Ligde 14. sırada.
Henüz deplasmanda, puan almayı bırakın neredeyse gol atamadı.
Averajı -4.
Düşme hattının sadece 2 puan üstünde.
Ve ligin beşte biri bitti.
7. haftanın sonunda oluşan tablo bu. Daha Avrupa maçlarını saymadım bile.
Akhisar, Kayseri ya da Rizespordan bahsetmiyorum.
Söylerken bile inanasım gelmiyor ama Fenerbahçe bu.
“Tek bilgi kaynağı, tecrübedir”. Einstein’a ait bir söz.
İnsan bir bakar maçtan önce, Okan Buruk’un oynadığı son resmi maç neydi, kime karşıydı ve sonuçta ne oldu diye?
Hatırlatmak istemem ama 10 Mayıs 2018. 3-2 yenildiğimiz Türkiye Kupası Finali.
Yok mu koca kulüpte kimse bunu Hollandalıya anlatacak, adamın çubukluya özel ihtisası var diye?
Yok mu bu kulübün bir ortak aklı, bilgi bankası?
Maç boyu bakıyorum, takımı 3-0 öndeyken bile sahanın kenarında en az oyuncuları kadar efor harcıyor Okan Hoca.
Cocu’nun pantolunun ütüsü bile bozulmamıştır eminim.
Neydi sorun?
Kulübün içine düştüğü mali durum.
Bu sebeple kadro, Comoli ve Cocu’nun ancak ikinci ve üçüncü alternatif olarak gördüğü oyunculardan oluşturulabilmişti ancak.
Kayseri’nin, Rize’nin hatta Zabreb’in kadrosu çok mu iyi Fener’den?
O hocaların kaçıncı tercihidir acaba kadrolarındaki oyuncular?
“Allah kimseye böyle bir transfer sezonu yaşatmasın” dedi Fatih Hoca geçenlerde. Adamın takımı lig lideri ve Şampiyonlar ligine de galibiyetle başladı.
Beter olan, kabullenilmişlik.
Sahadaki ve başta kulübedeki herkeste bir kabullenilmişlik var.
3-0 gerideyiz, hala sahada Topal ile Jailson yan yanalar?
Herhalde 4’ü 5’i yememek maçı çevirmekten daha önemli Cocu için?
Bir de neydi? Sistem değişiyordu. Peki tamam.
Bu sebeple sabretmek lazım, ona da tamam.
Ama bu kadar hafta geçti, takımda olumlu anlamda hiçbir gelişme yok.
Neye sabretsin, neyi beklesin bu taraftar?
Einstein’dan başladık yine O’nunla bitirelim: “hep aynı şeyi yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir” demiş.
Haftaya Başakşehir maçı var.
Benden söylemesi.
Yiğit Özar

