. Bir de yayıncı kuruluş. En büyük gelir kalemi. Orada ne alacağımız belli değil. Konu muallakta. Geçen sene indirim yapılmıştı. Bu sene onun üstüne de indirim isteniyor. Kulüplerin bunu kabul etmesi mümkün değil. Biz diyoruz ki indirim 1 senelik, bu sene normal kontrat şartlarına dönmeliyiz. Mesafe katedemiyoruz. Dolayısıyla ne alacağımızı bilmiyoruz. Söylenen rakamlar, alacağımızdan daha küçük rakamlar, bir de bunu 21’e böleceğiz. Neresinden bakarsanız bakın finansal açıdan pek çok olumsuzluklarla 2020-21 sezonuna başladık.
Burhan Bey’in de ifade ettiği gibi bir sürü oyuncu gitti, yeni oyuncu aldık. Maliyetleri düşürdük. İyi bir kadro kurduğumuzu, alternatifli bir kadro kurduğumuzu düşünüyorum. 1 ay daha kısa, 6 maç daha fazla, bir de pandemi var. Kadro alternatifinin ne kadar önemli olduğunu göreceğiz. Umutlu başladık futbolda. Diğer branşlarımızda da bence gayet umutlu başladık.

Kaynak yaratmanın önemi her geçen gün daha da çok artmaktadır. Bu süreçte ismini veremeyeceğim çok insana gidiyoruz, kapılarını çalıyoruz, vermek zor ama istemek daha zor. Sağ olsunlar insanlar bizi geri çeviremiyoruz. Dereağzı’nda altyapı için yaptıklarımız için aldığımız ayni desteğin haddi hesabı yok.

FENERBAHÇE KURAL TANIMIYOR DİYE KAKAFONİ BAŞLADI

A Takımımıza gelince ne dediler transfer yapamaz. Devre arasında transfer yapamadığımızda her şey güzeldi, hiçbir problem yoktu. Sonra limitler açıklandı, Türkiye gerçekleri ile, futbol gerçekleri ile alakası yok, o zaman da her şey normaldi, kimse demedi ki böyle limit mi olur? Ta ki biz doğru hamleleri yapıp, Bankalar Birliği’ne de teşekkür ediyorum, desteklerini alıp, pahalı futbolcularla sözleşme yenilemeyip, Vedat’ı, Jailson’u satıp, 22 milyon Euro kaynak yaratıp, onlara da teşekkür etmek istiyorum Fenerbahçe’ye yaptıkları hizmetler ve kazandırdıkları ekonomik değer için, yolları açık olsun, bizden ayrılan tüm futbolcuların yolları açık olsun, şansları bol olsun ama bu 2 oyuncuya özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bir sürü oyuncu aldık, onların mukavelelerine bakarsanız, gidenlere göre çok daha düşük meblağlar. Mukavelelerin bir kısmını performansa, başarıya bağladık. Bunları yapınca ne oldu? Yok Fenerbahçe kural tanımıyor, Yok Fenerbahçe hile yapıyor, onu yapıyor, bunu yapıyor. Böyle bir kakafoni başladı. Sağ olsunlar Kongre Üyelerimiz görüyorlar ne olduğunu, bazı medya mensupları da onlara da teşekkür ediyorum objektif yaklaştıkları için

HEP SENARYOLAR, ALGI OPERASYONLARI

Sonra MHK değişti, Fenerbahçe’nin MHK’si dendi. Fenerbahçe’nin federasyonla yaşadıkları ortada, hepiniz görüyorsunuz. 6 ay önce belki de şampiyonluğumuza mal olan transferleri yapamadık. Özellikle de sol beke ihtiyacımız vardı. O zaman hiçbir problem yok. ‘Şımarık Fenerbahçe’. Bir de öyle bir hava yaratıyorlar. Fütursuzca para harcıyor, ediyor. Fenerbahçe şeffaf değil, ne demek şeffaf değil. SPK’nın kuralları var, baremleri var, bunlara göre mecbur kaldığımız her şeyi açıklıyoruz. Mecbur kalmadığımızı açıklamıyoruz. Niye bize laf atıyorsunuz? Ama totalini sonradan açıkladık SPK’ya. Hep bizim etrafımızda dönen senaryolar, Fenerbahçe etrafında yapılan algı operasyonları. Biz işimize bakmaya çalışıyoruz, mümkün olduğu kadar konuşmamaya çalışıyoruz. Omuz omuza verdik. Bu camianın hak ettiği, özlediği başarıyı yakalamaya çalışıyoruz. Şampiyon Fenerbahçe olacak tuzağına kesinlikle düşmeyeceğiz. Özellikle kendi camiamızın mensuplarına söylüyorum, basına çıkıp Fenerbahçe şampiyon olacak gibi söylemlerde bulunmamanızı rica ediyoruz.

GENÇ, DİNAMİK, ARZULUYUZ

Genciz, nispeten tecrübe konusunda zaaflarımız olabilir, 2 yılık başkan üçüncü yılına giriyor, sıfır kilometre bir sportif direktör, daha üçüncü takımını çalıştıran bir hoca. Çok dinamiğiz, arzuluyuz, kenetlendik, birbirimizin artılarını eksilerini çok iyi biliyoruz, huzur içindeyiz, uyum içindeyiz, kimyamız uyuşuyor. Futbol için söylüyorum bunu. Basketbol ve voleybol için de söyleyebilirim. Doğru yoldayız. Biraz şans bize gülerse iyi olacağız.

Basketbol konusunda… Efsane hocamız ayrıldı. Bir kez daha ona teşekkür etmek istiyorum bize yaşattıkları ve Fenerbahçe’yi basketbolda getirdiği nokta, Fenerbahçe markasına yaptığı hizmetler için. Devam etmedi, edemedi, ailevi sebeplerle. Çok kısa süre içinde Igor Kokoskov ile anlaştık. Geldi, takımını kurdu. İyi başladık. (Euroleague’de) 2 galibiyetimiz var ama 4 galibiyetimiz de olabilirdi. Bayern Münih maçında akla ziyan bir ikinci yarı. CSKA maçında son topa kaldı.

Erkek voleybol takımımızda çoğunlukla kadroyu koruduk. Gerçek anlamda takım deseniz erkek voleybol takımına bakın. Evvelki sezon tüm kupaları aldılar, geçen sene de alacaktık pandemi önümüze geçti.
Kadın basketbol takımımız Euroleague’in en büyük adayıydı. Pandemiye takıldık. Bu sene daha düşük bir bütçeyle benzer kalitede bir takım kurduk. Bu süreç içinde gördük ki biz oyuncu maaşlarında cömert davranmışız. Onlara önlem aldık. İnşallah iyi yoldayız.

Cumhuriyet Bayramımız geliyor. 97’inci yılımızı kutlayacağız. Pandemi nedeniyle bu sene yapmayı düşündüğümüz etkinlikleri yapamayacağız ama televizyonumuzda özel bir 29 Ekim günü gerçekleştireceğiz. 10 Kasım’da geçen sene çok güzel bir etkinlik yapmıştık. Bir vapurla Dolmabahçe’ye gitmiştik, çok etkilendik. Bu sene 3-4 vapur yapacaktık ama pandemi nedeniyle orada da frene basacağız. Belki sadece kulüp çalışanlarıyla bir vapur olarak gitmeyi düşünüyoruz. Onun için de kongre üyelerimizin anlayışına sığınırız. Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşlarını şükranla, özlemle anacağız. Bizim bu konuda yolumuzun ne olduğunu herkes biliyor, yolumuza devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin 97’inci yılı kutlu olsun.

Sizlere teşekkür etmek istiyorum, kongre üyemiz olsun olmasın, niye teşekkür etmek istiyorum çünkü sıkıntılı günler yaşadık, üzüntünün, çilenin her türlüsünü gördük. Ama bu yolda ne yaptınız, sabrettiniz, inandınız, destek oldunuz, samimi eleştirilerde bulundunuz, yönetim kurulu olarak müteşekkiriz. İnşallah bu sene layık oluruz ve sizleri mutlu edebiliriz. Başta futbol olmak üzere, her zaman futbol takımına şunu söylüyorum, diğer branşlarda gelen başarılar, futbol takımında başarı gelmediği sürece hak ettiği değeri göremiyor.
Geçen sene de bunu söylediğimi hatırlıyorum sezon başlangıcında ama bu sene farklı bir ekip var, bu sene lider bir ekip var. Kendi mevkiilerinde her zaman başarılı istatistiklere sahip bir ekip var. Birbirini destekleyen, birbirine güç veren bir ekip var.

Sayın Vefa Başkan da sabrediyor, bizi dinliyor. Vefa Bey sizi özledik. Size de teşekkür ederiz bu toplantı için, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, soru soran kongre üyelerimize, bizi izleyenlere, dikkatle takip edenlere, Fenerbahçe TV’ye, Denetleme Kurulu’na da teşekkür ediyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum, sağ olun, var olun.

Okumaya devam et

Kulüp

Burhan Karaçam mali konular hakkında açıklamalarda bulundu

BUrhan Karaçam

Başkan Yardımcımız Burhan Karaçam, Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi 1907 Tribünü’nde online olarak düzenlenen Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu ) Ekim Ayı Olağan Toplantısı’nda Kulübün mali durumu hakkında bilgiler verdi.

Başkan Yardımcımız Burhan Karaçam:

“Uzun zamandır finansal konularla ilgili sizlere bilgi yansıtamamıştık. Çok önemli bir dönemden geçiyoruz hem pandemi hem pandeminin getirdiği kısıtlar hem de içinde bulunduğumuz mali durum açısından. Fakat çok önemli ve bundan sonra da devam edeceğine inandığımız olumlu gelişmeler aktaracağım. Kısa bir hatırlatma yaparak başlamak istiyorum. Sayın Ali Koç’un başkanlığında yönetime geldiğimiz zaman, Haziran 2018’de devraldığımız bilanço borç toplamı 612 milyon Euro idi. Bilançoda yer almayan oyuncu sözleşmelerinden kaynaklanan ve sözleşme tarihlerinin sonuna kadar geçerli olan bilanço dışı borçlar da 112 milyon Euro seviyelerindeydi. İkinci önemli rakamlardan bir tanesi de futbol takımımızın harcamalarıyla ilgiliydi. Bizim bu dönem içerisinde yönetim olarak yaptığımız en önemli iki hamleden bir tanesi futbol takım harcamalarını 2017-2018 sezonunda 93 milyon Euro iken bir sonraki sezon bunun 81 milyon Euro’ya inmesi, 2019-2020 sezonunda 64 ve içinde bulunduğumuz sezonda da 56 milyon Euro’ya kadar gerilemiş olmasıdır.

İkinci büyük hamlemiz de borçlarla birlikte devraldığımız önemli bir açık pozisyon sıkıntımız vardı. Yani döviz cinsinden borçlarımız, döviz cinsinden varlıklarımızla karşılaştırıldığında yaklaşık 300 milyon gibi bir açık pozisyonla karşı karşıyaydık. Özellikle kurların yükselme eğilimi gösterdiği dönemlerde çok önemli bir kur zararına neden oluyordu. Bu sene içerisinde yapmış olduğumuz bir takım önlemlerle ve hamlelerle biz bu açık pozisyonumuzu şu anda 60-70 milyon Euro mertebelerine indirdik. Ocak sonunda başlattığımız bankalarla döviz kredilerinin Türk lirasına dönüştürülmesi konusunu önemli bir bölümünü nisan ortası itibarıyla tamamlamıştık. Bu şekilde haziran ayında 612 milyon Euro olan bilanço borcumuz, ekim ayında 460 milyon Euro’ya geriledi. Burada gösterilen katkı öncelikle Başkanımız Ali Koç’un kişisel ve kurumsal maddi katkılarının yanı sıra camiamızın göstermiş olduğu önemli destek ve de yönetimimizin almış olduğu bir takım kararlar sonrasıdır. Bir ay öncesi itibarıyla kulübümüzün konsolide borcu 4 milyar 300 milyona gelmiş durumda. Bunun Futbol A.Ş. üzerinde olan miktarı 3 milyar 200 milyon. Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği yani Futbol A.Ş.’nin de çoğunluk hissedarı olan derneğimizin üzerinde de 1.1 milyar gibi bir borç miktarı bulunmakta. Bu Türkiye’deki spor kulüpleri arasındaki en yüksek borç durumu fakat diğer kulüpler konsolide rakamlarını ilan etmedikleri için size sadece burada finansal borçlarla ilgili kısmı belirtebileceğim. Finansal borçlar da 31 Ağustos 2020’de KAP’a yapılan açıklanan rakamlardan elde edilen durum şu şekilde: Futbol şirketleri olarak Fenerbahçe’nin toplam finansal borçları 2 milyar 171 milyon. Beşiktaş’ın 1 milyar 779 milyon. Galatasaray’ın 1 milyar 437 milyon ve Trabzonspor’un 958 milyon durumunda. Bizlerin bankalar konsorsiyumuyla görüşmelerimiz sürmekte. Bu borçlar bir şekilde yeniden yapılandırılacak. Şu anda onların prensipleri ve esasları görüşülüyor ama gördüğünüz gibi rakam çok yüksek. Şu an için biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak konsolide bazda zarar ediyoruz. Bu borçları geriye götürmek için bizim kar yaratmamız lazım. Aynı zamanda da dışarıdan ilave kaynaklar yaratmamız lazım. Bu da camiamızın, Fenerbahçe’yi sevenlerin, Fenerbahçe dostlarının katkılarını esirgememeleri anlamına gelir. Uzun bir süre bu şekilde devam edeceğiz. En önemli konu da sportif başarıyla bu borç geri ödemeyi bir arada denge içerisinde götürebilmektir. Ne yazık ki gelinen noktada sadece Türkiye’de değil; bütün dünyada ne kadar maddi varlığınız güçlüyse sportif başarıyı elde etmede de o kadar şanslı oluyorsunuz. Dolayısıyla bizim bundan sonraki 9-10 yıllık dönemde yapmamız gereken şey; ayağımızı yorganına göre uzatırken ve birtakım yükümlülükleri karşılama durumunda olurken sportif başarıda da Fenerbahçemizin her zaman hedeflediği şampiyonluklara ulaşabilmesi. Buradaki esas sorun mali açıdan daha yüksek bir borç ödemeyle karşı karşıya kalırsanız sportif başarı şansınız düşüyor. Daha düşük olursa sportif başarı şansınız artıyor. Bunun dengelenmesi önümüzdeki dönemde çok kritik ve hassas. Yakından takip edilmesi gereken bir durum olacak. Bizim şu anda içinde bulunduğumuz yeniden yapılanma sürecinin bazı özelliklerini sizlerle paylaştığım zaman bu durum daha kolay anlaşılacak. Biz Bankalar Birliği ile görüşmüyoruz. Biz ve kulüpler, kulüplere kredi vermiş olan, kredi açmış olan bankaların bir araya geldiği gruplarla görüşüyoruz. Buna da konsorsiyum diyoruz. Biz bu bankalarla sadece dernek olarak değil; Futbol A.Ş.’nin de tüm finansal borçlarının yapılanmasını görüşüyoruz. Bunun süresi 2 yıl, toplam 9 yıl. 2 yılı anapara ödemesiz, ilk yılı hem anapara hem büyük ihtimalle faiz ödemesiz olacak. İkinci yıl bir miktar faiz ödemesi söz konusu olabilir. Toplam 9 yıl olarak konuşuluyor. Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği’nin ve Futbol A.Ş.’nin bu yapılanma olması halinde şu anda konuşulan şartlardan bir tanesi de bu süre içerisinde ilave borçlanma yapamayacağı. Yani kendi yağıyla kavrulmak durumunda kalacağı. Dernek, Futbol A.Ş. ile yapılacak olan sözleşmeye taraf olacak ve dernekten ek teminat da istenebilecek. Çünkü bazı açık olan teminatsız krediler var. Aynı zamanda Futbol A.Ş. ile Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği birbirinden ayrışacak. Şu anda önemli sıkıntılarımızdan bir tanesi çok uzun yıllardır devam eden derneğin bütün gelirlerinin hakları, 2004 senesinde Futbol A.Ş. kurulup halka açıldığı zaman bir anlamda Futbol A.Ş.’ye devredilmiş olduğu için dernek de Futbol A.Ş.’nin gelirlerinden bir kısmını kullanmak zorunda kalmış. Bu da derneğin Futbol A.Ş.’ye karşı çok büyük bir artan borç yükü bilançosu oluşmasına neden olmuş. Şu anda 1.8 milyar gibi defterlerimizde gözüküyor. Bu işler tamamlandığı zaman zannediyorum ki 2 milyara yaklaşacak. Bu rakamın bir şekilde bu yapılanma içinde hem dernek kayıtlarından hem Futbol A.Ş. kayıtlarından bir şekilde arındırılması gerekecek. Çok önemli bir yapısal değişiklik olacak bu. Onun üzerinde çalışıyoruz. Belirli modelleri hazırladık. Bankalar konsorsiyumu bunu görüştükten sonra ve bir takım onayları aldıktan sonra bu işi uygulama aşamasına geçeceğiz.

Bu denk bütçe konusu, bizim tüzüğümüzde de var ama ne yazık ki geçmiş dönemlerde bu denk bütçe hiçbir zaman yerine tam anlamıyla getirilememiş. Dolayısıyla bu yapılanmaya girilmesi halinde dernek tüzüğüyle de paralel olan bu denk bütçe konusuna ağırlık verildiği gibi aynı zamanda denk bütçenin bağımsız denetimden de geçmesi koşulu getiriliyor. Getirilmesinde çok büyük yarar var. Bizim yönetimimiz için değil; bizden sonraki yönetimler için de yararlı.

Ayrıca takım harcama limitlerindeki yapılan tasarrufu göstermiştim. Fakat burada bizim daha da fazla tasarruf etmemiz bekleniyor. 2021-2022 sezonunda tam tanımı yapılmamış olsa da yüzde 20 gibi bir maliyet tasarrufuna girmemiz bekleniyor. Konuşulan koşullardan bir tanesi de bu. Son olarak da üçüncü yıldan itibaren bir önceki yılın yani ikinci yılın sabit gelirlerinin yani yayın gelirleri, sponsorluk gelirleri, gişe gelirleri, ticari ürün satışı gibi gelirlerin yüzde 50’si borçların geri ödemesinde kullanılacak. Biz ne kadar gelir yaratırsak yaratalım o gelirlerin en az yarısı borç geri ödemesinde kullanılacak. Bu sadece bizim seçtiğimiz şartlar. Hepsi kesinleşmediği için onları paylaşamıyoruz. Hem kulüplerin çok büyük ihtiyacı var hem de bankalarımız bu konuda gereken desteği ve anlayışı gösteriyorlar. İnşallah önümüzdeki bir ay içinde diyeceğim ama bu türlü anlaşmalar biraz daha sürme eğiliminde olurlar, bu sene içinde bu işi sonuçlandırmış oluruz. Fakat bunu sonuçlandırmamız halinde de işler bitmiş olmuyor. Çok zorlu bir dönem. Sportif başarının üzerinde de çok büyük etkisi ve ağırlığı olacak bir dönem bizleri bekliyor. Bunlara hazır olmamız lazım.”

Okumaya devam et

Kulüp

Fenerbahçe Genel Sekreterim Burak Çağlan Kızılhan’ın YDK açıklamaları

Burak Kızılhan

Koronavirüs salgını nedeniyle online gerçekleştirilen Ekim Ayı Yüksek Divan Kurulu (YDK) Olağan Toplantısı’nda Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunu okuyan Genel Sekreterimiz Burak Çağlan Kızılhan, şunları söyledi:

“Sayın Yüksek Divan Kurulu Başkanım, Sayın Başkanım, saygıdeğer Yönetim Kurulu Üyeleri, ekranları başında bizleri takip eden saygıdeğer Yüksek Divan Kurulu üyelerimiz, üyelerimiz ve taraftarlarımız hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Pandemi boyutuna ulaşıp tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sebebiyle, dünya tarihinde eşine çok sıklıkla rastlanmayan bir karantina süreci yaşadık. Karantina sürecindeki ve normalleşme sürecinin ikinci ayına denk gelen, Yüksek Divan Kurulu Olağan Toplantılarımızı ertelememek ve sizlerin fikirlerini dinleyebilmek için, toplantılarımızı online bir şekilde gerçekleştirdik.

Ülke olarak, haziran ayının başından beri normalleşme sürecinde olsak da, hem siz kıymetli üyelerimizin hem de çalışma arkadaşlarımızın sağlığını riske atmamak adına bugünkü Yüksek Divan Kurulu Olağan Toplantımızı da, mayıs ve temmuz aylarında olduğu gibi yine online bir şekilde yapma kararı aldık. Her ne kadar normalleşme sürecinde olsak bile, söz konusu sağlık olduğunda elimizden gelen her türlü önlemi almak durumunda olduğumuzu, bir kez daha vurgulamak isterim.

En büyük dileğimiz, bir sonraki toplantımızda, fiziki olarak bir araya gelip, sizlerle hasret giderebilmektir. İnşallah artık bu zor günler geride kalır ve yeniden bir araya gelme fırsatını yakalarız.

Mayıs ayındaki toplantımızda, plaket almaya hak kazanan üyelerimizin, plaket takdimini bir sonraki Yüksek Divan Kurulu Olağan Toplantısı’nda gerçekleştireceğimizi, umut ederek belirtmiştim. Bu toplantımızı da online olarak gerçekleştiriyor olmamız sebebiyle, mayıs ve temmuz aylarındaki toplantılara ek olarak, bugünkü toplantıda plaket almaya hak kazanan üyelerimize, plaketlerinin yüz yüze gerçekleşecek ilk toplantıda takdim edileceğini ifade etmek isterim.

Sportif faaliyetlerimiz ile ilgili bilgilerle faaliyetlerimize başlamak istiyorum.

Tüm branşlarımızda yeni sezona başladığımız bir dönemdeyiz. Yeni sezonumuzun, tüm sporcularımıza hayırlı olmasını diliyor, tüm branşlarımızda sakatlık yaşanmadan başarılı bir sezon temenni ediyorum.
Yönetim Kurulu olarak, sporcularımızın, Şanlı Fenerbahçe armasının olduğu her alanda, kulübümüzü en iyi şekilde temsil edecek mücadeleyi ve davranışları göstereceklerine yürekten inanıyoruz.

Futbolda, hepinizin de bildiği gibi, 2020-2021 sezonu hazırlıklarına çok zor şartlar altında başladık. 4 Ağustos 2020’de, transfer sezonunun başlamasıyla birlikte, Türkiye Futbol Federasyonu, takımlara verilen harcama limitlerini internet sitesinden duyurdu.

Fenerbahçe’miz için, 154 milyon 411 bin 381 TL olarak belirlenen limit, %15 pay ile 177 milyon TL seviyelerinde oluyor ve futbolun gerçeklerini asla yansıtmıyordu. Mevcut kadromuzun harcamalarını bile karşılayamayacak olan limitimizi, finansal adımlarımızı atarak artırdık. Bu konuda önemli bir vurguyu yapmayı da çok gerekli buluyorum.

Limitimiz, tamamen Harcama limitleri ve lisans kurulunun regülasyonlarına uygun olarak artırılmıştır. Kulübümüz, bankalarla yaptığı anlaşmalar çerçevesinde, bu yıl içerisinde ödenmesi gereken 561 Milyon TL’lik ana para ödemesini, Ekim 2021’e ötelemiş ve oyuncu satışından 23 Milyon euroluk gelir elde etmiştir.

Bununla birlikte, yapılan yeni sözleşmelerde ödenecek olan garanti ücretler düşürülerek, performansa dayalı ücretlendirme yöntemi benimsenmiştir. Bu finansal hamleler, maliyetlerimizi düşürüp, limitimizi arttırarak, yeni transferlerimizin tesciline olanak sağlamıştır.

Bu süreci, 6 Ekim 2020’de yaptığımız KAP açıklamasında şeffaf haliyle belirttik.

Açıklamamızda, 23,1 milyon euro transfer geliri; 14,6 milyon euro transfer harcaması, toplamda 8,5 milyon euro transfer karı ile kapattığımızı görebilirsiniz.

“Sevgi limit tanımaz” diyerek başladığımız transfer sezonumuzu 18 yeni oyuncu takımımıza katarak, 10’u kiralık olmak üzere 25 oyuncumuzu da takımımızdan göndererek tamamladık.

Şu durumda, teknik kadromuz dâhil tüm futbol takımı ve Fenerium personelimizin de içinde olduğu, 2020-2021 sezon sonu bütçemiz vergiler dâhil sezon sonu için 56 milyon euro şeklinde hesaplanmıştır.

Bankalar Birliği ile olan borç yapılandırmasına dair görüşmeler de sürmektedir, yakın zamanda olumlu bir sonuca varılacağı beklentisindeyiz.

Yarınki Trabzonspor karşılaşması öncesi, takımımız, ligin ilk 5 maçında 11 puan toplamayı başardı ve lige iyi bir giriş yaptı.

Temennimiz, sezonun başladığı gibi devam edip, günün sonunda şampiyonluk kupasını müzemize getirmeyi başarmaktır.

Geçtiğimiz günlerler Uluslararası Yüzme Ligi’nde 50m kurbağalamada Türkiye rekoru kırarak birinci olan sporcumuz Emre Sakçı da gururumuz oldu. Kendisini yürekten tebrik ediyorum.

Şubelerden sorumlu çalışma arkadaşlarımız, şimdi sizlere şubelerine ilişkin faaliyet raporlarını sunacaktır. Yapılan açıklamaların ardından sözlerine devam eden Genel Sekreterimiz Burak Çağlan Kızılhan şunları söyledi:

HUKUKSAL KONULAR

Kulübümüzde, ekonomik, finansal ve hukuki alanlar başta olmak üzere, birçok konuda devam eden süreçlerimiz mevcut. Zaman zaman bu süreçlerde önemli gelişmeler oluyor. Şimdi sizlere hukuksal konularla ilgili bilgiler vermek isterim.

Hukuk mücadelemizin sürdüğü en önemli konu şüphesiz 3 Temmuz’dur. Camiamız, tek yumruk olarak çok uzun süredir haklı mücadelesini, bir adım bile geri atmadan sürdürmektedir. Güneşin balçıkla sıvanamadığı gibi, atılan çamurlar da adalete yakılan ‘Fener’i söndürememiştir.

6 Kasım 2020’de, Çağlayan Adliyesi’nde, 3 Temmuz davasının duruşması görülecek. 9-20 Kasım 2020 tarihleri arasında da, Silivri’de Kumpas Davası görüşmeleri yapılacak. Bu süreçlerin de en kısa sürede karara bağlanması ve haklılığımızın yargı nezdinde bir kez daha onanmasını bekliyoruz.

Hukuksal alanda ikinci konumuz Max Kruse konusudur. Bildiğiniz üzere, 18 Haziran 2020’de, futbol takımımızın oyuncularından Max Kruse, alacaklarını tahsil edemediği gerekçesiyle, sözleşmesini tek taraflı feshederek, kulübümüzden ayrılmıştı. Biz de, oyuncumuz Max Kruse’nin FIFA’ya açtığı davaya hem savunmamızı verdik, hem de kendisine karşı bir dava açtık. Bu dava da, kulübümüzün haklarını sonuna kadar savunacağız. Kulübümüz, hukuk departmanımız başta Sayın Fethi Pekin ve Sayın Alper Pirşen önderliğinde, uluslararası alanda, birçok davada önemli başarılar elde etmiş spor hukukçuları ile süreci yürütüyor.

Dışarıda süren hukuki süreçlerimize ek olarak, kulübümüzün içinde de hukuki çalışmalarımız devam etmektedir. Bu çalışma alanlarından bir ise, kulübümüzün tüzüğü ile ilgilidir. Kulübümüzün tüzüğünün yenilenmesi, günümüz şartlarına daha uygun ve işler hale getirilmesine ilişkin, kasım ayından itibaren, kongre üyelerimiz ile bir araya geleceğimiz toplantılar organize etmeyi planlıyoruz. Bu toplantılarda yapılacak istişareler doğrultusunda, tüzük çalışmamızı tamamlayıp, üyelerimizin onayına sunmak istiyoruz.

DİGİTAL MEDYA

Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, çağın gerekliliklerine ayak uyduracak, yenilikçi bir misyonla adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu misyonumuz doğrultusunda, digital dönüşüme çok önem veriyor, kulübümüzü bu konuda en ileriye nasıl taşırız duygusuyla hareket ediyoruz.

Bu doğrultuda, ekiplerimiz dünya genelinde başarılı işlere imza atarak, bizleri gururlandırıyor. Kulübümüzün resmi sosyal medya hesaplarına ve youtube kanalımızdaki yeni projemiz olan, Youtube Katıl’a değinmek istiyorum.

Önce sosyal medya ekibimiz ile başlayayım.

Sosyal medyada, etkileşim bazında çok başarılı bir dönem geçiriyoruz.

Yeni transferlerimiz için hazırlanan videolar, twitter da toplamda 25 milyona yakın görüntüleme aldı.

Taraftarlarımızın desteğiyle, paylaşımlarımızın etkileşim istatistiklerine baktığımızda, birçok dünya kulübünü geride bıraktığımızı gözlemliyoruz.

Örneğin; ağustos ayında paylaşılan içeriklerin etkileşimlerine baktığımızda, dünya genelinde en çok etkileşim alan kulüpler sıralamasında, Barcelona’nın ardından, 8.4 milyon etkileşim rakamı ile 2. sırada yer aldık. O ay, Şampiyonalar Ligi Şampiyonu olan Bayern Münih’in yanı sıra, Arsenal, Manchester United gibi birçok Avrupa kulübünü geride bıraktık.

Eylül ayına baktığımızda da, Barcelona ve Chelsea’nin ardından 8.2 milyon etkileşim rakamı ile twitter da dünya genelinde en çok etkileşim alan spor kulüpleri sıralamasında 3. sırada yer aldık. Sosyal medyada, bu tarz etkileşim rakamları ve sıralamalar ile ülkemizin zirvesinde yer alıyoruz. Öte yandan asıl, dikkat çekmemiz gereken nokta ise, Avrupa başta olmak üzere dünya devleri ile başa baş mücadele halinde yarışıyor olmamız, Fenerbahçemiz’in büyüklüğünü bir kez daha gösteriyor.

Sosyal medya hesaplarımızın yanı sıra, Youtube kanalımıza da önemli yatırımlar yaptık. Göreve geldiğimizde 184 bin olan youtube abone sayımız, bugün itibariyle 1,6 milyon abone sayısına ulaşmış durumda.

Şubat 2019’da ilk olarak FBTV ve Youtube birbirinden tamamen ayrıştırıldı ve Youtube için ayrı içerikler oluşturmaya başlandı.

Yeni bir platform olarak Youtube’u konumlandırdık ve bu dünyanın gerçeklerine daha uygun içerikler üretmeye başladık.

Youtube projemiz kapsamında, dijital gelirlerimizi artırmak, ekstra gelir kazandırmak için, yeni bir iş modeli olan “Youtube Katıl” özelliğini aktif ettik. Bu özelliği Türkiye’de aktif eden ilk Spor Kulübü olduk.

Youtube Katıl özelliği için, doğru fiyatlandırma stratejisi planlayarak paketler oluşturduk ve hem bu paketlere üye olanlara, hem de paketlere üye olmayan abonelere özel, aktif bir şekilde çalışarak, içerikler üretmeye devam ettik.

4 hazırlık maçımızı izleme imkanının yanı sıra, bazı transferlerimizi, ilk kez youtube katıl üyesi abonelerimize duyurduk.

Youtube Katıl’da 3 ayda yaklaşık 100.000 adet üye elde ederek dünyada rekor kırdık ve Youtube tarafından örnek gösterilen ilk Spor Kulübü olduk.

Taraftarlarımıza, bizlere bu ortamlarda da verdikleri destekler için sonsuz teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Çalışma yaptığımız bir diğer konu ise, elektronik genel kurul. Elektronik genel kurul gerçekleştirme arzumuzu yerine getirebilirsek, bu konuda çok önemli bir değişim süreci başlatmış olacağız.

Böylelikle daha katılımcı, daha demokratik seçimler yapma ihtimalimiz bulunuyor ki, bu hemen hemen hepimizin çok arzu edeceği bir konudur diye düşünüyorum.

Online olarak yaptığımız yatırımlarından birisi de, online üyelik sistemini hayata geçirmek oldu. Üye İlişkileri departmanımızda gerçekleşen bu yenilikle birlikte, taraftarlarımız artık internet üzerinden üyelik başvurularını kolayca yapabilecek ve üyelik süreçlerini tamamlayarak kongre üyesi olabileceklerdir.

Gerçekleştirdiğimiz bu yenilikle, kulübümüzün üye sayısını daha hızlı bir biçimde artırabileceğimize, inanıyoruz.

Fenerbahçemizin ülkemizdeki ve dünyanın her yerindeki taraftarlarıyla da fikir alışverişi yapmayı ve bağlarımızı tazelemeyi de ihmal etmedik. Bu yılki Yurt Dışı Dernekler Toplantımız, 28 Mart 2020’de Prag’da gerçekleşmek üzere organize edilmişti. Hepimizin malumu salgın sürecinden dolayı, toplantı ertelenmek zorunda kaldı.

Dünyanın çeşitli yerlerinde Fenerbahçe sevdasını yaşatan renktaşlarımızla, yüz yüze gelememenin burukluğunu yaşıyorduk. Güçlendirdiğimiz teknolojik altyapımızın sağladığı imkanlarla 25 Eylül’de yurtdışı dernekler toplantımızı online olarak gerçekleştirdik. Yurt dışı derneklerimiz ile fikir alışverişinde bulunduk.

Pek tabii bu küresel salgın, birçok sektörde olduğu gibi; kulübümüz ve bağlı şirketlerimizde, faaliyetlerimizin azalmasına, stadyumlarda ve salonlarda, en büyük destekçimiz taraftarlarımızla ayrı düşmemize, doğal olarak da gelir kaybı yaşamamıza sebep olmuştur. Salgının ülkemizdeki seyrinden dolayı, kulüp çalışanlarımız, dönüşümlü olarak ofislerde çalışmayı sürdürmektedir. Devletimizin aldığı kararlar doğrultusunda işe dönüş tarihini birkaç defa ertelemek zorunda kaldık. Kulüp çalışanlarımız, üzerlerindeki sorumluluğun farkında olarak, nerede olduklarından bağımsız bir şekilde çalışmalarını aksatmadan, yapabilecekleri en iyi şekilde sürdürüyor. Kendilerine, gösterdikleri iş disiplini için teşekkür ederim.

Kulübümüzün yan tarafında olan, Kenan Evren Lisesi’nin arazisi içinde bazı bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. 14.10.2020, tarihi itibariyle arazinin 30 yıllık İrtifak Hakkı alınmıştır. İfraz, tevhit, terk, proje hazırlıkları gibi çalışmalar için, 1 yıl süreli ön izin sözleşmesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile imzalanmıştır. Bu işlemlerin tamamlanması ile Tapuda Resmi senet düzenlenecektir.

Bunun yanı sıra, bir başka gelişmede Topuk Yaylası tesislerimizde gerçekleşmiştir. Serkan Acar Topuk Yaylası Tesisleri’nin bulunduğu parselin plan tadilatı yapılmıştır. Onaylı İmar planı, Spor ve Konaklama Tesis Alanı iken, 19.08.2020 tarihinde onaylanan plan değişikliği ile Otel’e dönüştürülmüş, bu suretle tesise artı değer kazandırılmış hem de ilave yatırım imkanı sağlanmıştır.

Ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, Fikirtepe tesislerimizin bulunduğu arazinin kulübümüze 10 yıllık tahsisi yapılmıştır.

2020/21 SEZONU SPONSORLUKLAR

Pandeminin etkilerinin ciddi şekilde hissedildiği bir dönemde olmamıza rağmen, Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, reklam ve sponsorluk bütçemizi, geçtiğimiz sezona göre arttırabilme başarısını gösterdik. Pandeminin spor sponsorluklarına etkisinin araştırıldığı çalışmalarda, spor endüstrisinin ortalama %40 civarında daralması beklenirken, kulübümüzün sponsorluk gelirini artırmış olmasını çok önemsiyoruz.

2020/21 sezonunda Acıbadem, Pürsu, Naturelgaz, farklı bir mecra ile Nesine ve Terrazzo aramıza katılan yeni sponsorlarımız oldu.

Nesine ile Futbol A Takımımızın konç sponsorluğu, Pürsu ile kulübümüzün tüm su ihtiyaçlarının tedariği, Naturelgaz ile Fenerbahçe Beko Basketbol Takımımızın Forma Sırt Sponorluğu, Terrazzo ile de Fenerbahçe Kadın Voleybol 1. Lig takımımızın forma göğüs sponsorluğu anlaşmalarını imzaladık.

Yine bu dönemde, Acıbadem 2020/21 sezonundan başlayarak tüm şubelerimizin sağlık hizmet tedarikçisi oldu.

Futbol Şubemiz özelinde, Avis, Ülker, Tüpraş ve Aygaz ile mevcut sponsorluk sözleşmelerimizi yeniledik.

Altyapı takımlarımızın göğüs sponsorluğu için HDI Sigorta ile tekrar anlaşma sağladık.

Erkek Basketbol Şubemiz özelinde Beko ve QNB Finansbank ile devam eden sponsorluklarımıza ilave olarak Naturelgaz ile anlaşma sağladık.

Kadın Basketbol şubemizin isim sponsoru Öznur Kablo ile 2020/21 sezonu özelinde anlaşmamızı yeniledik.

Erkek Voleybol şubemizin isim sponsoru HDI Sigorta ile 2020/21 sezonunda da birlikte olduğumuzu ifade etmekten büyük mutluluk duyuyoruz.

Kadın Voleybol Takımımızın isim sponsoru Opet ve forma sırt sponsoru Corendon Airlines ile 2020/21 sezonunda sözleşmelerimizi yeniledik.

Voleybol Şubelerimizin malzeme tedarikçisi Bilcee ile mevcut sözleşmemizi 2020/21 sezonunda da yeniledik.

Kıyafet sponsorumuz Damat ile 2020/21 sezonunda da birlikteyiz.

Getir ile Zaman Sponsorluğu sözleşmemizi 2020/21 sezonunda da devam ettiriyoruz.

Gürsel Turizm ile geçtiğimiz perşembe günü Samandıra Can Bartu tesislerimizde, yeni otobüsümüzün teslim törenini gerçekleştirdik. Taraftarlarımızın oylarıyla belirlenen tasarımıyla, yeni otobüsümüzü kendilerinden teslim aldık. Uzun yıllardır kulübümüzün taşıma sponsoru olan Gürsel Turizm ile 2020/21 sezonunda, futbol ve voleybolla birlikte basketbol şubemizin karayolu ulaşım sponsorluğunu için de anlaştık.

Tüm sponsorlarımıza vermiş oldukları desteklerden dolayı teşekkür ediyor, mevcut işbirliklerimizin uzun yıllar boyu devam etmesini temenni ediyoruz.

TESİSLER HAKKINDA

Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisimizin, üyelerimizin kullanımına açılması ile ilgili Değerli üyelerimizden gelen soruları toplu olarak cevaplamak istiyorum.

Öncelikle belirtmek isterim ki, bizim için en önemli husus; sporcu, üye ve çalışanlarımızın sağlığıdır.

Sorularınızda atıfta bulunduğunuz tüzüğümüzün 3. maddesi, tesislerin üyelere kullandırılmasını belirttiği gibi, aynı zamanda üyelerimizin beden ve ruh sağlığını gözetme sorumluluğunu da bizlere veriyor.

Geride bıraktığımız dönemde, Dereağzı Tesisimiz içinde yer alan lokalin, sizlere daha yakışır bir hale getirilmesi için bir çalışma başlattık. Ancak gerekli projelendirme çalışmalarına daha fazla zaman gerektiğinden, bu sürede sizleri tesisten mahrum etmemek adına tekrar kullanıma açtık.

Geçen zaman içerisinde, hiç kimsenin beklemediği bir şekilde, tüm dünyada etkisini gösteren pandemi sebebiyle ise, 17 Mart 2020 tarihindeki ilk duyurumuzla tesisimizi kullanıma kapattık.

4 Haziran 2020 tarihindeki ikinci duyurumuzda, kamu yönetimi tarafından da ifade edildiği üzere “kontrollü normalleşme” süreci çerçevesinde, Fenerbahçe Burnu’nda yer alan Eğlence Dinlence Salonumuzu diğer adı ile Oyun Salonumuzu gerekli önlemleri alarak temmuz ayı içerisinde açacağımızı duyurduk.

Lakin, akabinde İçişleri Bakanlığının 30.05.2020 tarih ve 5856 sayılı genelgesine atfen, kağıt oyunları, okey, tavla gibi doğrudan temasa neden olacak, bulaş riskini artıracak aktivitelere ev sahipliği yapacağı gerekçesiyle, 2 Temmuz 2020 tarihinde, Oyun Salonumuzu kullanıma açamayacağımızı, üye havuzlarımızı ise 10 Temmuz 2020 tarihinde açacağımızı duyurduk.

Havuzumuz, 10 Temmuz ile 30 Eylül 2020 tarihleri arasında pandemi kuralları çerçevesinde, çok daraltılmış bir kapasiteyle hizmet verdi.

İlki 2 Haziran 2020 de yapılan ve ilgili tüm yöneticilerimizin geniş katılımıyla aylık Dereağzı Normalleşme Toplantıları ile süreci takip ediyoruz. Amacımız normalleşme yolculuğunda riskleri önceden görmek ve sürdürülebilir önlemleri hayata geçirmek, siz değerli üyelerimizin sağlığını riske atmamaktır.

Dereağzı’nda sportif faaliyetler bazında ise pandemi dolayısıyla durdurulan faaliyetlerimiz, temmuz ayı başından itibaren başlamıştır. Spor branşlarının ve lig müsabakalarının artması ile birlikte, vaka görülme sıklığı da artmış durumdadır. Bu durum, sporcu ve teknik kadroların gerek sportif müsabakalardaki gerekse de özel hayatlarındaki temaslarından kaynaklanmaktadır. Tesis içindeki teması mümkün olduğunca azaltmak gayreti ile sporcu, çalışan ve teknik kadrolarımızı bir araya getirecek aktiviteleri de engelliyoruz. Bu amaçla yemekhanemizi kısıtlı kapasite ile kullanıyor, yemeklerimizi yemekhane dışında da tüketebileceğimiz, lunch box’lar ile servis ediyoruz.

Bu kritik dönemde tesisimize veli ve üye girişi de ne yazık ki söz konusu olamıyor. Pandeminin en önemli korunma unsurlarından birinin mesafe olduğu bilinci ile kalabalığın artmasının bulaş riskini artıracağını biliyor ve bu risk unsurundan uzak durmak için gereken tüm önlemleri alıyoruz.

Amacımız bu sıkıntılı günleri, sporcu, üye, çalışan, öğrenci ailemizin tüm üyeleriyle birlikte sağlıkla atlatmak. Güzel günlerin tekrar geleceğini biliyoruz, hep birlikte olacağımız o günleri özlemle bekliyoruz. Bu zor günlerde göstermiş olduğunuz sabır, anlayış ve özveri için teşekkür ediyoruz.

Bizler, sizlerin gösterdiği iradeyle, şanlı Fenerbahçemiz’in yönetim kuruluna layık görüldük. Biz de bu teveccühün farkında olarak, kıymetlimize yakışır bir şekilde hizmet etmek ve armamızı en yükseğe taşımak için, Fenerbahçelilik değerlerini ilke edinerek çalışmaktayız. Bu yolda sizlerin birikimi, hayat tecrübeleri, bize sunulan en zengin kütüphanedir.

Sözlerime son verirken, önümüzdeki hafta kutlayacağımız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı yürekten kutluyorum. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, geçmişten günümüze bu toprakların bütünlüğü için hayatını kaybetmiş tüm şehitlerimizi de, bu vesile ile bir kez daha saygıyla anıyorum.

Bir dahaki toplantıda, her zaman olduğu gibi, yüz yüze bir araya gelmeyi umut ettiğimi bir kez daha yineleyip, güzel günlerde buluşmak dileğiyle sözlerimi sonlandırıyorum.

Okumaya devam et
Reklam

Yazarlar

Geri Sayım

Fraport-TAV Antalyaspor — Fenerbahçe

Antalya Stadyumu
Süper Lig

Süper Lig Puan Durumu

PozTakımOPuan
1616
2614
3610
468
568

Facebook

Öne Çıkanlar