Bize Ulaşın

Cihan Mendi

Cihan Mendi – Kan Kusuyoruz

Kan Kusuyoruz

Bu haftaki yazımı bir yazar müsveddesi edasıyla değil, tamamen taraftar zihniyetimle yazıyorum. Anlayana tabii…

 Taraftara

Arkadaşlar, abiler, ablalar, dostlar… Fenerbahçe tribününde kim var kim yoksa ona bu çağrım.

Boşuna bağırmayın ‘Ersun Yanal’ diye. Hiçbir hoca düzeltemez şu ruhsuz futbolu, bırakalım sezon sonuna kadar Koeman falan kalsın da hiç olmazsa paramız bir daha sokağa gitmesin.

Kurtaramaz, zira sahada bir grup şu sırtındaki formanın kıymetini bilmeyen, bilmek de istemeyen futbolcu bozuntusu var ki, hakaret edip ‘köşe yazısı’ serüvenimi bitirmek istemiyorum.

Çubukluyu hak etmeyenler

En başta Slimani. Ben de yetki olsa, hemen yarın maaşını ‘hak etmemen’ gerekçesiyle keser seni evine yollardım. Frey; tamam koşuyorsun, bir şeyler yapmaya çalışıyorsun, ama olmaz, sen Fenerbahçe’nin futbolcusu değilsin. Mehmet Ekici; evet bir şeyler yapıp öne oynamaya çalışıyorsun, ama kendine bakmadığın o kadar belli ki. Her maçı yarıda bırakmak Fenerbahçeli futbolcuya yakışmaz. Neustader, evet gol attın ama Hogh’ü, Uche’yi, Luciano’yu, Lugano’yu görmüş taraftar seni ne yapsın? Mehmet Topal; en çok sana kızıyorum biliyor musun? Çünkü sen bu takımın kaptanısın, en tecrübeli adamısın ama ayakta bile zor duruyorsun. Isla, Hasan Ali; ne yaparsanız yapın olmuyor, gücünüz yetmiyor. Çalışmıyorsunuz.

Gençlere

Barış, Eljif, Harun, yedekte daha göremediğimiz 1-2 kardeşimiz daha var. Sizler kendinize iyi bakacaksınız ve bu takımı sadece ve sadece siz sahipleneceksiniz. Başka bir yol yok. Gelecek yıla bir umudumuz olacaksa o da sizsiniz.

Hocaya (her kimse her kim olacaksa)

Kenarda oturan her kim olursa olsun, ben olsam hemen Başkanla konuşur PAF takımdan 3 bölgeye 3 adam alırım ve hemen bu hafta sahaya sürerim. Özellikle de Frey ya da Slimani’nin yerine PAF Takımın forvetini alırdım. O ikisi de kenarda iç çeke çeke baksınlar ki, anlasınlar Fenerbahçeliliği.

Comolli’ye

Başkanımızın ve de onun vizyonunun hatırına sesimizi çıkartmadık; sustuk belki. Ama hakikaten sen, aldığın parayı hak etmiyorsun arkadaş! Sen kim oluyorsun da Fenerbahçe’ye bu kadar çürük çarık adam alıyorsun? Kulübün başkanı cebinden 50 Milyon USD para harcarken, sen hiç utanıp da sahaya inip ‘yeter beyler, neler oluyor?’ demiyor musun? Sana da haram olsun aldığın para kuruş kuruş.

Sayın Başkanım-2,

Dinlemeyin kimseyi, boş verin artık kurumsallığı, hak etmiyor sahadaki Fenerbahçeli futbolcu ya da Fenerbahçeli hoca ya da Fenerbahçeli menajer bu kadar ‘iyi niyetli’ bir yöneticiliği. İnin sahaya gösterin onlara Fenerbahçeliliğin ne demek olduğunu. Görmeyecekler, biliyorum. O zaman gidin PAF’tan bu formayı hak eden 2-3 tane gencecik çocuğu ‘zorla’ oynatın. Sizin çocukluğunuzdaki Fenerbahçe gibi, bizim çocukluğumuzdaki Fenerbahçe gibi. Kendilerine yakışanı yapmalarını onlara ‘emredin’ O hoca, bu hoca değil; sadece ve sadece siz kurtarabilirsiniz Fenerbahçe’yi…

Cihan Mendi

Cihan Mendi

Cihan Mendi – Düşüyoruz

Konya Maçı hakkında…

Cumartesi maç bitiminden beri düşünüyorum,ne yazabilirim acaba diye? Teknik olarak yapılabilecek çok şey varken yanlış adımlar atmış Ersun Yanal’ı mı? Yoksa rakibin hocasıyla ve ekibiyle türlü adımlarla geride bırakmış olduğu Fenerbahçe kariyerine inat, oynattığı ‘kapalı’ futbolu mu? Ya da maçın gidişatına ‘zerre’ katkısı bulunmayan taraftarı mı?

Hiçbir şey bulamıyorum emin olun. Sadece istatistik olarak yine ‘biçimsiz’ santrforu yüzünden yine galibiyet alamamış ve yazık olmuş bir maç görüyorum özetle.

Düşüyoruz..

Düşüyoruz beyler, bayanlar. Düşüyoruz.

Siz tribünde ‘Aykut-Alex’ tartışması yaparken; koca Fenerbahçe kulübü umursamaz futbolcuların, konsantrasyonu eksilmiş teknik heyetin ve de iyi niyetli başkanına yardımcı olamayan idari bazı isimlerin yüzünden ‘öz güven’ eksikliği ile adım adım 2 nci lige düşüyor.

Ne yapılır nasıl sonuç alınır, artık fikri olan da yok. Başkan, şu saatte kongreye gitse ve tüm yöneticilerini değiştirse yine alternatif olmaz kısa vadede.

Hoca, kenarda bağırsa çağırsa yine fayda etmez kendisini ‘vazgeçilmez’ göre futbolcu yığınının umursamaz futboluna.

Yazdığım hiçbir eleştiri yazısında bu kadar ki kadar çaresiz kaldığımı hatırlamıyorum ama ben yıllardır izlediğim ‘çubuklu’ kadronun ilk defa bu kadar umutsuz vaka olduğunu gördüm. İnanın insanın yorum yapma isteksizliğinden öte, oturup maç izlemeye bile motivasyonu kalmıyor.

Neden mi? Ligin ikinci yarısının ilk 4 maçı gerçekten Fenerbahçe’nin 4 te 4 yapıp 12 puan toplayabileceği ve bugün için rahatlıkla ilk 10 sıranın içinde kendine yer bulmuş bir maç serisi idi. Oynanan futbol, atmosfer hakemlere de rağmen çok rahatlıkla bu durumu önümüze koyabilecek türdendi. Böylelikle hem teknik olarak hem de öz güven olarak Fenerbahçe önünde kalan 3 zorlu maçta alabileceği en azından 4 puan ile (sırasıyla 1 yenilgi+1 galibiyet+1 beraberlik) çok rahat kendine gelebilirdi.

Ama şimdi, bu öz güvensizlik ve de teknik yetersizlikle bence önümüzdeki 3 maçtan 1 galibiyet bile çıkartmak çok zor. O da ihtimal olan Rize maçıdır ki bu futbolla o bile çok zor.

Bir şeyler yapın..

Yukarıda ‘çözümsüz’ gibi görünse de ne yapılır ne edilir diye en azından birkaç defa daha Fenerbahçe isminin hatırına öneri sunmakta fayda var.

Bir kere teknik olarak Ersun Yanal ve ekibi ne istediğine karar vermeli. Eğer amacı tıpkı ilk dönemindeki gibi ‘3 yesek 4 atalım’ ise, o zaman bu takımda şu isimler ‘ölene’ kadar sahada olmalı: Moses, Dirar, Zajc ve Soldado. Şu isimler ise hamle oyuncuların olmalı: Ayew, Valbuena,Tolgay.  Orta sahada tek ön libero Jailson, savunmada ise Serdar Aziz ve Sadık oynamalı. Kalede bir süre Harun devam etmeli.

Gelelim Slimani denen ‘kazma’ karakterli arkadaşa. Eğer amacımız Slimani’yi kazanmaksa ki çok gereksiz bu hafta itibariyle takım sahaya 4-4-2 çıkmalı ve Slimani ile Soldado yada Frey banko beraber oynamalı. Ama eğer amacımız Fenerbahçe’yi kazanmaksa ki öyle olmalı, o zaman Fenerbahçe’nin 2 forvet adayı olur; onlar da Soldado ve PAF Takımından hemen getirilecek genç bir arkadaş. Bunlar işin teknik boyutu tabii.

Mental olarak ise, Fenerbahçe 7 nci sıraya yükselene kadar Başkanı, yönetimi ve de her gün bir taraftar grubu mutlaka Samandıra’ya gitmeli ve de moral ile öz güven aşılamalı futbolcusuna. En azından bu yılı kurtarmak için.

Ve siz, ortalığı karıştırmaya çalışan ‘iğrenç’ topluluk ve bireyler; Fenerbahçeli’nin Fenerbahçeli’den başka dostu olmayacağı gibi, düşmanı da yokmuş. Sayenizde bunu anladık. Sizler en azından bu sezon savaş baltalarınızı yere gömerseniz iyi olur. Yoksa Fenerbahçe yere gömülecek. Ama şunu unutmayın Allah korusun öyle bir gömülme halinde biz daima bu kulübün iyiliği için çalışanlar olarak üstüne basa basa ‘yaşa Fenerbahçe’ diyeceğiz ve sizi de tarihe gömeceğiz.

Tebrikler Dünyanın en güzel takımı..

Oynamasını sevdiğim ama tekniğinden çok anlamadığım basketbolu prensip olarak pek yazmıyorum. Ama Fenerbahçe’de bu kadar kötü giden işe inat sizler bizim yüzümüzü güldürüyorsunuz ya, milyonuncu kez tebrikler Obradovic ve de öğrencilerine. Zor zamanların ilacı oldunuz. Helal olsun Dünya’nın en güzel takımı…

Okumaya devam et

Cihan Mendi

Cihan Mendi – Dik Dur Fenerbahçeli

Geçen hafta..

Sevgili Babaannem Hanife Mendi’yi kaybetmem sebebiyle geçen haftaki yazımı yazamadım. Bu vesile ile kendisine Allah’tan bir kez daha rahmet ve kalanlara uzun ömür diliyorum.,

Cenazemiz nedeniyle sadece özetini izlesem de sanırım geçen haftaki Göztepe maçı için senenin ‘en iyi‘ futbolu desek, yalan söylemiş olmayız.

Gelelim bu haftaya. Ki öncelikle teknik açıya bakıp sonra daha önemli olan konulara girmeye çalışacağım.

Ersun Hoca..

Ta 2000’li yılların başında Ankaragücü ve Gençlerbirliği ile yıldızı parlamaya başladığından Fenerbahçe’nin hocasının Ersun Hoca olması gerektiğini savunanlardanım. Bu uğurda camiamızın kendi çocuğu Aykut Kocaman ‘ismi’ ile kıyas yapma mecburiyetinde bile bırakıldığım oldu.

Ancak benim için her şeyin ötesinde (yetersiz kadro, hakem hataları, gol atamama vs) ben Ersun hocaya da ‘yeni yıl sonrası’ performansıyla maalesef ‘vasat’ puan vermek durumundayım.

Dün akşam sahada Fenerbahçe adına 4 tane dikine oynayan adam vardı; Jailson,Ayew(özellikle ikinci yarı),Tolgay ve Dirar. Siz 10 kişi kalmanıza rağmen oyuna özellikle ikinci yarıda hakimsiniz, pozisyona giriyorsunuz, net goller kaçırıyorsunuz. Ama sahada dikine oynayan 2 adamı da oyundan alıp yerine ne oynadığını bir türlü anlayamadığım Eljif ve ne yaparsa yapsın koşmaktan öteye gidemeyen Frey’i alıyorsunuz.

Gol yememek için desek, o zaman Topal düşünülemez miydi? Gol atmak için desek o zaman yeni transfer Zatz yada Valbuena düşünülemez miydi?

Tabii ki amacım şiddetli eleştri değil ama bu maç en azından ‘berabere’ bitebilecekken 3 puan bıraktıysak, ben % 25 Ersun Hocaya yazarım.

Ancak bunu yazarken şunu da unutmamak lazım. Geçen yıldan beri, kendisinden patlama beklenen Eljif’in sadece yarım maçta düzgün oynayıp her kendisine güvenen hocayı ‘mahçup’ etmesini; sürekli hırsla çalıştığını gösterip 2 top bile yapamayan Frey’in yetersizliğinin hesabını ve de binbir güçlükle tekrar kaptanlığa dönen Volkan’ın o kadar basit kafa vuruşunu sadece izlemiş olmasını da sormak lazım. Yazık oldu yine Fenerbahçe’ye

Fenerbahçe düşmanlığı..

1990’lı yıllardı, lise yıllarımdı. Ali Şen Fenerbahçe başkanı idi. Yine sahada sürekli hakkımız yeniyor, Fenerbahçe türlü türlü ayak oyunları ile sürekli şampiyonluklar kaybediyordu. Fenerbahçeli olmayan tüm dostlarımın kanısı ortaktı, ‘Ali Şen çok ukala. Kimse onu sevmediği için herkes Fenerbahçe’ye düşman’. Eyvallah ettik.

2000’li yıllarda Aziz Yıldırım başkanımız oldu. Önceleri çok sessiz ve hatta çoğu kişinin deyimiyle ‘ağır başlı’ idi. Sonra yavaş son maçlarda kaçan şampiyonluklar, masa başı oyunları ile yenilen haklar ve de en önemlisi ‘3 Temmuz’ kumpası kuruldu. Hal böyle olunca değil Aziz Yıldırım, Polyanna gelse sinir sistemi felç olurdu ve Aziz Başkan da yumruğunu masaya vurmaya başladı. Ne dedi bu Fenerbahçe düşmanı cenah; ‘Aziz Yıldırım’dan kimse hoşlanmıyor. O yüzden Fenerbahçe’yi kimse sevmiyor’. Eyvallah etmedik, ama artık kimseyle kavga etmeyelim dedik. Zaten Aziz Başkan camia içinde de kalp kırmaya başlamıştı.

Geldik Haziran ayına, Türkiye’nin belki de yıllardır yaşamadığı şekilde bir kongre süreci sonrası ezici çoğunlukla ülkenin en önemli ailelerinden birinin yetiştirdiği önemli bir değeri başkan yaptık. Ali Başkan, daha ilk günden beri ne camia içinde ne de dışında kimseye hiçbir saygısızlık etmedi. Herkes ile iyi geçinmek, centilmen olmak istedi. Ama bugün sadece 2 maç üst üste kazandık diye, üstelik ilk 10’a girme şansımız bile düşük iken birilerinin gene düğmeye basıp ‘eyyam oğlu eyyam’ hakemlerle Fenerbahçe’yi katletmesini bana kimse ‘kişi düşmanlığı’ ile açıklayamaz. Bas baya hepiniz ‘Fenerbahçe düşmanısınız’ ve de yüzyılı aşkın süredir gelen bir kininiz ve de kuyruk acınız var.

Federasyonundan (hatta içindeki Fenerbahçelilerden) rakiplere, gelen giden tüm siyasilerden devletin en üst düzeyine kadar herkes Fenerbahçe’den rahatsız oluyor ve de nefret ediyor. Çünkü Fenerbahçe, 1919’da nasıl İşgal güçlerinin takımını yendiyse, 2010’lu yıllarda ülkeyi bölmek isteyen şerefsiz terör örgütünün yenen takımdır. Ve de siz ey Fenerbahçe düşmanları, bize olan nefretiniz ile aslında bu hain güçlerle nasıl mücadele ettiğinizi (!) gösteriyorsunuz. Tebrikler.

Birlik zamanı…

Ama size inat, biz düşmeyeceğiz. Sportif olarak her türlü zor günü yaşayabiliriz. Her türlü kederli günü yaşayabiliriz. Ama bu ‘ulu çınar’ nasıl yıllar boyu tüm badirelere karşı ‘dimdik’ ayakta durduysa bugün de duracak.

Sahadaki oyuncular, kenardaki hocalar hata da yapabilir, zafer de kazanabilir. Ama esas zaferi getirecek olan Fenerbahçe taraftarının ‘ayakta kaldığı’ günlerdir. 90 dakika omuz omuza sadece ‘Fenerbahçe’ diye bağırdığı günlerdir.

Camiaya…

Bakın önümüzde çok önemli maçlar var. Ama en dikkatli olunması gereken maç bence Konya maçı. ‘Aykut hoca ıslıklanmalı’ diye bir twit bile atılmamışken birileri çıkıp Fenerbahçeliyi Fenerbahçeliye düşürmeye çalışıyor. Yapmayın, üzerinde çubuklu ile oynayan herkes Fenerbahçelidir ve de tribünde onlara vereceğiniz destek önemlidir. Düşünün ki dün akşam ki futbolu Kadıköy’de taraftar baskısıyla oynamış olsaydık, değil 10 kişi, 3 kişi bile alırdık o maçı.

Haftalardır rakiplerin ‘ittirme’ adına sahada bizi katleden Cüneyt Çakır’ından Alper Ulusoy’una; TFF’de ‘Fenerbahçe kontenjanı’ ile koltuğunu koruyan Fenerbahçe düşmanlarına ve de en önemlisi yıllardır mücadele ettiğimiz futboldaki ‘Fetö’ üyelerine inat Fenerbahçe oyuncusu sahada ve de taraftarı tribünde başı dik olmalıdır.

Kederli günler olsa da bazen, seviyoruz seni canı gönülden….

Okumaya devam et

Cihan Mendi

Cihan Mendi – Etki, Tepki

2 Mehmet ..

Antalya’dan başlayıp tüm Türkiye’de meşhur olan bir lokanta vardır, 7 Mehmet. Ekici ve Topal’ın gol attığı maçta 2 Mehmet yazmadan geçemedim doğrusu.  Allah bize her maç sonrası böyle keyifli şekilde yazılar yazmayı nasip etsin.

Tabii ki Mehmet’ler her ne kadar galibiyet getirse de yaptıkları ‘acemice’ hareketler de maalesef işleri zora soktu. Kaçan penaltı, gereksiz şutlar, verilen yan toplar da yine bu Mehmetlerin eseri. Bunu da kenara not aldık.

Ne yaptık…

Peki ne yaptık da maç kazandık? Süper mi oynadık? HAYIR. Sadece ve sadece haftalardır ilk yarılarda oynanan ‘pozitif’ futbolu 90 dakikaya yayan bir Fenerbahçe vardı. Bu da müthiş bir özgüven verdi hepimize. Öyle ki, Avrupa Şampiyonu olmuş gibi hüngür hüngür ağladık.

Ayrıca golle başlamak devamında her şeyi getirdi. Gol sonrası pozisyonlara girmek,iştahlı olmak, dikine oynamak gibi artıları getirdi. En önemlisi ilk defa ‘gereksiz’ goller yedikten sonra tepki veren bir Fenerbahçe vardı sahada. En azından takımın yarısı inanmıştı kazanmaya. Tabii ki taraftarımız her şeyin üstünde katkı verdi.

Ne yapmadık..

Takım olarak değil belki ama sahada gerçekten o formayı giymeyi haketmeyen futbolcuların olduğunu görmek üzüyor insanı. Neustader mesela. Sen hiçbir şey bilmiyorsan, takımda yaşı 35’e dayanmış ama hala ‘tazı’ misali koşan Isla’yı örnek al. Ayew, bu takımda ne yapıyor da sezon boyu 3 hoca da ısrarla oynatıyor, anlamadım. Anlayan varsa mail atsın. Her ne kadar daha geri mevki tam ona göre sayılsa da Benzia kendini geliştirene kadar korkarım Fenerbahçe daha çok gol yer.

Hocamıza…

Tek bir tavsiye: bu takımın orta sahasında öncelikli olarak Jailson ve Eljif oynar. Kanatlarda ise açık ara Moses ve varsa yeni transfer yoksa Alper oynamalı. Eğer yeni transfer orta sahaya olursa, bence Eljif kanatta banko oynar.

Başkanımıza…

Sevgili Başkanımızı, uzun zamandır ilk defa ‘gururla’ ve ‘stressizce’ kamera karşısında görmek mutluluk verici. Bugüne kadar da yapmak istediklerinin arkasında dursun istedik, bugün de öyle. Merak etmeyin, ‘itler isteyince atlar ölmez’..

Ve hakemlere..

Fenerbahçe, bu maç itibariyle bundan böyle küme düşmemek için canını dişine katacaksa bu, taraftar için; ama kümede kalacaksa bu da ‘Fenerbahçe düşmanı’ Türk hakemlerine inat düşmeyecektir. Çok net..

Son olarak maçın 3 adamı…

1-Isla,2-Sadık,3-Ekici…. Az süre oynadığı için bu hafta alamadım,ama inşallah haftaya bu listeye Moses da girecektir…

Cihan Mendi

Okumaya devam et
Reklam

Yazarlar

Geri Sayım

Beşiktaş — Fenerbahçe

Beşiktaş Vodafone Park
Spor Toto Süper Lig

Spor Toto Süper Lig

Lefter Küçükandonyadis Sezonu Puan Durumu

PozTakımOPuan
12248
22242
32239
42336
52334
62234
72231
82229
92229
102328
112228
122228
132325
142224
152224
162224
172221
182218

Facebook

Öne Çıkanlar