Bize Ulaşın

Futbol

Pavyon fedaisi misin, Yardımcı hoca mı?

Spor yazarları 2-2 beraberlikle sona eren Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra çarpıcı yorumlarda bulundu. İşte olay maçın ardından yapılan açıklamalar

RÜŞTÜR REÇBER —–> Koeman’ın uzun zamandır 11 görmeyen Valbuena’yı kanata yerleştirmesi ve Frey’i tek santrfor oynatması taraftardaki ümitsizliği alıp götürdü. Dönüşümü, aksatmadan bir düzen içinde yaparlarsa hücumda çeşitlilik yapacaklardır. Burada tek sorun Valbuena’nın maç eksiğiydi. Bir de hücuma destek vermeyi başarabilen Eljif Elmas’ı da eklersek, ofansif bir takıma dönüşüm olmuş. Ve doğaldır ki Koeman ‘Ben kazanmak için çıkıyorum, kaybedersem de bu şekilde kaybedeyim’ diye mesaj verdi.

GÜRCAN BİLGİÇ —–> F.Bahçe on biri açıklandığında, bir haftadır Samandıra’dan çıkmayan Ali Koç ve ekibinin ruhunun yansıdığı anlayışı gördük; “Taktik – maktik yok; bam bam bam…” Sezonun dönüm maçında, ne kadar ofansif oyuncu varsa, listeye yazılmıştı. Orta sahadan vazgeçip, “Biz değil, onlar düşünsün” sürpriziydi sanki. Rakibin hangi özelliği veya dezavantajı bu kararı aldırmıştı Koeman’a bilemeyiz ama, normal bir aklın ürünü değildi.

ŞANSAL BÜYÜKA —–> Fenerbahçe’nin 2-0’a kadar gelen çaresizliğini nasıl çok ciddi anlamda eleştiriyorsak, 2-0’dan sonra ayağa kalkışını, geri dönüşünü de çok ciddi anlamda alkışlıyoruz. Bu kadar sıkıntılı durumdayken, 2-0 yenikken, her şeyinle rakibe teslim olmuşken, bu ayağa kalkışı, her babayiğit başaramaz, beceremez.

Fenerbahçe sıkıntılar içinde boğuşarak geldiği, kaybederse belki de tehlike bölgesine gireceği bir haftada, üstelik tam dağılmışken, tam bitmişken, böyle çarpıcı biçimde silkinip ayağa kalkmasıyla, hem rakibinin moralini ciddi anlamda bozdu hem de bir maçlık beyliği olan Erwin Koeman, önümüzdeki maçlar için takımın başında kalma konusunda kendine avantaj sağladı. Maç berabere bitti ama şartlara baktığınızda bu maçın kazananının Fenerbahçe olduğunu söylemeliyiz.

Galatasaray maçı iki farka getirene kadar gerçekten rahat oynadı. Kalesinde tehlike görmedi, pozisyon yaşamadı. Üstelik attığı iki golün çok daha fazlasını bulabilirdi. Ancak kabul edelim ki, sahada 2-0’ı yakalamış olsa bile, öne çıkan çok fazla oyuncusu yoktu. Bu fark Galatasaray’ın becerisinden çok Fenerbahçe’nin çaresizliğinden kaynaklandı.

UĞUR MELEKE —–> Koeman, kariyerinde kulüpler ve milli takımlar olan bir teknik direktör… Yani klasik bir yardımcı hoca değil. Cocu’dan sonra da onun kararlarının benzerlerini almayacağı belliydi. Fenerbahçe bir aydır üçlü savunma kabusuyla uğraşıyordu, dün dörtlüye döndü. Orta sahada iki klasik altı numarayla değil, bir klasik 6 (Jailson) artı bir 8 numara (Eljif) ile oynadı. Önde İsmail’i kullanma gibi bir korkaklığa başvurmadı

Cocu’nun nedense 5 dakika bile vermekten kaçındığı Valbuena’yı 11’e koydu. Bu tercihler Fenerbahçe’yi sorunsuz bir takım haline getirmedi elbette. Ancak bence bir elektroşok gerekliydi ve Koeman başardı bunu.

Fatih Terim tecrübeli bir isim. Bir motivasyon ustası. Başlangıç 11’i de olması gerektiği gibi cesur ve enerjikti. Hak ettiği gibi 2-0’ı buldu. Ancak maça başlayan 11’i ne kadar doğruysa, bitiren 11’i o kadar tartışmalı. Koeman, takıma zarar veren Benzia’yı devrede hemen çıkarırken; Terim yürüyen Rodrigues’i almakta çok geç kaldı. Onu çıkarırken de Malatya’da ihanet eder gibi oynayan Selçuk’u sokarak bir yanlış tercih daha ekledi tabloya.

İLKER YAĞCIOĞLU —–> Futbol çok ciddi bir oyundur. Asla rakibinizi hafife almamalısınız. Hele ki karşınızda Fenerbahçe gibi ezeli rakibiniz varsa. 2-0’dan sonra Galatasaray tribünleri oley çekmeye başladı. Ve maçın bittiğini düşündü..

Fenerbahçe’de Ayew’den bekleneni veremedi. 85. dakikada Soldado’nun pasında Eljif topu ağlara gönderebilse üstüne Skrtel boş kaleye topu atabilse tarihe geçecek bir geri dönüşe şahit olabilirdik. Kısaca 2-0’a kadar G.Saray’ın sonrasında ise Fenerbahçe’nin galibiyeti kaçırdığı bir maç oldu..

HAKAN ÜNSAL —–> Her şeyin iyi gittiği anda gelen penaltı, kırılma noktası oldu. Panikleyen Galatasaray, kontrolü Fenerbahçe’ye kaptırdı ve beraberlik golü geldi. Fatih Hoca’nın hem bu bölümde hem de öncesinde oyuna ve takıma müdahale etmemesi sorunu büyüttü. Eren’in oyunda olmaması bir yana, Selçuk ile yaptığı hamle bir yana, Rodrigues’in çıkması kazanmak isteyen bir teknik adam tercihi değildi.

ÖMER ÜRÜNDÜL —–> Bütün saha içi dengeleri hem skor hem de moral açısından Galatasaray lehineydi. İşte bu arada Galatasaray’ın kontrol futboluna yönelmesi gerekirdi. Çünkü aşırı 60 dakikalık tempodan bu fiziki yorgunluk baş gösterecekti. O tempoya ve prese devam etmek mümkün değildi. Sonrasında birçok maçta hakemi atlatan Muslera bu sefer VAR’a takılınca fark bire düştü. Tabii ki bu yorgun Galatasaray’a panik getirirken Fenerbahçe’yi de morallendirdi.

Kısa süre sonra Jailson’dan mükemmel bir beraberlik golü geldi. Son bölümde Galatasaray değil de üç fırsatı değerlendiremeyen Fenerbahçe galibiyeti kaçıran taraf oldu. Üstelik de penaltı golüne kadar sahada hiç varlık gösterememesine rağmen. Bana göre Terim 2-0’dan sonra Selçuk’u oyuna almalıydı. Ama o dakikaya kadar o kadar kötü bir F.Bahçe vardı ki böyle bir sürpriz geri dönüşü düşünmemiş olacak.

ERMAN TOROĞLU —–> Fenerbahçe takımı fizik olarak Galatasaray’a göre daha iyi. Galatasaray 2-0 öne geçmesine rağmen maç 2-2 bittiyse bu Fenerbahçe’nin şanssızlığı ve beceriksizliği… Peki, bu Galatasaray şampiyonluğa oynuyor. İşi çok zor, oynayamaz! Çünkü sahada sağlam duramıyor.

Al, git işte ne oldu? Millet birbirini yedi. Mutlak bunun faturası ağır olacaktır. Tabi Futbol Federasyonu, Futbol Federasyonu’ysa… Ama futbolculara çıkan fatura kadar da hakeme fatura çıkmalıdır. Fatih Terim maçtan sonra hakeme bir şeyler söylüyor. Eğer Terim, Fırat’a “Son dakikalardaki bu olayları biz kenardan gördük. Sen görmedin. Bu maçı bu hale soktun. Yapacağın hakemliğin içine…” demişse yüzde 100 haklı.

SERDAR ALİ ÇELİKLER —–> Jailson’un muhtemelen bir daha atamayacağı klasındaki golü ile dominasyon tamamen sarı-lacivertlilere geçti. Belki Soldado bir 5 dakika erken girse, bir tık daha yüksek kalite olsa ya da azıcık şans yardım etse maçı misafir ekip kazanırdı. Bu skor F.Bahçe’ye nefes aldırır. Açıklama yapması gereken taraf tarihin en zayıf kadrolarından biri ile üstelik hocasız Fenerbahçe’yi 2-0’dan yenememek açıklanamaz.

Terim, suçlayacak başka adresler aramasın. Fenerbahçe ise sadece G.Saray’a karşı bu kadar verimli oluyor. Bu önemli geri dönüş gereksiz ümide dönüşmemeli. Devre arasında kalite takviyesi şart.

Bir çift lafım da Hasan Şaş’a.. Ya teknik direktörlük yap, ya amigoluk.. Ama ne yaparsan yap önce sportmen ol. Adam gibi davran. Her pozisyonda yan kulübeye efelenmeler, dışarıda kavga çıksa ağzıyla burnunu yer değiştirecek Skrtel’e arkadan saldırmalar. Pavyon fedaisi misin yardımcı hoca mı bir karar ver.. Demek ki 3. golü yese takımın bir de adam vuracaksın.. 6222’den ceza almalı.. Haa pardon o yasa sadece Fenerbahçe’ye uygulanıyordu değil mi?

LEVENT TÜZEMEN —–> Skor 2-0’dan 2-2’ye gelmişse bunun baş sorumlusu Galatasaray taraftarıdır. Linnes’in golünden sonra Galatasaraylı oyuncuların yaptığı pas alışverişine tribünler uluslararası bir kelime olan ‘Oley!’ diyerek tempo tuttu. Eğer rakibin duyguları ile alay ederseniz bedelini de ödersiniz. Oley çekilmesi Galatasaraylı oyuncuların dikkat kaybı yaşamasına neden olurken, Fenerbahçeli futbolcular da ciddi bir direnç kazanıp, inanılmaz mücadele etmeye başladı.

Fenerbahçe’nin etkili geldiği dakikalarda Galatasaray’da Rodrigues ve Sinan Gümüş oyundan düşmüştü. Terim skorun 2-2’ye geleceğini hesap etmemiş ki hamle yapmayı bile düşünemedi. Muslera gibi deneyimli bir kalecinin İsla’ya kontrolsüz girmesi büyük hataydı. Cocu’nun sildiği Valbuena, Fenerbahçe’ye liderlik yaptı, mükemmel bir penaltının dışında Jailson’a da golü attırdı.

OKTAY DERELİOĞLU —–> Galatasaray kazandığını düşündüğü bir maçtan hiç ummadığı bir puan kaybı ile ayrıldı. Şunu da belirtmek gerek ki Galatasaray 2-0 önde olduğu döndem de galibiyeti tam olarak hak etmiyordu. Fenerbahçe gibi bir takımı böyle zayıf bir şekilde yakalamışken maçı rahat bir şekilde kazanmalıydı..

AHMET ÇAKAR —–> 2-0’a kadar hiç oynamayan bir Fenerbahçe; iyi kötü bol pas yaparak fazla pozisyon bulmasa da duran toplardan iki gol bulan Galatasaray vardı. Ama ikinci yarıda Fenerbahçe, neredeyse tüm kontrolü eline aldı ve penaltıdan golü buldu. İşte bu dakikadan sonra sahadan silinen, darmadağın olan bir Galatasaray izledik.

Futbol

Michael Frey: HeForShe için önümüzdeki hafta bir sürprizim olacak

Profesyonel Futbol Takımımızın İsviçreli golcüsü Michael Frey, Fenerbahçe Televizyonu’nda canlı yayınlanan 14/16 programına konuk oldu.

Takım içindeki atmosfer ve kendi performansıyla ilgili açıklamalar yapan Michael Frey, HeForShe projesinin önemine değindi ve “HeForShe sadece Fenerbahçe için değil herkes için çok önemli bir proje” dedi.

Bugün de çok iyi bir idman geçirdik

İlk olarak Trabzonspor maçı hazırlıklarının çok iyi gittiğini belirten Frey, “Çok iyi hissediyorum. Bugün de çok iyi bir idman geçirdik. Takımdaki atmosfer çok iyiydi, herkes çok mutluydu. Çok iyi çalıştık.” dedi.

Gelişimimizi sürdürmemiz gerekiyor

Takım olarak daha iyiye gittiklerine vurgu yapan İsviçreli golcü, “Şu anda son 3-4 maça baktığımızda çok daha iyiye gittiğimizi söyleyebilirim. Maçlar kazandık, puanlar aldık, daha fazla gol atmaya başladık. Sezon başı bizim için biraz zordu ama herkes yeniydi. Şimdi birbirimizi daha iyi tanımaya başlıyoruz ve her geçen gün daha iyiye gitmeye başlıyoruz. Tabii bu kadar yetmez, bu gelişimimizi sürdürmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

Her gün çok fazla çalışıyorum

Kendi performansını da değerlendiren Michael Frey, “Her gün çok fazla çalışıyorum. Gol atmaya da başlama sebebim olarak bunu gösterebilirim. Devamı da gelecektir. Şu ana kadar 4 gol attım ve daha da atmak için gerçekten çok çalışıyorum. Forvet olarak yaptığınız iş bu, gol atmak zorundasınız. Aynı zamanda takım arkadaşlarım da yükselen performansıma katkı sağladı. Takımdaki herkesi çok seviyorum. Ben çalışmayı çok seviyorum. Erken kalkıp idmana gitmek sevdiğim ve keyif aldığım bir şey. Önümüzde 10 maç daha var. Sezon sonuna kadar yüzde 100’ümüzü vererek devam etmemiz gerekiyor.” ifadelerine değindi.

Hepimiz çok iyi arkadaşız, zaten hedefimiz de bu olmalı

Takıma uyum süreciyle ilgili ise Frey, “En yakın arkadaşımın kim olduğunu söylemek biraz zor. Tabii ki Almanca konuşan futbolcularla anlaşmam daha kolay ya da İngilizce konuşabilen futbolcularla daha kolay iletişim kurabiliyorum. Hepimiz çok iyi arkadaşız, zaten hedefimiz de bu olmalı. Adaptasyon konuna gelince, benim işim bu. Ben her zaman uyanır, idmanıma gider, evime gelir ve dinlenirim. Sağlıklı beslenirim, kendime dikkat ederim. İsviçre’de de çok farklı bir hayatım yoktu. Tabii ki burası farklı bir ülke, farklı bir dil, farklı insanlar. Burada da arkadaşlıklar edinmeye başladım. Birlikte dışarı çıkıp yemek yiyoruz. Dolayısıyla adapte olmamda onlar yardımcı oldular.” şeklinde konuştu.

Herkesin kulübü çok fazla sevdiğini görebiliyorum

Galibiyetlerle birlikte Can Bartu Tesisleri’ndeki atmosferin daha iyi olduğunu belirten Michael Frey, “Bunu çok net bir şekilde hissedebiliyorsunuz. Herkesin kulübü çok fazla sevdiğini görebiliyorum. Bunu gittiğiniz her yerde görüyorsunuz. Can Bartu Tesisleri’nde herkesin ekstra bir şekilde Fenerbahçe’ye karşı büyük bir aşk duyduğunu hissedebiliyorsunuz.” açıklamasını yaptı.

Fenerbahçe’de oynadığınız zaman ekstra bir motivasyona ihtiyacınız olmuyor

Taraftarlarımızla ilgili düşüncelerini de aktaran golcü futbolcu, “Daha önce hayatım boyunca kesinlikle böyle bir şey görmedim. Fenerbahçe’de oynadığım için gerçekten minnettarım. Tabii bir yandan da bu büyük bir sorumluluk getiriyor. Gol attığınız zaman çok fazla insanı mutlu ediyorsunuz. Dolayısıyla Fenerbahçe’de oynadığınız zaman ekstra bir motivasyona ihtiyacınız olmuyor. Stada geldiğinizde, taraftarın aşkını gördüğünüzde koşmak hiç zor olmuyor.” diye konuştu.

Her geçen gün daha iyiye gidip goller atmaya devam etmek istiyorum

Hedefinin her zaman daha iyi olmak olduğunun altını çizen Frey, “Tabii ki öncelikle takım olarak hedefimiz bu sene bir şey kazanmak ama şahsi hedefime gelecek olursak ben her geçen gün daha iyiye gidip goller atmaya devam etmek istiyorum. Bir forvet olarak göreviniz sadece gol atmak değildir, bazen takımınızın maç içinde şans üretmesine de katkıda bulunmak zorundasınızdır. Burada çok fazla öğrenebileceğim bir sürü futbolcu var. Benim hedefim onlardan bir şeyler öğrenip daha iyi olabilmek.” dedi.

Her maçımızı kazanmak istiyoruz

Zürich-Sion karşılaşmasında Zurich 2-0 gerideyken üç gol atarak hat trick yapmayı başaran Michael Frey, o maçta neler hissettiğine ilişkin soruya da şu şekilde yanıt verdi: “O maç benim için çok özeldi. Çünkü o maça kadar yaklaşık üç aydır hiç gol atmamıştım ve bu maçta yaklaşık 12 dakikada üç gol atma fırsatı buldum. Gerçekten kendimi çok iyi hissetmiştim. Gerçekten gol atmak dünyanın en güzel duygusu. Başka herhangi bir duyguyla kıyaslayamazsınız bunu. Özellikle üç gol attıysanız kesinlikle çok daha iyi oluyor. Ama bir maça çıkmadan önce bugün hat trick yapayım ve üç gol atayım diye çıkmazsınız hiçbir zaman. Sizin göreviniz ceza sahasına girip pozisyonlar üreterek gol atabilmektir. Ama üç gol attığınızda tabii ki her şey çok daha güzel. Tabii ki her maçı kazanmak istiyorsunuz. Fenerbahçe’de de aynı şekilde her maçımızı kazanmak istiyoruz.”

Son üç maçta gösterdiği performanstan ötürü Koeman’ı tebrik etmem gerekiyor

Erwin Koeman ile arasındaki ilişkiyi de değerlendiren Michael Frey, çok iyi bir iletişimleri olduğunu belirterek, “Benim daha iyi bir futbolcu olabilmem için bana yardım etmek istiyor. Bunu görebiliyorum. İlk dokunuşumu biraz daha geliştirmem gerektiğini söylüyor. İdmanlardan sonra da ekstra çalışmalar yaparken hep bana eşlik ediyordu kendisi. Dolayısıyla onunla iyi bir iletişimimiz var diyebilirim. Tabii ki Philip Cocu da daha iyi bir oyuncu olmamda bana yardım ediyordu her zaman. Ona da teşekkür etmem gerekiyor. Ama futbol bu. Şimdi Erwin Koeman ile çalışıyoruz ve onunla çalışmak istiyorum.” dedi.

Bizim için önemli olan Fenerbahçe’nin başarısı

Sahanın her yerinde olmayı nasıl başardığına ve motivasyonunu nasıl koruduğuna ilişkin soruya ise Frey, “Arkamda beni gerçekten destekleyen çok iyi insanlar var. Ailemde olsun her yerde beni çok iyi destekliyorlar. Ben de kendime iyi bakmaya çalışıyorum. İyi uyuyorum ve iyi beslenmeye çalışıyorum. Özellikle maçlardan sonra toparlanma sürecini iyi geçirmeye çalışıyorum. Çünkü bu seviyeyi devam ettirebilmek için çok çalışmanız gerekiyor. Önümüzde de çok fazla maç var. Dolayısıyla bu performansı sene sonuna kadar sürdürmem gerekiyor. Bizim için önemli olan Fenerbahçe’nin başarısı. Kimin kulübeden geldiği ya da ilk 11’de başladığı önemli değil. Herkes Fenerbahçe’ye yardım etmeye çalışıyor. Önemli olan Fenerbahçe.” yanıtını verdi.

Trabzonspor maçına hazır olacağız

Spor Toto Süper Lig’in 13.haftasında deplasmanda Trabzonspor ile oynayacağımız karşılaşma hakkında da konuşan Michael Frey, “Özel bir maç olduğunu biliyoruz ve bunu şimdiden hissedebiliyoruz. Kazanmak istediğimiz bir maç ve kolay olmayacağını da biliyoruz. Ama bizi hem fiziksel hem de mental anlamda iyi hazırlayan bir hocamız var. Bu maça hazır olacağız.” dedi.

Derbilerdeki atmosferler inanılmaz

Türkiye’deki ilk sezonunda Fenerbahçe forması altında yaşadığı derbi atmosferlerini de değerlendiren Frey, “Evet, derbi maçlarının önemini biliyorum, çünkü derbi maçlarda statlarda gördüğüm atmosfer gerçekten inanılmazdı. Hayatım boyunca böyle bir şey görmedim. Sahada olduğunu zaman sanki bir filmi içinde gibi hissediyorsunuz kendinizi. Dolayısıyla bu maçlarda her şeyimi veriyorum ve önemini biliyorum.” ifadelerini kullandı.

HeForShe sadece Fenerbahçe için değil herkes için çok önemli bir proje

Kulübümüzün, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) Eylül 2014’te başlattığı ve Koç Topluluğu’nun Türkiye’deki ana destekçisi olduğu HeForShe hareketi ile “Birlikte Eşitiz” diyerek güçlerini birleştirmesi ise, “Bu projeyle ilgili farklı bir forma da giymiştik. O formayla da oynadığımız maçı kazandık. Çok da güzel gözüküyordu diye düşünüyorum. Önümüzdeki hafta bununla ilgili farklı bir sürprizim olacak. Bu proje kulüp için çok önemli diye düşünüyorum. Aynı zamanda sadece Fenerbahçe için değil, herkes için önemli bir proje. Bizim de bu projeye yardım etmemiz gerekiyor.” şeklinde değerlendirdi.

Burada olduğum için çok mutluyum

İsviçreli golcü, “Herkese teşekkür etmek istiyorum. Burada olduğum için çok mutluyum. Sonuna kadar savaşacağız.” diyerek sözlerini noktaladı.

Okumaya devam et

Futbol

EA SPORTS FIFA 19’da Fenerbahçe

Dünyanın en popüler spor video oyunu olan EA SPORTS FIFA 19, 28 Eylül tarihinde piyasalara sunuldu. Ancak, okumaya devam ederseniz, Fenerbahçe’nin varsayılan dizilişini, ilk on-birini ve en önde gelen yıldızlarını, FIFA 19 derecelendirmelerine göre bulabilirsiniz.

Alex Hunter, Danny Willams ve Kim Hunter’in hikayeleri ile Şampiyon olun. Kahramanlarımızdan her biri, siz kendilerini ya UEFA Şampiyonlar Ligi ya da uluslararası arenada başarı ve şöhrete doğru yönlendirirken, yolculuklarında kariyerlerini belirleyici seçimler yapmak durumunda kalacak ve futbol zorlukları ile karşı karşıya kalacaklardır. Binlerce oyuncu arasından rüya takımınızı kurun ve FIFA’daki en popüler modda yarışın. Yeni FUT19 özellikleri arasında, UEFA Şampiyonlar Liginden canlı içerikler, tamamen yeni bir özellik olan sanal maç modu Klasman Rakipleri ve daha fazlası bulunmaktadır. UEFA Şampiyonlar Ligi ilavesiyle birlikte, dünyanın en prestijli kulüp yarışmasını yaşayın. Bu efsanevi turnuva, FIFA 19’da tüm modların bir parçasıdır, ve oynamak için yepyeni yöntemler sunulmaktadır. Taktiksel yaklaşımlardan her bir teknik dokunuşa kadar, EA SPORTS FIFA19’daki yeni oyun özellikleri ile her an Sahayı Kontrol Edin. Yepyeni Faal Dokunuş Sistemi daha yakın kontrole izin vermektedir; Dinamik Taktik özelliği daha derin ve erişilebilir kadro yapılarına olanak tanır; 50/50 Mücadeleler özelliği, ortada olan toplarda daha fazla fiziksel güç kullanımına ve daha fazla kullanıcı becerilerine izin verir; ve Zamanlanmış Bitiricilik, hücumda kullanıcı kontrolünü daha yüksek seviyeye çıkarmaktadır.

Şimdi, oyunda Fenerbahçe’nin varsayılmış dizilişine bir bakalım…

Fenerbahçe, FIFA19’a, tercih edilen 4-2-3-1 dizilişi ile başlamaktadır: dört defans oyuncusu, iki defansif orta saha, iki orta saha / kanat oyuncusu, bir forvet arkası ve, gol atmak için sık yapılan ortalardan ve ofansif orta saha / forvet arkası oyuncusunun yakın desteğinden faydalanacak tek bir santrfor.

Fenerbahçe’de dengeli ve derin bir kadro bulunuyor– özellikle de orta sahada. Kalede, Harun Tekin bulunuyor. Önünde ise, stoper Martin Skrtel tarafından yönetilen, sakin ve hareketli bir defans hattı.

Sahanın ortası tecrübeli orta saha oyuncusu Mehmet Topal’ın kontrolünde olacaktır. Valbuena, Ayew ya da Alper gibi kanat oyuncularının da, öncelikle Slimani, Michael Frey yada Soldado gibi hücum oyunları ya da santrforlar arasından değişen gruplara yan çizgilerden destek vermesi beklenmektedir.

Peki, oyundaki derecelendirmelerine göre, EA SPORTS FIFA19’da hangi Fenerbahçe oyuncuları en iyileri olarak gözükmektedir?

Martin Škrtel, genel derecelendirme 81

Liverpool F.C.’deki yıllarından çokça tecrübeye sahip, fiziksel olarak korkutucu bir görünüme sahip Slovakyalı stoper, Fenerbahçe’nin tüm defans oyuncuları arasında en yüksek puana sahiptir. Elbette, özellikle fiziksel nitelikleri (83) ve savunma (81) açısından FIFA 19 puanı öne çıkmaktadır.

Mathieu Valbuena, genel derecelendirme 81

Tecrübeli Fransız kanat oyuncusu, ilerleyen futbol yaşına rağmen, halen bir anda çok hızlı hareket etme kabiliyetine sahiptir. Süratlenme (81) ve hız (79) nitelikleri, savunma oyuncularından kurtulma, ve 82 olan muhteşem top sürme niteliği ile, topu rakip kale sahasına göndermesine yardımcı olmaktadır.

Islam Slimani, genel derecelendirme 78

Cezayirli santrfor, Fenerbahçe’ye Leicester City tarafından kiralanmıştır. Rakip defans oyuncularıyla sert mücadelelerinde sık sık fiziksel varlığını (güç 82, saldırganlık 86) kullanmaktadır, ve 80 olan reaksiyon hızı ve 82 olan pozisyon alma niteliği sayesinde, zor pozisyonları bile gole çevirebilmektedir.

Roberto Soldado, genel derecelendirme 78

Fenerbahçe’nin kadrosunda diğer bir tecrübeli santrfor olan Roberto Soldado’nun, üst düzey İspanyol ve İngiliz takımlarında renkli bir kariyeri olmuştur. Genel olarak güçlü olduğu yanları çok iyi pozisyon alma (82) ve voleleridir (82). Ayrıca, 75 olan top sürme niteliğinden dolayı, topu ayaklarından almak her zaman kolay değildir.

Okumaya devam et

Futbol

Trabzonspor-Fenerbahçe maçına Sarı-Lacivertliler alınmayacak!

Spor Toto Süper Lig’in 13’üncü haftasında oynanacak Trabzonspor – Fenerbahçe karşılaşmasına Sarı-lacivertli taraftarlar alınmayacak.

Trabzon İl Güvenlik Kurulu, Şenol Güneş Spor Kompleksi’nde Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynanacak olan karşılaşmaya Sarı-lacivertli taraftarların alınmayacağını bildirdi.

Okumaya devam et
Reklam

Yazarlar

Geri Sayım

Trabzonspor vs Fenerbahçe

Şenol Güneş Spor Kompleksi Akyazı Arena
Spor Toto Süper Lig

Spor Toto Süper Lig

Lefter Küçükandonyadis Sezonu Puan Durumu

PosTakımOPuan
11227
21223
31222
41221
51220
61219
71218
81218
91217
101216
111214
121213
131213
141212
151212
161212
171211
18128

UEFA Avrupa Ligi

D Grubu Puan Durumu

PosTakımOPuan
1412
247
343
441

Facebook

Trending