Uzun bir aradan sonra yeniden yazı yazabilmek, sarı lacivert ruhu anlatabilmek müthiş bir şey. Bu sezon tüm camiamıza hayırlı, uğurlu ve bol sarı lacivert olur inşallah. Sosyal medyaya da yazdığım gibi oğlum Umut’un göreceği ilk şampiyonluk yılı olur inşallah.
Gazişehir maçı
Nasıl anlatsam, nereden başlasam? Bu lafları geçen sezon çok yazmıştık. Ama maalesef hep kötü anlamda idi. Şimdi bakıyoruz sezona başladığımız Gazişehir maçına, helal olsun çocuklar diyebiliyoruz, aylar sonra.
Hemen baştan yazayım, ilk penaltımız gerçekten yanlış karar. Bana göre penaltı yok. Ama adalet VAR ki, bir penaltıyı kaçırdık. Açıkçası iyi de oldu.
Birazdan maçın adamlarından bahsedeceğim, ama en önce bize gelene kadar ‘Türkiye’deki en iyi golcü’; bize gelince ‘yaşlı’ ve ‘sıradan’ olan Balkanların Sarı Kanaryası Vedat Muriq’in İbrahimovic golü inşallah sezonun habercisi olur.
Devamını da geçen seneden kalan tezahüratımız ile yapalım o zaman; ‘söylesene Ali Başkan, hakikaten bu ne biçim Fenerbahçe? ‘ J Ne biçim olduğunu izah edelim;
Emre Belözoğlu… Hani şu malum takımı tutan pek tarafsız gazetecinin şüpheli ilan ettiği yaşlı başlı adam. Kim ne derse desin, ağabeyliğiyle, oyun kurmasıyla her şeyiyle sahanın yıldızı idi.
Max Kruse… Umarım yanılmam ama bir Alex olmasa da Fenerbahçe yıllar sonra 10 numarasını bulmuş bence.
Vedat Muriq.. Yukarıda yazdığım gol bile yeter O’nu anlatmaya.
Nabil Dirar.. En son şu sahada yersizce ıslıklanmış olmasına rağmen, tam bir profesyonel ama bir o kadar da cesur yürek olarak sahadaydı.
Bunlar dışında defansın hatasız oynamasını, Ozan’ın öz güvenini de yazabiliriz ama tabii ki rakibin neredeyse hiçbir şekilde savunma hattını yormaması da buna etken
Ancak tüm maçın genelinde beni en çok mutlu eden şey, gencecik Ferdi’nin attığı gol ve taraftara koşması idi. Tabiki bütün bunların ardında Ersun hocamızın eksiksiz şekilde verdiği motivasyon ve saha yönetimi de farkın gelmesine sebep oldu.
Çok erken konuşmamak lazım belki ama Fenerbahçe yıllar sonra ilk defa kendine bu kadar öz güven ve oyun hakimiyetiyle sezona başladı. Umarım tüm sezon ‘işte bu sene o sene’ diyebileceğimiz bir yıl olur. Tabii ki ikinci yarıda ara ara düşüşler olmadı mı? Evet oldu. Rakibin zayıf olmasının etkisi var mıydı? Vardı. Ama en azından sahadaki tüm oyuncularımız özveriyle, hırsla oynadı. Hocamız, çok doğru ve zamanlı değişikliklerle kazaya mahal vermedi. Bunlar çok önemli
Son olarak kalan tüm diğer takımlar gibi Gazişehir’in kendisini güreşçiye benzeten hocasına değinmeden edemeyeceğim. Fenerle kimse başa da çıkamaz, öyle maç başlamadan atıp tutarak da konuşamaz. Sonunda böyle 5 golü yersin, daha da belini zor doğrultursun.
İnşallah Başkanımızın da müdahalesiyle bir sol bek ve bir savunma ağırlıklı orta saha ve/veya nokta stoper transferi ile gelecek maçların öz güveni de yerine gelir. Kesinlikle yazmalıyım ki, bu takıma bir forvet daha (en azından devre arasına kadar) almaya gerek yok. Elinde Muriq var, Allahyar var, hiçbir şey olmazsa Kruse’den bile santrfor yaparsın. Santrfor kontenjanı, kesinlikle devre arasına kalmalı.
Maçın adamları…. Emre-Kruse-Muriq (duygusalca Ferdi de yazılmalı bence)
Cihan Mendi

