Hiç eveleyip gevelemeye gerek yok. Doğruları, iyiyi nasıl yazıyorsak; eleştiriyi de yapmalıyız.
Sondan yazacağımı şimdiden yazıyorum ve bu yenilgiyi Ersun Hoca’nın ‘statik’ taktiğine bağlıyorum.
Maça üstün başlamışsınız; rakip özellikle ilk yarı kendi sahasından çıkamamış; kontrol sizde. Sabırla giderken de üstünken de geriden oyun kurmayı anlayabiliyorum. Ama ilk golü o geriden kurma inadından yemişsiniz; üstüne ikinci golü de aynı şekilde yemişsiniz. Peki, ısrarla 90 dakika aynı taktiği bozmamak kimin hatasıdır?
Tabii ki, herkes ısrarla Emre faktörünü anlatıyor, yazıyor. İyi güzel ama herhalde koskoca Fenerbahçe takımı sadece üstelik 40 yaşındaki Emre’nin oynamasına göre oyun kurmamalı. Emre yoksa Gustavo mu var? Hayır. Gustavo oyun kurucu değil çünkü. Gustavo geride duracaksa onun önünde ‘ite kaka’ oynayan Tolga değil, Jailson oynamalı. Jailson’un yerinde kim oyanamalı peki? Hocanın kenarda tuttuğu 3 stoperden herhangi birisi de olurdu mesela.
Transferler
Sol bek dışında yönetimin transfer politikasını bahane etmek bana göre biraz haksızlık olur. Elinizde 15 gündür hazır olan bir Serdar var. Hiçbir şey yapamıyorsanız, fantezi yapmak yerine hazır olan herkesi kendi mevkiinde oynatmak en basitidir. Kimsenin böyle bir bahanesi olmamalı yani.
Basit Futbol
Evet tam olarak bu olmalı Fenerbahçe’nin oyun düzeni. İlk iki hafta açık futbol oynayan ekiplere açık oynayarak futbol dersi veren Fenerbahçe takımı, 2 haftadır kapanan takımlara karşı iyi oynayıp, maç veriyor. Peki şansızlıktan mı? Hayır. Tamamen kendi bireysel hatalarımızdan. Yani ısrarla geriden top yaparak oynamak yerine elindeki hızlı kanat oyuncularından faydalanmak ve hızla sonuca daha doğru değil mi?
O sezon bu sezon
Geçen sezondan beri yazıp çiziyoruz. Fenerbahçe’nin hocasından, oyuncusuna; taraftarından, yöneticisine bu yıl herkes şunu bilmeli ki, artık hataya mahal yok. Fenerbahçe takımı öyle ya da böyle şampiyonluk için her şeyi yapmalı bu sezon. Eğer taktiksel hatalar yapmasaydık şu maçı da ter atmadan kazanacaktık ama gerçekten tam ‘kahır mektubu’ deyimine yakışır bir mağlubiyet oldu. Gerçekten boynumuz büküldü.
Toparlanamayacak bir durum var mı? Kesinlikle yok. Ama ne hoca inadının ne de bireysel hataların yaşanmaması gereken bir viraja doğru giriyoruz.
Rakipler
Kimse yanlış anlamasın ama tabii ki sezonun kalanında Fenerbahçe’nin rakibi Alanya olmayacak. Ama en hazır başladığınız ve bu kadar özgüvenli olduğunuz bir sezonda maalesef henüz vasatın üstüne çıkamayan 3 rakibinizden biriyle aynı puandasınız; diğerleriyle de 1-2 puan fark yaratabiliyorsunuz ancak.
Yine aynı noktaya geliyorum ama başta Ersun Hoca olmak üzere artık hata yapmadan hızla hedefe yürümemiz gerekiyor.
Hakem
Yazmasam olmaz belki ama ilk devredeki el pozisyonu, ikinci yarıdaki verilmeyen korner ile verilmeyen penaltı belki sonucu değiştiremezdi ama hakemlerin bildiğimiz gibi ‘Fenerbahçe düşmanlığı’ halinde devam edeceğinin göstergesidir. Bravo,tebrikler..
Maçın adamı,
Kızmayın çocuklar, hak etmediniz hiç biriniz…
Cihan Mendi

