Şampiyonluk yarışında son düzlüğe girilirken Sabah Spor yazarları, zirve mücadelesi veren takımların kalan maçları üzerinden yarışı yorumladı.
SORU: Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın kalan maçlarına bakarsak tablo ne olur? Kim hangi maçlarda puan kaybedebilir? Bize takım takım analiz yapar mısınız?
ALİ GÜLTİKEN: Yapılan hatalar var ve bunların olduğunu da birçok kesim dile getiriyor. Fakat genele baktığımızda tüm takımların şikâyetlerini göz önünde bulundurduğumuzda demek ki bu hatalar herkese yapılıyor. Hep dile getiriyorum, ligi yalnızca bu noktadan konuşur ve tartışır hale getirdiğinizde seviye de artık iyice farklı noktalara gidiyor. Bu tartışma da daha ne kadar ileri gidebilir, seviye nerelere ilerler bunu da zamana bırakalım.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Hep söylediğim gibi, ülkemizde benzeri olmayan bir büyük takımlar olayı var. Bu takımların maçlarında görev alan hakemler zihinsel olarak baskı altında kalıyor. Bu yüzden de büyük hatalar oluyor. Bu olumsuz futbol ikliminin ülkemizde değişme şansını hiç görmüyorum. Böyle gelmiş böyle gider.
GÜRCAN BİLGİÇ: İş komiklikten çıktı; büyük bir çirkinliğin içindeyiz. Herkes rakibini nasıl ‘lekelerim’ onun peşinde. Bu ortamı yaratanlar, bundan önce aynı dinamiklerden nemalandılar. Kupa kazandılar, galip geldiler, mağlup ettirdiler. “Her yol mubahtır” anlayışı herkese yapıştı, çünkü kime sorsanız karşı tarafı gösteriyor ve aynı silahı istiyor. Bu rekabetin bileğin gücüyle olmadığını, hakemlerin baskı altına alınıp, kararlarıyla oynanmasının icap ettiğini gördüler. Yazık ki çok yazık…
BÜLENT TİMURLENK: Spor medyasında takımlarının galibiyetinde payı olduğunu, şampiyonluk gelecekse kendilerinin desteği ile olacağını yönetime inandırmış, kendi yalanına inanmış garip bir insan topluluğu var. Bunların derdi takım sevgisi değil, gazetecilik etiği hiç değil. Hayatlarını onursuzca kazanmak da umurlarında değil. Bu yüzden sosyal medyada terör estiriyorlar. Demek ki bu şarlatanların oteli olsa es kaza deplasmana gelmiş takım otellerinde kalsa, ‘oda kahvaltısı karşılığında maçı verin’ diyecekler. Bu insanlara inanan, onların suyuna giden kulüp yöneticileri de kendi başarısızlıklarına kılıf hazırlıyor.

