Buyurun size Trabzon maçının özeti..
Saniye 15; Vedat Muriqi, % 150’lik golü kaçırdı.
Dakika 5; Rodriguez, % 100 kaçırdı..
Dakika 10 küsür; Tolga % 100’lük atamadı..
Sonrasında attığımız gol, yediğimiz ‘çok yalandan’ gol, direkten patlayan top. Ve ikinci yarı, sahaya her şekilde hâkim Fenerbahçe ve kaçan 3 pozisyon. Yazık oldu, gerçekten ‘fark’ atacağımız şekilde başlayan maç, şansa berabere bitti. Tabii ki Trabzon adına da şansızlık çok az da olsa vardı ve belki de böyle bir maçı puansız da kapatabilirdik.
Gerçekler
Sahamızda toplamda neredeyse 80 dakika tek kale oynadığımız bir maçı 1-1 beraberlikle tamamlıyorsak gerçekten insan hem şansızlığına dert yanıyor. Ama aynı zamanda da elbet ufak da olsa bir nedeni vardır diyor.
Ne midir? Belki de sahadaki en zayıf halka olarak görünen Tolga’nın hücumdaki bencilce davranışları ve de savunma da yaptığı korkunç hata idi. Ama o bile sahada çalışkanlığı ve iyi niyetiyle mücadele ettiyse gerçekten Fenerbahçe’miz iyi yolda demektir.
Her şeyi geçelim istatiksel olarak:
- % 68 topla oynama bizde, 32 rakipte
- 21 toplam şut bizde, 10 rakipte
- 589 başarılı pas bizde,274 onlarda ise,
Zaten söylenecek çok da bir şey yok. Koca bir nazar boncuğu ile son yılların en iyi futbollarından birini oynadık ve şansızlığımız ile beraberliğe razı geldik.
Organize ve Emeğe Bağlı Şansızlık
Dün akşamki şansızlığımızı ikiye ayırmak istiyorum. Birincisi yani emeğe bağlı olanın da, hiç hakkını yemeyelim, bir kişinin tabi ki ön planda, rakip kalecisi Uğurcan. Ne yaparsak yapalım, bu çocuğu aşamadığımız için hakkını teslim edelim. Sadece Fenerbahçe adına yazdığım için kendisini maçın adamı yapamayacağım ama tebrik ediyorum.
Gelelim organize işlere.. Bu nasıl bir ‘rakip takım’ lobisidir ki, tüm medya dünkü maçın ne kadar güzel bir futbol ile taçlandığını anlatırken, kimse Fırat Aydınus’tan falan bahsetmiyor. Bir hakemin göze batarcasına sonuca olan etkisini anlatmak için illa maçı tümünden katletmesi gerekmiyor. Yaptığı 1-2 hatayla bu kadar güzel bir futbola uygun olmayan bir sonuç ile bitiriyorsa bir maçı, 2 gün öncenin ‘organize işler’ başlığının açıklaması da çok basit olur.
Gözünün önünde olan bir korner pozisyonunu vermedin, olabilir. Ama o penaltı pozisyonunda en azından VAR’a gitmek aklına da gelmedi mi? Yoksa getirmediler mi? Sormak lazım.
Herkese göre penaltı olmayabilir, ama dikkatli bakılırsa o pozisyonda top ayaktan sekip ele gitmiyor. Ayak hareketli, yani topa yön vererek ele gidiyor. VAR’a gidilse, penaltı olur. Sonuç,rakibin bir konuşmasıyla yine hareketlendi lobi piyasası, yazık.
İdeal Fenerbahçe
Naçizane olarak, milli maç arası ve yeni transferlere göre Fenerbahçe şöyle olmalı:
Kale; banko Altay..
Defans; sağ bek- Dirar, iyileşmiş Serdar,Rami/Zanka, sol bek-iyileşmiş HAK yada Dirar
Orta saha; başlangıcında çok gereksiz bulmuştum ama galiba Ersun Hoca’nın Gustavo isteğinin nedeni Tolga’nın yetersiz, Emre’nin 90 dakikayı kaldıramayacak olmasından kaynaklıymış. Bu yüzden Gustavo oynar. Önünde alternatif çok ama öncelik Jailson ve Emre olmalı.
İleri hat için zaten diyecek çok söz yok; Moses / Deniz, Kruse, Rodriguez, Vedat.
Maçın adamları
Jailson (sahanın neresine koyarsan koy oynar)-Altay (çok ilginç ama o iki pozisyon bile yeter) – Rodriguez( gol ve çabası için )… Her maç ismini yazmak şart aslında ama dünü gol anlamında boş geçtiği için Muriqi’i yazamadık.
Bol sarı lacivert milli aralar…
Cihan Mendi

