12 Ağustos Sal 2026
Ana SayfaYazarlarEmre CilvezEmre Cilvez - Flashback

Emre Cilvez – Flashback

- Advertisement -

Bu dersten kalmaz diyebiliriz Anderlecht karşısındaki Fenerbahçe için. Yeterince iyi hazırlanmayan bir öğrencinin, yazıp silmekten neredeyse yırtılmak üzere sınav kağıdının üzerindeki geçer notu aldı sarı lacivertliler. Taraftarların yüzünde de o geçer notu alan haylaz öğrencinin gururlu gülümsemesi. Ders biraz kolay olsa da bu da bir ilerleme çokça zamandır zayıf getiren öğrenci için.

Erwin Hoca, Benzia’sız bir halde, yetenek ortalaması daha da gerileyen bir takıma Frey’i ekleyerek, oyun görüşünü arttıramadı belki ama koşu sürekliliğini eklediği kesin. Hafta sonu yaptığı gibi rakip stoperleri biraz rahat bırakarak başlasa da bu defa 45 dakika bu planda ısrar etmedi. Maç öncesinde, Anderlecht çıkarken çok top kaybediyor diyen futbol gurularının koltuklarını kabartacak kadar altını çizdi rakibinin defosunun. Kanatları etkili kullanma “iyi” niyetiyle çabaladı çubuklular ama yetenek ortalaması gerçeğiyle yüzleştiler. Yine de merkezden kısa paslarla çizgiye basan oyuncularını kullanarak az sayılmayacak pozisyona girdiler. Uzun yıllardır net bir bitiricisi olmayan takım ilk yarı bildiğinden yine şaşmadı ve devre berabere tamamlandı.

Gruptaki sıralamada maçı kazanmak zorunda olan deplasman ekibi olsa da, zihnen bu mecburiyete sahip takım Fenerbahçeydi. Kendi sahasına hapsolduğunu düşündüğümüz dakikalarda ise sahanın en yeteneklisi bu sefer bana bırakın diyerek, aslında 2 asist yazmamız gereken ama kayıtlara bir gol ve bir asist geçecek performansla hem 3 puanı hem de muhtemelen ikinci turu takımına getirdi. Futbolun maraton koşan atletlerle oynanmayacağını anlatmaya çalışan bir hocaya kavuşmuş olabilir mi yüreği yere yakın ancak gözü yükseklerde olan Fransız gurbetçi? Alanya maçında sahadaki tek silahı olabilir Fenerbahçe’nin, derbiden sonra yağan cezaların ardından. Erwin Hoca bu sınavı da geçerse bileğinin hakkıyla koltukta oturmaya devam edecektir. Kadıköy tribünlerinden haftalardır yükselen hoca davetini de şimdilik ertelemeyi başarır.

Maçın son 5 dakikası bana 4 sene öncesini hatırlattı. Ne zamandır yolunuzun düşmediği bir yere tekrar gittiğinizde, o çok sevdiğiniz köfteciye gidersiniz ya hani… Ya da koca bir senenin ardından bayram ziyaretinde uğradığınız memleketteki o kahveye girersiniz… Baharın ilk can eriğini dolu dolu tuza banarsınız ya hani .. İşte maç sonundaki o sarı-lacivert-şampiyon-Fener tezahüratının bendeki etkisi böyleydi. Psikolojideki karşılığını bilmiyorum, ya da bu sefer o çok bilmiş Google Dayı’ya soracak değilim. Halk dilinde “amma da özlemişim” diye açıklayabilirim. Eeee… Pazar Yoğurtçu’ya kimler geliyor?

Emre Cilvez

- Advertisement -
BENZER HABERLER
- Advertisment -

Günün içinden