Bize Ulaşın

Yiğit Özar

Yiğit Özar – Gün O Günmüş

Yazarken, hala ne inanabiliyorum, ne de inanmak istiyorum.

Fenerbahçe 15’inci.

Hem de -4 averajla.

Yaşadığım, gördüğüm en kötü sezon.

Önce Salıydı, sonra Çarşamba dediler.

Pazar akşamı çalan son düdükle, belki de olmaması gereken bir sinirle, birinin çıkıp birşeyler söylemesini bekliyor insan. İçini dökeceği birini arıyor, hesap sormak istiyor.

O anın hayal kırıklığıyla susulması doğru olan tabi, ama gönül verdiğinin o hali karşısında Çarşamba gelmek bilmedi bir türlü.

Beklediklerim miydi duyduklarım, sindi mi içime? Evet demek zor.

Dahası, görünenin ötesindekiler daha iç karartıcıymış meğer.

Sorun sportif değil adeta polisiyeymiş.

Badire üstüne badire atlatan bu ulu çınarda Sezar olur da Brütüs olmaz mı?

Topçusu, hocası, kimi ararsan… Sıraya girmişler adeta.

Koşmayanı koşturursun belki, deneye deneye çizgiyi geçer meşin yuvarlak elbet ama ya ihanet???

Olağanüstü durumlar olağanüstü tedbirler gerektirir” demişti, Sakarya Savaşı öncesinde bir numaralı Fenerli Meclis kürsüsünden.

Meğer gün o günmüş.

3 Haziran bayram olmalı çubuklu sevdalılarına. Günü değil geleceği seçtikleri için.

Tespitten öte gerçek bu… Apaçık ortada.

Yıllardır “Yetiş Ya Ali” derken milyonlar, bunu kastetmiştik zaten.

Taraftar Yürekli Büyük Başkan; Anfield Road tabiri ile “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” (Buffon’a selam bu arada).

Fakat; özellikle bu toprağın insanına has bir özelliktir; “hafızayı beşer nisyan ile maluldür”.

Yani, insanın unutmak gibi bir özrü vardır. Türkiye’dir burası, en tepedekiler bile çıkar “dün dündür bugün bugün” der, günü kurtarır.

34. haftanın son düdüğü çaldığında, puan tablosu ne derse odur burada geçer akçe.

Unutulur kimin ne yaptığı, ne söylediği.
İçime sinmeyen de bu aslında.

Başarıya gidecek yol için yapılan tespitler, alınan tedbirler.

İhanet…

Bunun üstüne bir şey söylemek tabi ki anlamsız.

Ama dedim ya, Mayıs ayı geldiğinde kimse buna bakmayacak.

Hatırlasanıza 12.05.2012 tarihini?

Kimin aklına gelmişti onca çekilen ıstırap, gözyaşı, ihanet… 3 Temmuzda biçilen kulübün sahasında, hem de karanlıklar içinde kupa kaldırmakta ısrar ederken, buna sevinirken birileri?

Top çizgiyi geçmezse, ve yeriniz 15’nciyse, ve siz Fenerbahçe takımıysanız, doğal olarak yönetim, hoca, sportif direktör, yeni transferler, takım, hepsi tartışılır.

Tartışılmaması daha sıradışıdır.

Takım kalitesinin olması gerekenin çok altında olduğu gerçeğini de eklemek doğru bir adım olurdu diyorum içimden.

Yeni gelen topçular, onları seçen sportif direktörler, teknik adamlar…

Olmadı, olmuyor. 8 maçlık serüven bunu söylüyor bize. Ve sonucunda homurtu, maç sırasında protestolar…

Yoğurtçu parkında heykeli olan o dev adam bile kaçamamıştı bu gerçeklikten.

Teknik heyet konusunda sıkıntı olduğu 6 hafta önce belliyse, beklemek niye taa Ocak ayını???

O kadar mı gözden çıkardık 4. yıldızı, Mayısı ???

Bu durum ne kadar motive eder takımı???

İstatistikler, başarı denince yıllardır yerli hocaları adeta gözümüze sokarken, yok mu hiç değeri bu takımı Nisan’da şampiyon yapanların???

Sinmedi içime işte, sinmiyor bir türlü, tam da zurnanın zırt dediği bu yer.

Yiğit Özar

Okumaya devam et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız Giriş

Cevap bırakın

Yiğit Özar

Yiğit Özar – Tünelin Ucunda Işık Yok

Ligde 14. sırada.

Henüz deplasmanda, puan almayı bırakın neredeyse gol atamadı.

Averajı -4.

Düşme hattının sadece 2 puan üstünde.

Ve ligin beşte biri bitti.

7. haftanın sonunda oluşan tablo bu. Daha Avrupa maçlarını saymadım bile.

Akhisar, Kayseri ya da Rizespordan bahsetmiyorum.

Söylerken bile inanasım gelmiyor ama Fenerbahçe bu.

Tek bilgi kaynağı, tecrübedir”. Einstein’a ait bir söz.

İnsan bir bakar maçtan önce, Okan Buruk’un oynadığı son resmi maç neydi, kime karşıydı ve sonuçta ne oldu diye?

Hatırlatmak istemem ama 10 Mayıs 2018. 3-2 yenildiğimiz Türkiye Kupası Finali.

Yok mu koca kulüpte kimse bunu Hollandalıya anlatacak, adamın çubukluya özel ihtisası var diye?

Yok mu bu kulübün bir ortak aklı, bilgi bankası?

Maç boyu bakıyorum, takımı 3-0 öndeyken bile sahanın kenarında en az oyuncuları kadar efor harcıyor Okan Hoca.

Cocu’nun pantolunun ütüsü bile bozulmamıştır eminim.

Neydi sorun?

Kulübün içine düştüğü mali durum.

Bu sebeple kadro, Comoli ve Cocu’nun ancak ikinci ve üçüncü alternatif olarak gördüğü oyunculardan oluşturulabilmişti ancak.

Kayseri’nin, Rize’nin hatta Zabreb’in kadrosu çok mu iyi Fener’den?

O hocaların kaçıncı tercihidir acaba kadrolarındaki oyuncular?

Allah kimseye böyle bir transfer sezonu yaşatmasın” dedi Fatih Hoca geçenlerde. Adamın takımı lig lideri ve Şampiyonlar ligine de galibiyetle başladı.

Beter olan, kabullenilmişlik.

Sahadaki ve başta kulübedeki herkeste bir kabullenilmişlik var.

3-0 gerideyiz, hala sahada Topal ile Jailson yan yanalar?

Herhalde 4’ü 5’i yememek maçı çevirmekten daha önemli Cocu için?

Bir de neydi? Sistem değişiyordu. Peki tamam.

Bu sebeple sabretmek lazım, ona da tamam.

Ama bu kadar hafta geçti, takımda olumlu anlamda hiçbir gelişme yok.

Neye sabretsin, neyi beklesin bu taraftar?

Einstein’dan başladık yine O’nunla bitirelim: “hep aynı şeyi yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir” demiş.

Haftaya Başakşehir maçı var.

Benden söylemesi.

Yiğit Özar

Okumaya devam et

Yiğit Özar

Yiğit Özar – Ama…

Evet, “#TamZamanıSimdi”ydi.

Evet, “Ali Koç Başkan Olacak Güneş Doğacak”tı.

Evet, 3 Haziran’da sanki bir rüya, hem de onca oy farkıyla gerçek olmuştu.

Evet, 3 Temmuz her anlamda ezmişti bu ulu çınarı.

Evet, kulübün ekonomisi, yanlış yönetim kararları yüzünden enkaz haline gelmişti.

Evet, “fff – financial fair play” denen illetin nefesi daima ensemizdeydi.

Evet, ülkede ve dünyada çok büyük bir ekonomik buhran vardı.

Evet, Euro 7,5 Dolar 6,5 TL olmuştu.

Evet, kadro Fenerbahçe’nin kadrosu olmaktan uzaktı.

Hepsine evet evet evet.

Ama…

Bir yerde “ama” geçiyorsa, o “ama”dan önceki sözlerin artık geçerliliği kalmamıştır.

Türkçe böyle bir şeydir.

25 milyon insan.

Birçok Avrupa, hatta dünya ülkesinden bile fazla bir insan topluluğu.

25 milyonun neredeyse tamamı, bu 3 Haziran günü şampiyon olmuş gibi sokaklarda ve ekran başındaydı. Ağlayanları biliyorum sevinçten.

Artık umut vardı ve bu umutla başladı her şey.

Ekonomik kriz her yerde vardı da taraftarda yok muydu?

Destek dendi, cebinde otobüse binecek parası olmayan insanlar Fenerium’lara koştu, destek için.

Yıllardır sadece derbilerde dolan mabette 30 bin kombine satıldı, sırf bu umut uğruna.

Tüm bunların karşılığı – 8 resmi maçta 2 galibiyet ???

Olmadı. İşte bu olmadı.

Aklıma gelen ilk Hollandalı Hiddink, yıllar öncesinden.

O’nu da 6-1’lik Aydınspor mağlubiyetinden, o kara pazardan hatırlarım.

Teknik Direktör olarak Hollanda ekolünün Fenerbahçe’ye, Türk Futboluna uymadığını, hafta sonları maç seyrederek futbolu takip eden ben bile biliyorum.

Serttir bu topraklarda oynanan maçlar. Bol skorlu bitmez çoğu kez. Mücadele ister. Kavga ister.

Bırakın kavgayı, mücadeleyi, takımın 8 maçtır ne formasyonu belli ne sistemi. Aynı kadroyla iki maça bile çıkamadı takım.

İşin bir diğer yanı da, bulamadı şu koca çınar bir “Adanalı” ki her geldiğinde öyle ya da böyle şampiyon yapsın şu takımı.

Slimani, Ayew, Reyes, Benzia…

Unutmamak lazım, Anelka’lardan, Alex’lerden, Kezman’lardan, Appiah’lardan geldik buralara.

Şimdilerde Hasan Alilere, İsmail Köybaş’larına ağlarken, bu takımın sol beki Roberto Carlos’tu.

Evet, ekonomi kötü, para yok, bu kulübü bu hale bu yönetim getirmedi ama Slimani, Ayew, Reyes, Benzia ???

İnsan düşünmeden edemiyor, Joseph ile Guliano neden Arabistan’da o zaman?

Fernandao’yu niye sattık mesela?

Ağrıma giden, ben çocukken en yakın rakibimizden 4 şampiyonluk fazlaydık. Şimdi, 5 yıldır biz 4. yıldızın peşinden koşarken başkaları bize farklar atıyor.

Kapıda bir derbi var, 3 gün sonra. Rakip 17 Nisan 2005’ten beri – 4.908 günüdür sahamızı dar ettiğimizi Beşiktaş.

Birilerinin Comoli ve Cocu’ya, çok geç olmadan buranın Fenerbahçe olduğunu hatırlatması lazım kanımca.

Yoksa, Salı sabahı kalkan bir uçak vardır illaki İstanbul’dan Amsterdam’a…

Okumaya devam et
Reklam

Geri Sayım

Spor Toto Süper Lig

Lefter Küçükandonyadis Sezonu Puan Durumu

PosTakımOPuan
1919
2815
3815
4815
5813
6813
7812
8812
9812
10812
11810
1299
1389
1489
1588
1687
1785
1885

Trending